İçeriğe geç

Kabuslar ve Hayatlar

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kabuslar ve Hayatlar

Bölüm 1

Uyku ile Benim Aramda

Uyku nedir? Kabuslar sadece beynimizin bize gös-

terdiği yalanlar mı yoksa hayatımızın bir parçası mı-

dır?

Önceden iyi ve sağlıklı bir çocuktum. Psikolojisi ye-

rinde, düzenli uyuyan ve çevresine örnek bir çocuk. İnsanlar beni sever, her zaman benim yanımda olur-

lardı. Ama bu kısa bir süre için geçerliydi…

Ergenlik döneminin tuhaf ve iğrenç olduğunu biliyor-

dum ama bende işler biraz değişikti, boktandı. Kendi-

mi yetersiz hissediyordum. Zamanla arkadaş çevremi

kısıtladım, daha sonra arkadaşlık ilişkilerime ara ver-

dim ve en sonunda en azından çevremde asosyal bir

psikopat ilan edildim.

Artık eskisi gibi değildim. Saçma sapan besleniyor,

düzensiz uyuyor ya da bazen uyuyamıyordum. Za-

manla işin boku çıktığını anladığımda artık çok geçti.

Uyuyamıyordum. Bazı zamanlar - uykuya daldığım zamanlar- son derece rahatsız edici kabuslarla uya-

nıyordum.

“Arman, hala uyumadın mı sen?” Seslenen annem-

di. Her akşam bana söylediği bu iğrenç cümleden nefret ediyordum. Çünkü yapamıyordum, uyuyamı-

yordum ya da bir daha görmek istemediğim kabuslar-

la uyanıyordum ve bütün bir gün etkilerinden çıkamı-

yordum.

Merdivenleri tırmanan topuklu terliklerin seslerini i-

şittiğim anda annemin yukarı geldiğimi anladım. Bir

kaç saniye sonra kapının altından annemin topuklu terliklerinin gölgesini gördüm. Ardından kapıyı sanki

ömründeki her şeyin acısını çıkarır gibi açtı ve

“Allah belanı versin senin! Aşağıda baban küplere

bindi hala burda oturup resim mi çiziyorsun?” dedi her zaman ki çirkefliğiyle. Psikolojik destek almaya

başladığımdan beri ailem dahil herkesin bana bakış

açısı değişti. Eskiden parmakla gösterdikleri çocuğa şimdi bir kenara atılmış paçavra gibi davranıyorlardı.

Annem bile… Babam ise hepsinden farklıydı, hem de

çok farklıydı. İnsanlar beni önemsemez ve görmezi-

ken o beni hep gördü -kum torbası olarak- Canını sı-

kan bir olay olduğu zaman sinirini benden çıkarırdı. Bir keresinde kolumu kırmıştı.

İfadesiz bir yüzle “ Babam yine neye kızdı?” diye sordum.

Annem ise hüsrana uğramış bir tavırla “Okulundan aramışlar. Yarın bizi çağırıyor sınıf öğretmenin. Ders

lerindeki aksama yüzünden.”

İçimden “siktir” dedikten sonra babamın aşağıdan ge-

len sözlerini dinledim.

“Zümrüt yatmadı mı o ibine daha? Yukarı çıkarsam ben ilgileneceğim onunla!” diye bağırdı babam.

Annem ise sadece babamı susturmak için “Şimdi u-

yudu gelme otur aşağıda!” diye imalı bir şekilde sus-

turdu babamı. Daha sonra beni göğüsümden sertçe

yastığıma ittikten sonra “Ne zaman büyüyeceksin sen” diye fısıldadı ve ardından ışığı söndürüp kapıyı sertçe kapadı.

Basamakları ikişer ikişer atlayıp aşağıya indikten sonra tekrar babamla bağırışmaya başladı.

***

Bir anda gözlerim açıldı. Evet uyumuştum ve tuhaf

bir şekilde uyandım ya da hala uyuyordum. Kendimi

biraz sola döndürüp komidinin üstündeki telefonuma baktım. Saat 03:15. İçimi bir korku saldı çünkü uya-

nık gibiydim ama aynı zamanda bir rüyadaydım san-

ki.

Odam buz gibiydi, annemle babama seslenmek is-

tedim ama sesim kısılmıştı. Göz ucuyla odama ba-

kındım ve kanımı donduran bir şey gördüm. Ayak ucumda oturan şık giyimli yakışıklı bir adam rahatsız edici bir gülümsemeyle bana bakıyordu.

Beni asıl korkutan ise adamın bana bakarak, yüzün-

deki gülümsemeyi bozmadan söyledikleriydi…

“Ne zaman büyüyeceksin ibine!”

Bölüm sonu

3 yorum