İçeriğe geç

kaçış

Bölüm 1 · 6 dk okuma

kaçış

Bölüm 1

bölüm 1

ağlıyordum sadece ağlıyordum, yapabildiğim tek şeyi yapıyordum ağlamak, her kendimi kötü hissetiğimde yapabildiğim gücümün yetiği tek şey ağlamak, evden çıktığımdan beri sesizce ağlıyordum ne zaman evden çıktım inanın bilmiyordum bir süre sonra ayakabı ayağımı acıtınca çıkartıp çıklap ayak yürümeye başladım ayaklarım oldukça acıyordu taşlar batıkça acıdan daha çok ağlıyordum acısına artık dayanamayınca çantamdaki su ile ayağımı temizleyip ayakabımı giydim.

Sırtımda bir sırt çantası üstümda kot ceketim elimde telefonum yanımda biraz para, hiç bir şey bilmeden şiş gözler ile yürüyorum yolun hiç bittmeyeceğini hissedercesine yürüyorum, benim için ağlayan gök yüzü ve ben, etrafıma baktığımda ise tek olmadığımı anladım aslında

Önümden elinde biraları ile geçen insanların bana baktıklarını hissediyorum. Hemde acıyarak bakıyorlardı. O kadar zavallı ve yanlız gözüküyordum ki insanlar bile bana acımış olmalıydı. Aklıma bunlar geldikçe ağzımdan bir hıçkırik çıktı ve bir hıçkırik daha artık sesiz ağlamıyordum hıçkıra, hıçkıra ağlıyordum bir banka oturdum ve hıçkıra hıçkıra ağlayıp denizi ve gökyüzünü izledim. Telefonu cebimden saate bakmak için çıkardığımda mavi gözlerimin gece mavisi olduğunu gördüm her ağladığımda olduğu gibi. sebepsizce gülümsedim.Saat gece 3 e geliyordu. Hava hafif esiyordu.

Içimden keşke evi terk ettmek zorunda bırakmasalardı beni diye tekrarlıyordum. Sürkeli bir baskı , hakaret son radeye gelmiştim artık.

Göz yaşlarım istemsizce gözümden akarken oturduğum banktan kalkıp yürümeye başladım. Arkamdan gelen köpek sesi ile irkildim. Bana doğru koştuğunu görünce koşmaya başladım, köpeklerden korktuğum kadar kimseden korkmuyordum belkide bu dünyada. Ben konuştuça daha hızlı koşuyordu kalbim duracak gibi atıyordu. Tam arkamdan geliyormu diye kontrol edeceken bir yere çarpığımı fark ettim.

Bir yere değil birine çarpmışım ikimizde yerde ve bizim üstümüzde köpek bizi yalıyordu son ses ile çığlığı bastım.

O ses ile köpek korkup kaçtı.

-iiiiyimisiniz?

-sence iyimiyim?

Çocuk üstüme düşmütü ve nerdeyse tüm kemiklerimin kırıldığını hisediyordum. Beni kaldırmak için elini nazikçe bana uzatı. Bende ürkek bir şekilde elini tutum ve kaldırdı.

-Ama kabul etki benim suçum yok sen bana doğru koşuyordun.

-Arkamdan köpek kovalıyordu. Sence ona köpeğe doğru mu koşmam gerekirdi??

Hafifçe kıkırdadı. Kıkırdadıkça yananda beli belirsiz bir çukur belirdi. GAMZEE. Gamzeli kişilere karşı zaafım vardı. Çantamı yerden alıp yürümeye başladım.

Ve birsüre sonra fark ettim ki o da benle birlikte yürüyordu. Durdum. O da durdu.

-Sapıkmısın sen ya??

-Yoo değilim. Dedi ve sırıtı.

Kumral saçlı ve ela gözlü. 1.80 boylarında oldukça çekici biri gibi gözüküyordu.

Nazikçe elini uzatı.

-Ben emir.

Eline öylece baktım ve kabalık olmasın diye elimi uzatım.

-Asel liya. dedim yüzüme zoraki bir gülümseme koyarak.

-Memnun oldum Asel liya.

-Bende. Şimdi müsaden ile gittmem gerek.

Diyip hızlı adımlar ile yürümeye başladım. Ama arkamdan gelen bekle sesi ile durdum.

Yeni tanıştığım çocuk. Yani emir.

-Gece gece pek tekin değil tek başına dolaşmak iste-

-Evine mi davet ediceksin? Emin ol buralar senin evinden daha güvenlidir. Sabah senin evinde senin yatağında uyanmaktansa, sahilde bankta üstüm giyinik bir şekilde uyanmayı tercih ederim.

-Keşke lafımı bitirmeme izin verseydin. Az ilerde cafem var titriyorsun üşümüsün beliki bir kahve içelim sonra gidersin gideceğin yere nedersin?

Titrediğimi o söyleyince fark ettim. Ekim ayındaydık ve üşümem normaldi bir kahveden ne olabilirki?

kendine gel liya.

"senin için değil sırf üşüdüğüm için gelicem tamam mı, senin için geldiğimi sakın düşünme.

diyerek sanki yolu bilircesine önden önden yürüdüm arkamdan gülme sesini duyunca durdum.

"heralde teklifin hala geçerli değil,orda dikildiğine göre.

"hayır hayır, geçerli.

diyerek yanıma geldi ve kafeye doğru ilerlemeye başladık.

"bu saate neden burdasın desem haddimi aşmış mı olurum?"

"aşmaya yüz tutmuş olabilirsin."

" o zaman sormuyorum."

sahile 2 3 dakikalık bir mesafede oldukça sıcak hoş dekor edilmiş bir mekandı,gerçi giyimine bakınca çok zevkli biri olduğu beliydi. Saat nerdeyse 4'e gelmesine rağmen oldukça kalabalıktı.

