koşuyordum nefes alış verişim her saniye artıyordu
koşmaktan bacaklarım şişmiş bununlada kalmamış morarmıştı ilerde bir ormana saptım arkadan o iğrenç adamın sesi geliyordu "ekin kaçma bulucam seni lan!"bu ses eniştemden başkası deyildi birazdaha çıplak ayaklarımla ıslak çamurdan koşmaya başladım ses kesilmişti ilerde bir ağacın gövdesine tutundum biraz soluklandım yırtılmış beyaz elbiseme baktım ah ! doğru ya koşarken bir dal sıyırmıştı
Hava kararıyordu benimde hafiften uykum gelmişti topallıyarak birazdaha yürümeye çalıştım
Hava esiyordu kuşlar kayboluyordu
Gözümden istemsizce bir yaş düşmüştü çok çaresizdim..
İlerde bir depo gibi bi yer gördüm Sevinçten adeta bir çığlık attım geceyi burda geçirir yarın sabahtan kaybolabilirim bence gayet mantıklı
Birazdaha yaklaştığımda üstünde bir yazı yazıyordu yazıda"Karahanlı Deposu"bu da neydiki
Kapı biraz tozlanmış ve paslanmıştı buda terk edilmiş demek oluyor istemsizce dahada yüzümde bir gülümseme oluştu
Kapıyı hafif oynattiğımda hemen açılıverdi içeriye girdiğimde bir sandalye ve ip gibi şeyler vardı yalan yok kim ormanda böyle bir yer yapıp böyle şeyler koyarki?
Ama ne olursa olsun yapcak bişi yoktu mecburdum ..
Ahşap zeminde birazdaha ilerleyip bir dolabı önümü kapatcak şekilde küçük bir alan oluşturdum yani buraya biri gelirse görmesi imkansız bence.kendime yerimi hazırladıktan sonra yere hafifçe çöktüm ve gözlerimi kapatıp kendime fısıldar vaziyette"umarım rüyamda seni görürüm anne"dedim her zamanki gibi