Yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayın 🥰 Sizi seviyorum iyi okumalar💜🩷
Jin Bey'in odasına gittim.
İçeriye tam girecekken biri çıktı.
Yüzünü tam göremedim ama uzun boylu zarif biriydi.
Bana döndüğünde gülümseyip hemen gitti.
Bende oyalanmadan jin Bey'in odasına girdim.
Yn:efendim jin bey beni çağırmıştınız.
Jin:artık bana jin bey diye hitap etmene gerek yok. Burda herkes gibi bende doktorum. Bana sadece jin desen yeterli.
Yn:Peki efendim
Yn:beni niçin çağırmıştınız?
Jin:bugünkü hastan özel ve sık sık gelen bir hasta olduğunu duydum nasıl geçti onu merak etmek için çağırdım seni.
Yn:açıkçası afedersiniz ama hayatımda ilk defa böyle manyak biriyle karşılaşıyorum.
Jin:neden ne oldu ki?
Yn:adam kalbim ağrıyo dedi sonra senin yüzünden dedi. Sonra ben en son yarın sonuçlar için gelebilirsiniz dedim o da senin için hergün gelirim dedi. Adam dümdüz bana yürüyordu. O gittikten sonra zaten siz çağırdınız.
Jin:düşündüğüm kişi değildir umarım
Yn:kim o tanıyor musunuz onu?
Jin:ismi ne?
Yn:jeon Jungkook
Jin:bana hiç girmedi o ama diğer doktorların anlattığına göre-
Tam anlatacakken telefon çaldı.
Jin:buna bakmam lazım üzgünüm. Bu konuyu sonra konuşuruz.
Dedikten sonra odadan çıktı.
Bende burda durmamam gerektiğini düşündükten sonra odadan çıktım.
Öğle saati yaklaşıyordu bende lia'nın odasının önünde bekledim.
O çıktıktan sonra dışarı çıkıp bir şeyler yemeye gittik.
Yemeği yedikten sonra biraz daha vaktimiz okduğu için dışarda gezdik.
Öğleden sonra benim hastam yoktu o yüzden ben hastaneye geri dönmedim. Lia'nın olduğu için o hastaneye geri döndü.
Bende dışarda takılmaya devam ettim.
Küçükken sahilde geldiğim salıncaklı banka geldim.
Uzun zamandır gelmiyordum buraya.
Burda tek düşündüğüm küçükken karşılaştığım o çocuktu.
Hayellere dalarken hayallerimden uyandıran şey yanıma oturan kişi oldu.
"Selam tek misin"
Yn:evet de sen kimsin?
Thv:ben Taehyung
Bana doğru elini uzattı. Onun yaptığını yaparak selam verdim
Yn:bende yn memnun oldum
Thv:bende memnun oldum yn
Madem yanıma oturdu bende soru sorayım.
Yn:ne yapıyorsun buralarda.
Thv:herkes ne yapıyorsa onu. Peki ya sen ne yapıyordun ben gelmeden çok dalgın bir şekilde duruyordun bir sorunmu var.
Aklımda sadece bugünkü hasta vardı ve yarında gelicekti bugünkünden daha kötü şeyler diyebilir diye düşünüyordum ama ona söyleyemem.
Yn:yok birşey iyiyim. Ee senin arkadaşların falan yokmu neden tek takılıyorsun.
Thv:arkadaşlarım var tabiki hemde baya bi ama en iyisiyle takılmak diğerlerinden daha eğlenceli.
Yn:e o zaman en iyi arkadaşınla takıl neden onun yanında değilsin?
Thv:onunla şuan buluşamam onun biraz işi var.
Evet aynı şey benim içinde geçerli çünkü lia'nında işi var.
Yn:anladım.
Thv:neyse benim gitmem lazım sonra görüşürüz yn seninle tanışmak güzeldi.
Bu ne acale birşey saklıyor bu ve benimle ne alakası var.
Güvenilcek birine benziyor ama çok şey saklıyor gibi sanırım bu ona güvenmemem gerektiğini söylüyor.
Lia hastaneden çıkınca bana gittik. Biraz oturduk konuştuk. Bugün Taehyung'la tanıştığımı anlattım ama ona pek güvenmediğimide söyledim.
Lia:belki seni daha önceden tanıyordur.
Yn:nerden tanıyabilir ki?
Lia:hani şu sana jelibon veren olmasın.
Yn:yok o olamaz yani evet yakışıklı birine benziyor ama sanmıyorum.
Lia:ama onu jelibon veren kişiyle tanıştığın yerde gördün buna ne diceksin?