"sen burda otur ben birazdan geliyorum." dedi boş bir masayı göstererek. onaylarcasına kafa saladım ve 2 3 dakika sonra

elinde kahve ve atıştırmalık ile gelmişti ne yalan söylim acıkmış ve oldukça üşümüştüm. tepsiyi masaya bırakıp bana baktı,

"anlat bakalım bu saate tek başına ne işin var sokaklarda?"

"daha demin haddimi aşmış mı oluyorum dedin?"

"bir kahveye söylersin dedim belki, hem sonuçta bir kızın tek başına bu saate burada dolaşması tehlikeli.

"lütfen bana kadın erkek eşit değildiri savunan insanlardan olduğunu söyleme."

kıkırdıyarak

"tabikide hayır ama bu saatler çok tekin değil,genelde alkolü iti kopuklar olur sahilde, ayrıca tesüf ederim hiçde o insanlardan değilimdir."

dedi, trip atarcasına

gülümsedim kahvemi yudumlarken, aslında hakksız sayılmazdı gecenin ilk ışıkları 19 yaşında genç bir kız için oldukça tehlikeliydi,

"hala söylemedin ama ne işinin olduğunu?"

"aslında pek bir işim yok,sadece biraz kafa dağıtmak için geldim."

"bu saate seni derde sokan konu ne olabilir?"

derin bir iç çektim.

"gereksiz bir kaç konu aslında ,anlatılacak bir şey yok."

"çok üsteledim sanırım ama merak ediyorum gerçekten, ama daha fazla üsteleyip seni darlamak istemem."

kafamı teşekkür edercesine eğdim.

kahvemi içene kadar hiç soru sormadı bende ısınmıştım kalkmak için ayağa kalktığımda ,

"nereye ? dedi

"saat geç oldu bu arada kahve için teşekkür ederim, gittsem iyi olucak."

"istermisin bilmiyorum ama hava yağmurlu tek başına evine gittmeni istemem araba ile bırakabilirim.?"

"haddini aşmaya başlıyorsun gibi geldi." dedim sırıtarak

"peki öyleyse taksi?"

"teşekkür ederim ama kendim gidebilirim kahve için teşekkür ederim."

diyerek kafeden çıktım. aferin gerizekalı liya bakalım nereye gidiceksin bu soğukta, hiç yoksa 1 saat boyunca yürüdüm ilk gördüğüm banka oturup uzandım gün doğmaya başlamıştı ama ben hala üşüyordum evden kaçma işi pekte iyi bir fikir gelmemeye başladı, üstüme ceketimi örtüp uzandım. hava aydınlandıkça ısınıyordum kafama gelen darbe ile uyandım yanımda 4 5 çocuğun bana baktığını gördüm.

"napıyorsunuz be" diyince hepsi uzaklaştı

"valla topunuzu keserim , dedim topu elime alarak. uyanma sebebim bu topmuş ,kafamı tutum ahlayarak.

"abla yaa lütfen söz Veriyoruz ilerde oynayacağız "özür dileriz."

dediler hep bir ağızdan, gülümseyerek topu attım.

"of ne güzel uyuyordum uykumuda böldüler küçük ucubeler, dedim kendi kendime gülerek"

karnımın acıktığını karnımdan gelen ses ile anladım. yanımda çok param olmadığı için bir süre idareli kullanmam gerekiyordu. ayağa kalkıp ilerde simit satan seyar abinin yanına gittim

"günaydın abi 1 simit bir ayran alabilirmiyim?"

"kızım ne günaydını tünaydın diyecektin herhalde saat 2 oldu dedi gülerek."

içimde oha diyerek saate baktım saat gerçekten 14.03 'dü ama uyumuşum.

"buyur kızım" diyerek poşeti uzatı parayı vererek teşekkür ettim.

akşam uyuduğum bankta karnımı doyurdum yemek yerkende ne yapacağımı düşünüyordum.

"benim acil bir yerde işe girmem lazım bu böyle olmaz."

kalkıp mağazaların olduğu yerlere bakınmaya başladım yaklaşık 10 yakın mağazaya girdim ama hepsi; "şuan eleman eksiğimiz yok numaranızı bırakın biz boşluk olunca size dönüş yapıcaz" dedi.

offlayarak yürüyordum saat 4 e gelmişti ama ailemden ses seda yoktu hem korkuyordum hemde şaşırmıştım bu saate kadar aramamalarına. dün akşam tanışdığım çocuğun kafesinin önünden geçerken durdum belki o elaman arıyordur diyerek bir ümit ama isteksizce bir kaç adım attım kapıya geldiğimde ayaklarım geri adım atıyordu,sanırım biraz gurur yapıyordum,kendi kendime neyin gururu kızım çalışıp anlının teri ile para kazanıcaksın sonuçta dedim.

kapıda duran kız

"hoşgeldiniz. dedi

"hoşbuldum acaba patronunuz ile görüşme şansım varmı? dedim.

"ne için? dedi beni süzerek.

"bir iş için."

"tabi ben sorayım emir beye , isminiz neydi?

"liya derseniz tanır belki." yani inşallah.

"siz oturun şuraya ben size haber vericem."

.......................

"emir bey odasında onu beklemenizi biraz işinin olduğunu 1 2 saate geleceğini söyledi."

hayda beyfendiye bak el mahkum olmasam bir dk beklemem ama iş yok neyse paşa paşa odaya gidip bekliycektin liya.

"odası ne taraftaydı?"

"ben size eşlik edeyim.

diyerek ilerledik.

...............

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.