Sabah oldu uyandım elimi yüzümü yıkamaya gittim ve kapıda bir çanta gördüm. İçerisinde elbise vardı. Elbise çok naif bir elbiseydi yaz elbisesiydi çok hoşuma gitti. Dün Allahtan Gülcan teyzeden makyaj malzemesi ve maşa almışım. Şimdi iyice saçlarımı kıvırdım elbiseyi giydim sonra makyajımı yaptım ayakkabı olarak yatağımın başında bir çift sandalet duruyordu aldım giydim. Odamdan çıktım aşağı indiğimde Mert’i gördüm oda lacivert bir gömlek altına siyah pantolon giymiş çok yakışmıştı.
Oda beni gördü bende onu görünce gülümsedim.
Mert: “Oha.” Ne oldu oğlum.
“Ne oldu.”
“Bir şey yok.”
“Tamam.”
Gülcan teyze bize çok tatlısınız dedi ve bize hayranlıkla bakıyor. Mert kolunu gösterdi.
“Ne?”
“Hadi çok soru sorma koluma gir.”
“Ne diyorsun oğlum ben sadece konuşmak için geliyorum. Çıkmıyoruz senle sevgililer ne öyle.” Dedim oda tamam dercesine kafasıyla onayladı kapıdan adımımı attım çıkıntıyı görmediğim için yere çakıldım. Oda fırsat bu fırsat gülmeye başladı.
“Ne gülüyorsun be komedi programındasın sanki.”
“Koluma girmiş olsaydın bunların hiçbiri olmamış olacaktı biliyorsun demi.”
“Of taktın sende he tamam giriyorum.” Dedim ve pes ettim çünkü dizlerim çok acıyordu ve tekrardan aynısını yaşarsam rezil olmaktansa girmeyi tercih ederim. Bana kapıyı açtı ve arabaya bindik. Araba markalarıylada aram çok iyidir. Lacivert üstü açık bir arabaya bindik markası BMW Allah’ın zenginleri bizim araba kargo arabalarından şu devirde zengin olmak vardı. Arabayla baya bir gittik bir ara ıssız kimsenin olmadığı bir yerde durdu.
“Geldik mi?” Dedim ve üzerime doğru gelmeye başladı. Ne oluyor lan? He torpidoya gidiyormuş.
“Araba hararet yaptı. Onunla ilgileneceğim gelirim.” Ay valla 10 dakika rahatlarım.
Aradan 30 dk geçti hala arabayı tamir edemedi. Hemen ardından birini aramaya başladı.
“Kahretsin telefon çekmiyor.” ne telefon mu çekmiyor tek çözümümüz de boşa çıktıysa nasıl kurtulucaz of.
“Napıcaz, nasıl kurtulucaz?”
“Bilmiyorum.”
“Ne demek bilmiyorum oğlum arabayı her ay kontrol ettirmiyor musunuz?”
“Dahice bir fikrin varsa söyle hem zaten haftaya kontrole gidecekti.” deyip güldükten sonra “Ne saçmalıyorsun sen kızım çocuk mu bu her ay kontrol nedir dalga mı geçiyorsun benimle?”
“Şuan ıssız bir yerde mahsur kaldık tamam ben alışığım da burda yakınlarda ev yok evi bıraktım benzinlik bile yok.”
“Yürümekten başka çaremiz yok.” Ne demek yürümekten başka çaremiz yok?
“Nereye kadar yürüyebiliriz ki?”
“Yol bizi nereye götürürse.”
“Üffff”
“Üfleme işte hadi yürü.”
of yine bir bölümün daha sonuna geldiniz ksksksksksk
