Alarm sesiyle gözlerimi aralamış, etrafa boş bakışlar atıyordum. Yataktan doğrulup söylenmeye başladım "ya bu saatte uyanılır mı!" Derken odaya hizmetçiler geldi, sarayda herkes için iki hizmetçi vardı, yanıma biri geldi "bugün ailenizin çok yakın krallıktan arkadaşları ve kızları gelecek, kraliçemiz sizin çok güzel olmanızı ve prenses olmanızı istedi" dediğinde göz devirdim, annem beni pembe giyinen yüz ton makyajlı, bir yemeği beşyüz parçaya bölerek yememi istiyordu, oflayarak "tamam, ne giyicem?" Dedim, dolabıma ilerleyip daha önce görmediğim toz pembe uzun ve çok pileli bir elbise çıkattığında yüzümü eşkittim, bu elbise yüz kiloydu nerdeyse! Hizmetçi kombinimi yatağın üzerine dizip odadan çıktı, bende giyinmeye başladım. Altımda belimi ince göstersin diye dar bir şey giydim, üzerine elbiseyi giyip hemen ayakkabılara geçtim, bebek sarısı topuklu ayakkabıydı. Hepsi bitince hizmetçiye "girebilirsin" dedim, o da hemen gelince saçımı yapmaya başladığında her zamanki gibi saçım en tepeden sertçe topuz yapılıcaktı fakat benim artık saç köklerim ağrıyordu. Saçım bitince bende aşağı indim, aşağıda yaşıtım dört ya da beş kız vardı ve bir de başka birileri daha vardı hepsi bizim uzun masada oturuyordu, bende mecbur yanlarına gidip oturdum, sohbetlerin hepsini saçma bulduğum için katılmadım ve zaten beş dakika sonra kahvaltı tabakları geldi, annem gözlerini bana dikmişti en ufak hatamda hemen laf söyleyecekti biliyordum. Çatalımı salatalık ve domates dilimlerine batırıp ağzıma atınca annemin sinirle bana baktığını hissetmiştim ve diğer kızlar bana garip şekilde bakmaya başlamıştı bön bön onları izlerken annem çatalını ve bıçağı sinirli şekilde ses çıkaratak tabağa vurdu ve bıraktı "Asoina beni rezil ediyorsun her seferinde! Azıcık prenses ol şu bıçakla salatalığı dört dilim yaparak ye diye anlatamıyorum sana! Bıktım senden beni her yerde rezil ediyorsun, bazen elbise giymez, bazen makyaj yapmaz bazen yemek bile yemeyi becereme-" dediğinde lafını böldüm "Anne istediğim kişi olmak hakkım benim! Sizin gibi insanlara ay ben prensesim etkisi vermek için sahte gülüşler sunmam ya da yemeği bin parçaya bölmem!" Dedim, hala kızlar garip bakmaya devam ederken "ne bakıyorsunuz sizde be sanki yamyam gördünüz!" Diyip hızla masadan kalktım ve odama gideceğimde bir kızın sesini duydum "Ay çok ayıptı yaptığı, hiç nazik hanımefendi değildi" diyordu ama sesini bilerek inceltiyordu bu da yüzümü eşkitmeme sebep oldu sinirlenip taklidini yaptım "İy çik iyipti yiptiği hiç nizik bir hinifindi diğildi!" dedim merdivenleri çıkmaya devam ederken sesleri geliyordu "zaten bu kızdan hayır gelmez, Adrina keşke sen bizim kızımız olsaydın bu da sizin olsaydı" dedi, beni BU DA olarak anlatmıştı, gözlerim dolarken odama girip kapıyı kilitledim. Hemen üzerindeki kıyafetten kurtularak sadece gece giyilmesine izin verilen pijamalarımı giyip saçlarımı açtım, açtığım anda bir ağrı saplandı bu acı çok kötüydü her zaman yaşıyordum. Penceremden sarayın etrafına bakıyordum, babamın askerleri vardı ve hepsi gümüş yelekler giymişti, ellerinde pırıl pırıl parlayan uzun kılıçları vardı, hepsini izlerken gözüm arka bahçedeki çileklere takıldı küçüklüğümden beri oraya gidip onları toplamak istiyordum fakat annem prenses olmam için toplamadan hazır alıp yememi söylüyordu, saçma mıydı? Evet hemde fazlasıyla, yani sadece gidip sepetime iki üç tane çilek koyacaktım bunu abartmak saçmaydı ve düşüncelere dalmışken kapım çalındı "giiir" diye bağırdım gelen her kimse, kapıdan içeri gümüş yelekli benden uzun olan bi asker girdiğinde bakışlarım ona döndü "Asoina Ashwryn, babanızın misafirleri gitti. Sizi acil şekilde giriş odasına çağırıyor" dediğinde kafa sallayınca odadan çıktı, bende sade beyaz bir elbise giydim, dizlerime geliyordu ve altına da beyaz ayak bileğimin hafif üstünde bağlanan topuklu giymiştim, doğuştan kırmızı olan saçlarımı açık bırakıp gri gözlerime rimel sürüp aşağı indim, babam etrafa sinirli bakışlar atarken beni bekliyordu yanına gittiğimde masaya oturdum ve annemde gelince bana ikisi birden sinir bakışı attılar "Neden çağırdınız?" Dedim, annem daha fazla dayanamıp "Neden mi? Önemli konuklarımızın yanında bizi kötü gösterdin prenses olduğunu kabullenmeyerek bizi kötü göster-" derken lafını bilerek kestim "Ya kötü göstermiyorum sizi, siz zaten kötüsünüz kendisinizi iyi sanmayın ikinizide şeytan görse töbe eder!" Dedim, babam bana baktı "Sana demedim mi ben biz ne dersek onu giyiceksin! Bunlar ne sabahkileri git giy" dedi.
Yorum yazmayı unutmayııııın💫