Neyse aşağı indim Gülcan Teyzede geldi oturuyorduk. Bir anda yanımıza Mert geldi ve bana dedi ki “bir şöyle gelsene” şimdi Gülcan Teyze var bir şey diyemem mecburen gittim beni bir salona götürdü.
Mert: “Şimdi anlat bakalım misafir kız neden buradasın?”
“Bir süre burada yaşamam lazım onun için geldim.”
Mert: “Ne diyorsun hayretler içerisindeyim oha bu bilgiyi hiç tahmin edememiştim yuh.” Diyerek dalga geçti.
Mert: “Benim bunları bilmeye ihtiyacım yok sen şimdi neden burada olduğunu ailenin nerde olduğunu herşeyi özet geçiyorsun .”
“Zorunda mıyım!?”
Mert: “Evet.”
“Bence ben hiçbir şeyin zorunda değilim sonuçta Gülcan teyze herşeyi biliyor benim sana verecek hesabım falan yok.” Dedim ve kapıyı kilitledi anahtarıda cebine koydu ve dedi ki:
Mert: “İyi o zaman evde benim evim sen bir misafir kızı olarak daha adını bile söylemişken benim sana kapı açmamı bekleme zaten dediğim gibi ev benim ben ne zaman istersem o an çıkıcağız belki 12 saat sonra belki 24 saat sonra yani senin sessizliğine bağlı misafir kız. Sen eğer 1 ay sus benim için farketmez.”
“Of Allah kahretsin ya. AÇ LAN ŞU KAPIYI!”
Mert: “ Tek cümlene bağlı ;)”
“Tamam tamam, bakalım kim daha çok dayanabilir illaki pes ediceksin.”
Mert: “Görürüz.”
Allah’ım bu tam bir baş belası kafayı sıyırıcam. Ona bir şey anlatmak istemiyorum çünkü sonunda dalga geçebilir bir şey diyebilir istemiyorum bilmesine gerek yok ayrıca ona hesapta vermek zorunda değilim ya. Zaten şu saatten sonra ölsem bile gam yemem artık. Ben her gece kafamı yastığa koyduğumda aile özlemi duyacağım. Ben her Mert ve annesini görünce annemi bir o kadar daha çok özlüyorum. Yapamıyorum dayanamıyorum neye biliyor musunuz annemin bana onca yaptığından sonra hala onu çok sevip özlememe çünkü annemin benim üzerimde hakkı çok büyük ne de olsa o anne en azından sadece beni 9 ay karnında taşıması yeterli zaten. Annemden belkide çok çektim kardeşim varkende yokkende o masum bebeğin hiçbir günahı yok.
Aradan 3 saat geçti Mert PlayStation oynadı ben burda boş boş oturup cama bakıyordum. Artık oda sıkılmış olacak ki yanıma geldi.
Mert: “İyi misin? Bak ben düşüncesiz ve kapa davrandım sanırım sana karşı anlatmak zorunda değilsin eğer çok kötü bir şey yaşadıysan ben pes ettiğim için söylemiyorum bunları.”
“Neden söylüyorsun o zaman?”
“Bende bunu açıklamak istemiyorum misafir kız.”
“Adım Menekşe.”
“Mert bende.”
“Annen sağolsun biliyorum. Sana karşı ön yargılarım var Mert o ön yargılarımı kırdığım gün sana dürüst olacağım.”
“ Bana karşı ne gibi ön yargıların var. Bak ben öyle kızlarla çok anlaşan bir erkek değilim takıldığım kızlar çok farklı hiç kardeşim gibi veya kankam dediğim kız olmadı.”
“Hepsi senin için bir eğlence mi?”
“Kısmen öyle.”
“Bana şuan söylediklerin ön yargılarımı fazlasıyla artırıyor.”
“Bende sana diyorum ki bu ön yargıların neyse söyle beraber kıralım.” Gözlerin içi sanki şuan hiçbir zaman olmadığı kadar saf doğal bu onu daha da etkileyici kılıyor of oğlum senin gözlerine düşerken ön yargılarımın hepsi kırılıyor.
“Neden bana öyle bakıyorsun ne var yüzümde bir şey mi var?” Deyince daldığımı farkettim.
“Yok bir şey.”
“O zaman neden öyle bakıyorsun?”
“Çok meraklı bir yapın var ve ben her zaman böyle hesap moduna mı geçmem lazım?”
“Ben normalde herşeyi sorgulayan bir tip değilimdir şuan sana karşı öyleyim sadece.”
“Neden beni bu kadar merak ediyorsun?”
“Çünkü hayatımda olacak birinin her şeyini bilmeye ihtiyacım var.”
“Merak etme birkaç güne gidicem.”
“Bak bana, anneme, çalışanlara herkese karşı ön yargılısın böyle bir yere varamazsın Menekşe.” Adımı o kadar güzel söyledi ki normal ruh halinden çok böyle sakindi bişeyler yapmaya çalışıyor ama ne olduğunu bilmiyorum.
“Hayır sadece sana karşı ön yargılıyım eğer bunları kırmamı bekliyorsan önce kapıyı açmakla başla.” Dedim ve kapıyı açtı sonunda ya sonunda açlıktan midem kazınıyordu.
