Yıl 402’ydi romanın bir kütüphanesine gitmiştim akşam olmuştu ben kütüphanede yalnız başımaydım bir roma efsanesi okuyordum efsaneye göre yüzyıllar önce bir topluluk varmış bu topluluk (insan değil) hatta insan dışı varlıkmış. O geceleri sokakları dolaşır uyumayan insanları kaçırır ve kazığa oturturmuş. Bu bir insan da yapabilir deyip inanmamıştım az kalsın kitabı kapattım evime gidecektim. Fakat okumakta ısrarcıydım ve bunu da bitirip eve gidecektim onlar sadece kazığa oturtmuyormuş kanlarını içiyormış efsane gibi gelmişti ama 4 gün önce sokakta 10 ceset bulundu. O an çok korkmuştum ve bir anda kütüphane kapısı sanki biri tarafından kırılmıştı çok korktum yoksa o gerçekmiydi aman tanrım saklanmalıydım. Ardından bir dakika geçti sanki biri beni izliyor gibiydi o an hiçbir şey yapamadım acaba hikaye gerçekmiydi diye merak ettim oturduğum sandalye nin altındaydım kapı ve bir ses geldi “Burası bomboş Claudius “ insanoğlunun soyunu böylemi yok edeceksiniz.” Ses kalın bir ses di tekrar sert bir şekilde kapatıldı. İlginç di o her kimse ayağa kalkıp etrafı kolaçan ettim hiç kimse yoktu okumaya devam etmek istedim acaba gerçek miydi?. Okurken bir şey farkettim onlar insanlardan nefret ederlermiş peki insan insandan neden nefret eder ki. Onlar sanki çocukları korkutmak için yapılmıştı. her 10 yılda bir ortaya çıkarmış ilgimi çekmişti. Hızlı bir biçimde kütüphaneden çıktım hızlıca eve gittim ve uyudum. Ardından bunları not aldım artık sabah olmuştu herkes uyanmıştı artık dışarı çıkabilirim dışarı çıktım hava aldım ve kahvaltımı yapıp bir yazarın evine gittim. kendisi yakın arkadışım Benito ydu onun evine yürüyerek gittim. Kapıya tıklattım ve eski dostum hoş geldin gel içeriye dedi ve girdim. Birazcık sohbet ettik ve ona dün okuduğum efsaneyi anlattım
JUSTİN – Benito sen eski hikayeleri efsaneleri iyi bilirsin bi sorum olucak.
BENİTO – Tabi dostum istediğini sor.
JUSTİN – Bir efsane varmış bir grup geceleri dışarı çıkar katliamlar yapar ve kazığa oturtturşarmış
BENİTO – Hmm duymuştum tabii ki de efsane lakin bana dedem buna benzer bir hikaye anlatmıştı ona da dedesi anlatmış.
JUSTİN – Hemen anlat Benito merak ettim
BENİTO – Çok çok eskiden buralarda bir grup yaşarmış onlar insanları hiç sevmezmiş onlardan iyilik değil kötülük gelirmiş onlara iyilik yapsan kötülük bulurmuşsun bu yüzden köylüler onu hiç sevmezmiş. onlar buraya lanet getirmiş o tabi efsaneye göre neyse. Köylüler bunu öldürecek kıvama gelmiş
onlar bunu duyunca o köyden gitmiş ama evinde çoğu köylünün cesedi bulunmuş o geri geleceğine dair yemin bile etmişler.
JUSTİN – Vay Canına
BENİTO – Ama onun geri döndüğünü kimse anlamamış. çünkü köyde hastalıklardan tut ölümlere kadar
JUSTİN – Benito düşündüğüm şey mi yoksa?
BENİTO – Muhtemelen.
JUSTİN – Peki bu ne böyle işte kazığa oturtmadan tut ölüme kadar
BENİTO – Hadi ama Justin bunlar efsane çocukları kandırmak için uydurulmuş hikayeler
JUSTİN – Umalım da Öyle Olsun
BENİTO – Dostum ne oldu anlat bana sen hiçbir şeyden korkmazsın
JUSTİN – Bir şey yok eski dostum neyse ben artık kalkayım.
BENİTO – Tamam dostum iyi ki geldin biraz kısa durdun ama görüşürüz
JUSTİN – İnan bana çok fazla işim var
BENİTO – Tamam Dostum Görüşürüz Hoşça kal.
JUSTİN – Sen de Görüşürüz
Kafam Karmakarışıktı. Acaba Benito’nun anlattığı doğru muydu ki. Eve gidince bunları not almıştım.
