Zehra Nur Akyürek
KAÇIŞ
“EN BÜYÜK KAÇIŞIMIZ BU.”
Sevgiyi hissedememis o çocuklara.
Hayatta hissedemediği hisleri kitaplardan bulanlara.
Sevgiyi ve umutları bu kitaptan bulacak binlerce insana,
Sözüm olsun ki o karanlık yer aslında hep aydınlıktır
Sadece insanlar biraz kördür.
Bu kitap o körlüğü cesarete çevirip ailesi için herşeyi yapabileceklere gelsin.
1.SENDEN NEFRET EDİYORUM
Oysa her şey bir söz ile başlar bir söz ile biter, hayat bunu herkese gösteriyor...
°••••••••••••°•••••••••••••°
2009
“Senden nefret ediyorum!” Bağırıyordum ama ona değil onun bu yaptığı pisliklerden.
Belki diyordu ki “yapmak istemiyorum” ama aklına sahip çıkamayıp yine aynısını yapıyordu,belkide..
“Sende ve bu yaptığın pisliklerden nefret ediyorum!” Sadece boş boş yüzüme bakıyordu.
“Ewiare dur biraz bekle senden önce oldu yalvarırım dinle!”
“Senin bana söyleyeceğin bir kelimen bile benim nefretim senin bana söylediğin her harfin ne işe dışarıda ki bir kimsenin harfi ile aynıdır!”
“Ewiare dur-“ tam çıkıyordum ki elini koluma uzattı ani bir hareket ile ona döndüm ve elini kolumdan sertçe uzaklaştırdım.
“Bir daha sakın ama sakın bana dokunma!”
Tekrar elini uzattı tekrar elini kolumdan çekecektim lakin bu sefer öyle sıkı tutmuştu ki elini uzaklaştıramadım.
“Bak Ewiare sakin ol ve beni dinle,” ondan kaçmak belki de gitmek istiyordum.
“Senin ile evlenmeden önce olan Bir şeydi daha senin aileni tanımıyordum bile, yemin ederim sen varken böyle bir şey katiyen olmadı ama beni de düşün ben o çocuğun da babasıyım?!”
Evet o çocuğun babası olabilirdi ama benim karnımda ki bilmediği çocuğun da babasıydı...
“Corlas ya o kadın ya ben bak bu da senin hayatının seçimi olacak” dedim biraz daha sakinleşince.
Durdu önce baktı ve baktı yüzümü inceledi ardından odayı ardından her yeri ve o içimi acıtan cümleyi söyledi;
“Winela’yı seçiyorum, bu konağa bir daha dönmemek üzere defol ve bir daha karşıma çıkma!”
İçim acıdı
Belki dedim,
Belki derdi ki “Seni seçiyorum.”
Hiç olmasa bile “Zorunluyum sevgilim hep seni seviceğim.Ama onun
babası da olacağım.” Deseydi bile yine tamam derdim zorunlu
olduğunu kabullenirdim ama bu kadarı da fazlaydı.
Güçlü dur Ewiare sen annenden böyle öğrendin.
Güçlü dur, hayır ağlama, ağlama ağalanılacak bir insan değil ağlama
Ewiare bunu yapma.
Gülümsedim “Bende böyle düşünmüştüm Corlas senin gibi bir adamdan zaten 8 aylık bir kadının yani karın yerine bar da tanıştığın sadece 3 aylık ben olmayacak bir kadını seçerdin ve seçtin de zaten zaten senden de böyle bir salaklık beklenirdi.”
Bir şey demesini beklemedim
Belki beklerdim ama içimde ki acıyı dışarıya vururdum,
Bağırır,çağırır, ayaklarına kapanır yalvarırdım.
Ama bunların hiçbiri yapmayarak çantamdan bir bıçak çıkardım.
Hiç düşünmeden duygularımı umursamadan onun kalbine batırdım.
Göğüsunden kanlar fışkırdı sonrasın da ağzından geldi benim en sevdiğim renk olan kırmızı, kan kırmızısı.
Yere düştü ona eğildim ve belki de onun içini acıtacak o kelimeleri söyledim.