Lia en iyi anlaştığım kişi olduğu için ona geçmişimi anlatmıştım o yüzden bu olaydan bahsetti.
Yn:bilmiyorum ama bence o değil.
Lia:neyse boşverelim bu konuyu yarın bugünden daha büyük bir gün olucak.
Yn:evet, bugün burda kalır mısın?
Lia:tamam zaten aynı yere gidicez sabah
Yn:evet
(...)
Sabah erkenden kalmış kahvaltı hazırlamıştım. Lia'da uyanmış masyaa oturmuştu.
Beraber kahvaltı yapmış sonrasında toplamıştık.
Üstümüzü değiştirip hastaneye gittik.
Hastaneye varınca ikimizde odalarımıza geçtik.
Gerekli olabilcek malzemelerimi ayarlayıp bugünkü hastaların gelmesini bekledim.
Odaya giren bir hasta oldu
Sana:merhaba ben bir hafta önce randevu almıştım başka bir doktora gidecektim ama izinliymiş ve beni size gönderdiler.
Yn:merhaba kalp için geldiyseniz doğru göndermişler öncelikle adınız nedir?
Ona adını sorduğumda elime özel hasta bilgilerin olduğu defteri aldım.
Sana:adım Sana, Sana Minatozaki
Defterde ismini görmüştüm
Adı: Minatozaki Sana
Yaş:27
Boy:164
Hastalık sebebi:kalp
Adı jeon Jungkook olan hastanın hastalığı bilinmiyordu. Artık onu da öğrenicez bugün.
Yn:daha önce gelmiş miydiniz?
Sana:evet gelmiştim hatta ilaç yazmışlardı onları kullandım baya bir zaman ama sonra zaman geçtikçe daha kötü olmaya başladı.
Yn:en çok ne zamanlarda oluyor onu hiç test ettinizmi?
Sana:en çok üzüldüğümde oluyor.
Yn:öncelikle sizi üzenlerden uzak durmanız lazım size iyi gelen size yardım eden birileriyle olursanız hastalığınıza yardımcı olur.
Sana:hâlâ bu ilaçları kullanmaya devam mı edeceğim?
Yn:hayır size daha iyi bir ilaç yazacağım. Onu kullanacaksınız ama eğer daha kötüye giderse tekrar gelin.
Sana:yine kötü olmaz değil mi?
Yn:siz kendinizi üzmemeye dikkat edin dediğim gibi üzenlerden uzak durun hep iyi şeyler düşünün.
Sana:eski doktorum erkekti kadın olması daha iyi oldu benim için.
Yn:sizin yerinizde olsam ben de öyle düşünürdüm. Sizi yine muayene edicem şuraya oturun lütfen.
Steteskop'u taktım ve kalbini dinlemeye başladım.
Şuanlık birşey yoktu ama sanırım çok heyecanlanıyor ve buda onun kalbinin hızlandığı anlaşılıyor ama bu daha yükseğe çıkmaması lazım.
Yn:heyecanlanmanız iyi birşey ama hastalığınız için çok fazlası iyi değil eğer yine böyle olursa çok fazla olmasından kaçının. Kalp herşeyden olabilir sinirden,heyecandan, üzüntüden... Bunların tam ortasında bir yerde olmanız gerekiyor.
Sana:teşekkür ederim ama hepsini yapabilirmiyim bilmiyorum.
Yn:ben size inanıyorum siz üstesinden geleceksiniz.
İlaçları yazıp reçeteyi uzattım.
Yn:bununla ilacınızı alabilirsiniz.
Sana:tamam doktor hanım.
Dedikten sonra çıktı.
Umarım iyi birşey yapmışımdır ve daha kötüye gitmez.
(...)
Biraz zaman geçtikten sonra kapım çaldı.
Gir dedikten sonra içeri girdi.
Gelen kişi bay jungkook'tu. İçeriye adım attıktan sonra bana bakıp dona kaldı.
Yn:hoş geldiniz?
Bana cevap vermeden garip garip bana bakmaya devam etti.
Yn:birşey mi oldu neden öyle bakıyorsunuz?
Jk:güzelliğiniz aklımı başımdan aldı da.
"Allahım sabır ver" dedim kısık bir sesle kendi kendime.
Yn:buyrun jungkook bey oturun şuraya!
Sinirlerim bozulduğu için sesim biraz yükselmişti.
Oturduktan sonra konuşmaya devam etti.
Jk:kötü birşey mi dedim? Bu dediklerim sadece bir iltifat.
Yn:bakın lütfen böyle sözler söylemeyi bırakın. Biz sadece doktor hasta ilişkisindeyiz ve daha ileri gideceğini sanmıyorum. Böyle şeyler söylemenizi doğru bulmuyorum.
