Sabah o boğuk alarm sesi ile kalktı. Larinda yatağından öyle bir sıçradı ki gece yatmadan önce su içtiği bardağını düşürdü.Ve anlaşılan bugün çok zor geçecekti. Her zaman olduğu gibi okul ünüformalarını giydi ve kahvaltı etmeden önce penceresinin önündeki, rengi mor ve beyaz karışımı olan menekşesini zarif ve narin bir şekilde suladı. Doğadaki bitkiler onu büyülüyordu.Ve birden annesinin yükselen,
-Larin hadi kahvaltı hazır
sesini duydu. Çevresindekiler , genellikle annesi ve kardeşi ona böyle seslenirdi. Larinda çantasını alıp mutfağa doğru gitti. Hemen kahvaltıya oturdu.
-Günaydın kızım
-Günaydın abliş
-Günaydın anne, günaydın Doğa
Çoğu zaman okula geç kalan bir kız değildi ama yinede bir yerlere geç kalmaktan nefret ederdi. Buyüzden kahvaltısını aceleyle edip ayakkabısını giymeye koyuldu.
-Larin bugün işten biraz geç çıkıcam bu yüzden kardeşini okuldan sen alırmısın?
Tabi anne,hem belki sözümü dinlerse çıkışta ona dondurma alabilirim.
-Yupii canım ablişim benim.
Ayakkabısını giyen Larinda, hızlıca evden çıktı.Evleri okula 15 dakikalık yürüme mesafesindeydi, bu yüzden okula gitmesi için öğrenci servisine ihtiyacı yoktu. Ve bu hem onun hem de ailesi için iyi olmuştu . Çünkü babası öldükten beri durumları pek iyi değildi, annesi fazladan mesaiye başlamış ,Larinda ise okuldan sonra çalışabilecek bir iş arıyordu. Yoldaki çiçekleri incelerken bunları düşünen Larinda sonunda, okula vardığını anladı.
-