Akşam olunca merakım durur mu sizce durmadı ve kütüphaneye gittim aradığım kitap yoktu. İlginç acaba kaldırıldı mı ki oturduğum yere gittim kitap yoktu.
Kitabı aramıştım ve en sonunda rafların en üzerinde duruyordu. Zor bir şekilde kitabı aldım ve kaldığım sayfayı açtım işte o’ydu.
Kitapta “Yaşayan her varlık sahip olduğu şeklin kanunlarına itaat etmeli”. Orda oturmuş kitabı okuyordum lakin o gece kapıyı kıranlar o grup muydu
o kitabı kapatmıştım çünkü korkuma yenik düşmüştüm. Onlar kimdi vakit iyice geç olmuş du eve gittim ve uyudum. Keşke uyanmaz olaydık.
Her Sokağın kazığa oturtulmuş insanların kafası kopmuş bir şekilde asılmışlar resmen bir gece büyük bir katliam yapılmış. Bütün köylüler çok korkmuştu. O gün dışarıya sadece birkaç kişi çıkabildi. Koşarak Benito’nun evine gittim. Ve kapısını çaldım hoş geldin diyerek içeri aldı.
JUSTİN – Benito anlattıklarımı iyi dinle birkaç gün önce senin evine gelmeden önceydi kütüphanedeydim bir anda kütüphane kapısı kırıldı ve bir sürü insan içeri girmiş gibiydi onlar her kimse kapıyı basit bir şekilde kırdılar etrafı yağmaladılar ve “Burası bomboş Claudius “ insanoğlunun soyunu böylemi yok edeceksiniz.” Dediler ve gittiler
BENİTO – Anlattığım efsaneye göre onlarda insanoğlunun soyunu yok etmek istiyordu yani o zaman bu bir efsane değil! Aman tanrım.
JUSTİN – İnanmakta güçlü çektim bende ilk başlarda ama gerçek
BENİTO – Bugünkü katliamı da onlar yapmıştır
JUSTİN – Muhtemelen
BENİTO – Ne yapıcağız peki
JUSTİN – Ne demek istiyorsun
BENİTO – Onlar yüzden fazla katliam yaptılar bizede uğrarlarsa.
JUSTİN – Evet insanoğlunun soyunu çürütmeye çalışıyorlar.
BENİTO – Bugün bende kal eve gitme mümkünse bir şeyler düşünelim
JUSTİN – Tamam.
Ardından bir gün geçer Justin dışarı çıkar ve cesetleri inceler o sırada Benito gelir ve Justin dostum hemen içeri gir
JUSTİN – Şuna bak dostum insan eti böyle mi olur
BENİTO – Justin hadii
JUSTİN – Dostum bakmadan gitmem
BENİTO – Tamam bakıyım. Bir dakika insan eti bu kadar yumuşak olamaz. O zaman bu bir ceset değil
JUSTİN – Bu bir ilizyon besbelli
BENİTO – Evet şimdi mantıklı gelmeye başladı
JUSTİN – Sence biri bize oyun mu oynuyor?
BENİTO – Muhtemelen öyle bütün her şey ip ile bağlı peki bunları kim yapmak ister ki?
JUSTİN – Tabi ya Claudius hepsi bir oyun bunlar yalan.
BENİTO – Anlatırmısın Justin kafam karmakarışık
JUSTİN – Eski bir dostum vardı Claudius o çok zekiydi ve kurnazdı o benimle oyun oynadı o beni takip etmişti kütüphaneye gideceğim gün anlamıştım ama sanki öyle değildi. Her neyse kapıyı kırdı ve o sözleri söyledi “ insanoğlunun soyunu böylemi yok edeceksiniz.” Bu sözler bir oyundu her şey bir oyun cesetlerin hiçbirinde kafası yok bir et bu kadar yumuşak olamaz hemde daha dün oldu. Muhtemelen Claudius bizimle büyük bir oyun oynuyor. İkinci gün kitabı bulamıştım aslında Claudius yerini değiştirmişti her şey yerine oturdu gel Benito şu cesetleri çöpe atalım bunlar manken.
BENİTO – Sen gerçekten çok zekisin. Artık köye söyleyelim fakat ilizyon olduğunu.
Justin ve Benito cesetleri toplar ve halka açık bir arazide cesetleri gösterir halk çok şaşkındı peki bunları kim yapmıştı işte o isim Claudius bütün planlar ona ait di.
SON