”Bu gece Corlas bu gece o mumlar yandı bu gün de cehennemden duyacağın o şarkı bizim şarkımız olsun herkes ettiğini bulurmuş son kelimemde şu olsun ki senden nefret ediyorum Corlas.” Acı ile gülümsedim o güzel acı veren ama bir o kadar da lanetleyen gözlerine “Elvada...”
2009 31 ARALIK
Ben sokaklarda büyümüştüm.
Biliyorduk ki bir zaman sonra yine evime,sokaklara dönecektim.
Sokaklar sadece bir çocuğun değil;
Bir yaşlının,hamilenin,yoksulun, çocuğun ve her insanın asıl ait olduğu yerdir.
Ben hamileyim diye bir başıma kaldım diye asla sakınmaz veya utanmazdım aksine diğer kadınlar el bebek gül bebek gibi kocalarının yardımı ile doğurur veya 9 ay karnın da taşırken ben 9 ay boyunca tek başıma kalmış onu bir tek ben büyütmüştum karnımda.
Diğer kadınlar aserdiginde istediklerini yerken ben elimde olanlara sığınıyordum.
Benim de farkım buydu işte ne olursa olsun ben benim kimseden yardım almadan doğuracak kimseden yardım almadan büyütecektim çocuğumu.
Daha 25 yaşındaydım 1 yıl once Corlas’ın dedesi Marko ağa yüzünden zorla Corlas ile evlenmiştim.
Babam da bir ağaydı zira o kız çocuğu olmasını istemez hep erkek çocuğu olsun istemişti ama hiç olmamıştı annem ve ablamı canice öldürmüştü.
Beni de sokakta döve döve öldürecekti lakin işte o zaman Corlas ve dedesi Marko ağa beni bulmuştu 3 Yıl boyunca hizmetçi olmuştum o konakta sonra ise marko A. İsteği üzerine Corlas ile evlenmiştim.
Şimdi ise yine sokak da yine bir başımayım. Evimdeydim bir hayli güvendeydim sokaklar bana her zaman kapısını açmıştı çünkü ben buralarda büyümüştüm.
İnsan doğduğu yeri unutmaz derler ya bende unutmuyorum k ki,
O sokak arkadaşları o sokak kedileri ve köpekleri ben çöp kutusunun yanında uyurken üstüme gizlice örtü getiren Halime teyzeyi..
Sokakta bir kaç iyi niyetli teyze dışında kimse beni sevmiyor evine almıyor bir ekmek parçası bile getirmediler getirmezdiler zaten.
Halime teyze bana örtü getirdikten sonra eve döndüğünde kocasının onu delicesine dövmesini,Ayşe teyze bana bir kase çorba ve yarım ekmek getirdikten sonra kızlarının ona bağırıp bize bile bu kadar sevmiyorsun demesini,evi terk etmelerini sonrasın da bir daha gelmemelerini ve herkesin bana düşman olmasını hatırlıyorum, ben o güzel anıları unutmam ki..
Benim annem olsaydı, yaşasaydı ve dışarıdaki yetim bir çocuğa kimsesiz bir çocuğa yardım etseydi ben ona değil kızgın kırgın bile olmazdım aksine gurur duyardım çünkü o çocuğa yardım ediyor o çocuğu kendi çocuğu yerine koyuyor diye mutlu olurdum.
Benim bir annem yoktu beni koruyup korlayacak bir babam beni sevecek bir kimsem bile yoktu, yoktu işte olmayınca olmuyor ya hani..
Zaten ben hiç sevilmemişim
Bağırıyordum
Kimseyi sevememistim de...
Ağlıyordum
Karnım çok kötü kasılıyordu,
Bu bir regl ağrısından da fazlasıydı
O an karnıma şiddetli bir ağrı girdi.
Sırtımın alt bölgesinde başladı
Düzensiz aralıklarla şiddetli ağrı uzadı ve şiddetini yükseltti
Rahimim de kasılıyordu bu demek oluyordu ki ben doğuruyordum.
Aniden çok büyük bir sancı ile bağırdım ve gözlerim kapandı belki sonsuzluğa belli ölüme belki onun ölümüne belki de bu gözler korku ki de kapandı bu gözler dayanamadığı için kapandı, belki de.. Belki de....
