Annemi yemek yaparken izlemek çok hoşuma gidiyordu. Bir gün bunun biteceği hiç aklıma gelmezdi. Biz kırsalda yaşıyorduk koskoca çayırda sadece biz vardık köy bizden çok uzaktı. Yirmi otuz tane koyunumuz vardı. Onlarla geçiniyorduk üç kardeştik en büyükleri benim ortanca kardeşim damla, kendisi özürlü en küçük kardeşim osman on bir yaşında . Benim adımda kiraz bu arada damlada benden bir yaş küçük ben yirmi bir, o yirmi ailemi seviyorum çok olmasada eh işte ama bunun son olacağını hiç hayal etmezdim insan dünya işlerine yoğunlaşınca ölümü unuturmuş bizdede öyle oldu.
size hikayemi anlatmaya başlayayım.
biz geçimimizi sağlarken ben okul yaşıma gelmiştim. Orta okulu köyde okumuştum daha sonra öğrenci yokluğundan okulu kapatılar okuyup asker olmak istemiştim. Demek ki bazende insanın istedikleri olmuyormuş sonra babam beni şehre okumaya göndermek istedi. Sonra komşular gelip teröristlerin şehirde daha fazla olduğunu gidersem kandırılacağımı veya kaçırılacağımı daha bir çok şey söylediler. Bunun üzerine babamda beni göndermekten vazgeçti aslında bende biraz korkmuştum. Çünkü bizim burası sürekli teröristlerin gelip gittiği yer kaç tane komşumuzun çocuklarını kaçırmışlardı. Ama bundan kaç yıl önce sık sık geliyorlardı sonra jandarmalar gelerek bir çoğunu tutukladı ve öldürdü bundan dolayı bu aralar pek gelmiyorlar tabi ama gelincede büyük bir vurgun yapıp gidiyorlar.
kardeşim damlayla koyunlara sırayla gidiyorduk bu gün damlanın sırasıydı yarın ben gidecektim. Evde tabiki işler vardı köyde bulaşık ve temizlik dışında ekstra hasta koyunlar olurdu onların yemlenmesi altı temizlenmesi vesaire bu işleri akşama kadar yapıp pestilim çıkmıştı gün ağarıyordu uzaktan damlayı görebiliyordum. Bağırarak koyunları getiriyordu, ellerini bir birine vuruyor koşarak hepsini topluyor, hepsini sürü halinde eve getiriyordu hayvanları.