07.10.2002 bugün benim doğduğum gün dünyaya ve insanlara gözlerimi kamaştırarak açtığım dünya ve o dünyanın içinde sende varsın... ama benim seni bulmam ne kadar sürer bir düş kadar yakınmı ? Yoksa bir okyanus kadar uzakmı?
Benim adım rüya bugün benim dünyaya geldiğim gün annem beni doğururken ölmüş. Ben gözlerimi dünyaya açarken o gözlerini dünyaya kapamış. Babam Annemin ölümünden sonra beni terkedip gitmiş. Benim birkez bile yüzüme bakma zahmetinde bulunmadan beni terkedip gitmiş. Dünyaya gözlerimi acıyla açmam yetmiyormuş gibi o acılar benim peşimi bırakmaya niyetli değiller gibi . Bu düşüncelerimi sert bir şekilde bölen kişi mertin sesiydi . başımın zonklamasına neden olmuştu.
Rüya, rüya kızım kalksana
Duymamışım ne oldu mert niye bağırıyorsun.
Aslı ve selim kavga ediyor.
Derin bir iç çekerek yerimden kalktım evet selim benim sevgilim en azından şuanlık aslı ise benim en yakın arkadaşımdı. Mertin uyarısıyla yerimden kalktgım gibi benim önümden koşan merti takip ediyordum. Beni bahçe kapısına kadar getirmişti ama ortalığa baktığımda ne selimi nede aslıyı görebildim mert elimden tutup beni çekiştirmeye başladığında hava iyice kararıyor ne olduğunu anlamaya çalışırkende bir yandan merte bagırıyordum.
Mert ne yapıyorsun hemen bırak bileğimi yoksa arkadaş markadaş demem kırarım o bileğini diye sert çıkıstıgımda mert bileğimi bırakıp bana döndü özür dilerim rüya ama bunu yapmak zorundayım dediğinde gözlerim bu dünyaya bir kez daha kapandı.
Gözlerimi açtığımda etrafımda en yakın arkadaşım aslı sevgilim selim ve mert vardı tabi elleri ayakları ve ağızları bağlı şekilde, herşeye bir anlam vermeye çalışırken kapkalın sert ve otoriter bir sesin konuştuğunu duydum .
Rüya... duyduğum isim kendi ismimdi ancak bunu kendi ismim olarak algılayabilmem uzun zamanımı aldı. Sesin geldigi tarafa doğru başımı çevirdim. arka tarafımda siyahlara bürünmüş siyah saçlı, mavi gözlü, kaslı, iri yarı ve son derece yakışıklı bir adam gömleğinin kol düğmelerini açarken bana bir daha adımla seslenirken büyülenmiş gibi ona bakan Gözlerimi kaçırdım ve Gözlerimi hırs, sinir ve kızgınlıkla ona doğru tekrardan çevirdim. Bu sefer kulağıma doğru yaklaşmış bir vaziyette rüya biliyorum benden çok etkilendin ama söyleyeceklerimi iyi dinle!
NE ! diye bağırdığımda sesim kaçırıldıgımız eski ve köhne bir yerde olan fabrikada çınladı.
Sakin ol ve beni iyi dinle Rüya ilk ve son defa anlatışım olacak bu sana ben evren altundag ve sende artık Rüya Özal değil Rüya kaya olacaksın. Ne dediğine bir anlam vermeye çalışırken o pislik sesiyle beni düşüncelerimin ortasından çekip aldı. Rüya kaya diye kendini tekrarladı. Rüya kaya çok ünlü bir iş adamının eşi olacaksın. Rüya eğer olurda bu söylediklerimi kabul etmezsen karşında oturan en yakın arkadaşın aslıyı sevgilin selimi ve ne olduğu belli olmayan şu sevgili yurt arkadaşın mert ölecek. Beynim algılamayı durdurdu kelimeler benim için anlamsızlaşırken gözlerim tekrardan kapanıyordu ve benim elimden şuanlık hiçbirşey gelmiyordu.
○○○○○
Gözlerimi açtığımda başımda bekleyen adamı ,evreni gördüğümde dudaklarımı kontrol edemediğim bir hızla aşağılık kelimeleri döktükten sonra elim hızla havaya kalkıp başımda benim uyanmamı bekleyen adamın yanaklarına doğru hızlı bir şekilde kalkıp tokat atmıştı ben bile ne olduğunu anlamadan derin ve güçlü bir kahkaha attığında dudaklarım yukarı doğru kıvrıldı gülüşü kahkası ve dolgun dudakları epey çekici ve güzeldi. Tabi kahkahanın sebebi benim tokatımın olmasıda ayrı bir şekilde ironikleştiriyordu bu garip ortamı. Dudakları yukarı doğru kıvrılıp beni dudaklarımdan öptüğünde hayatımın en büyük ve en şok edici gününü yaşıyordum. Neredeyse hiç tanımadığım bir adama tokat atmış olmama rağmen beni öpmüştü. Dudaklarım benim kontrolümden çıkıp evren altundagın o müthiş dudaklarına karşılık verdiğinde kendi kendime lanetler okudum ve o sırada birşey farkettim evren Altındağ son derece karizmatik ve son derece etkileyici bir adamdı. Tabi son dedikleri aklıma geldiğinde kendimi ondan hızla ayırıp yattığım sedyeden dogrulmaya çalıştım pek tabii başarısız olduğumu gören evren beni kolumdan tutup sedyede kalktığımda bana söyledikleri hakkında ne düşündüğümü sormuştu. Onca dediginden ve yaptıklarımdan sonra bana fikrimi soruyordu.