Jk:bence kötü söz değil... İltifat edilmesinden mi hoşlanmıyorsun?
Yn:hoşlanmıyorum değil sadece rahatsız oluyorum. O yüzden lütfen böyle şeyleri söylemeyi bırakın.
Kendisinden bir onay cümlesi bekliyordum fakat o havaya bakıp ağzını bükmekten başka birşey yapmadı. Bu da beni kâle almadığının göstergesiydi. MANYAK MI BU ADAM YA?! Deli mi yoksa deli numarası mı yapıyor anlamıyorum ki!
Derin bir nefes alıp sinirlerimi toparladıktan sonra muayene etmeye başladım.
Yn: dünden beri sağlığınızla ilgili herhangi birşey oldu mu?
Jk:hmm... Cık. Olmadı.
Yn:peki, dün çektirdiğiniz röntgen sonuçlarında birşey çıktımı?
Jk:bilmiyorum anlatmadılar.
Bilgisayarımdan röntgen sonuçlarına bakmaya başladım.
Yn: beyfendi siz röntgen çektirdiğinize eminmisiniz?
Jk:eee çektirmiştim-
Yn:burda neden görünmüyor.
Jk:nasıl ya?
Ayaklandı ve yanıma geldi. Bilgisayara baktı ama bakarken de bana çok yaklaşıyordu.
Yn:jungkook bey uzak durur musunuz?
Bu sözlerimden sonra daha da yaklaştı.
Kendimi tutamayıp bağırmaya başladım.
Yn:beyfendi baktınız işte yok. Çekilin şimdi yerinize oturun!
Bağırmamla korkmaya başladı ve eski yerine geçip başını eğdi.
Bir dk sakinleşmek için bekledim ve o esnada ağlama sesi duydum.
Ona baktığımda ağladığını gördüm. Bu adam gerçekten deli nasıl uğraşıcam ben bununla.
Şimdilik onu göndermek için önce sakinleştirmem gerekiyordu.
Yn:jungkook bey özür dilerim ama siz çok fazla üzerime gelmiştiniz. Ben alışkın değilim böyle şeylere.
Konuşmamıştı. Ağlamayı kesmiş ama hâlâ başı eğikti.
Yn:siz bugün eve gidin. 2 gün sonra gelin ama bu sefer gelince iltifatlar istemiyorum. Şimdi çıkabilirsiniz.
Birşey demeden hemen çıkmıştı. Ne yapacağımı bilemedim ve bende korkmuştum.
Evet bağırmamam gerekiyordu ama başka seçeneğim yoktu.
Kendimi çok yorgun hissediyordum ve sadece dinlenmek istiyordum. Bu yorulmalar sadece 2 gündür oluyor ve hep bu hastadan sonra oluyordu.
İçeride bunalmıştım ve artık hava almaya ihtiyacım olduğu için terasa çıkmaya karar verdim.
Herkes öğle yemeğinde olduğundan, hastane sessizdi. Ben ise aç olmadığım için yemek yemeye gitmemiştim.
Terasın kapısını açıp yüzüme vuran o güzel havayı içime çektim. Bugün rahat bir nefes alabilmiştim sonunda. O manyak hastayla uğraşmaktan bıkmıştım artık. Tamam daha ikinci gelişi olabilir belki ama insanı çileden çıkartıyordu bu adam.
Bunları düşünürken birinin yanıma yaklaştığını hissettim. Kafamı sola doğru çevirdiğimde uzun boylu bir adamın bana doğru geldiğini gördüm. Sebepsizce tedirgin olmuştum. "Bu adam kim? Bu saatte neden burada?" gibi onlarca soruyla boğuşuyordum.
Tam ona kim olduğunu soracakken o benden önce davranıp.
"Merhaba. Nasılsınız?"
Yn:niye sordunuz?
"Hiç... Öylesine."
Hı? Ne diyor bu adam ya.
Yn:sizi buralarda ilk defa görüyorum kimsiniz?
"Kim olduğumu bilmesen daha iyi olur bence."
Bu aralar herkese sinir oluyordum ve şimdi bu adamda beni sinir ediyordu. Kendimi sakinleştirip konuşmaya başladım.
Yn:neden bilemi-
Yüzü
mü tamamen ona döndüm fakat sözlerimi tamamlamama engel olan birşey oldu. Bir çift elin ağzımın üstüne kapndığını hissettikten hemen sonra etrafım kararmaya, bilincim kapanmaya başladı...
(DEVAM EDİCEK)
___________________________
Umarım beğenmişsinizdir 😊💜
Sizce kaçıran kişi kim?