İçeriğe geç

İSTİSNA

Bölüm 7 · 3 dk okuma

İSTİSNA

Bölüm 7

Beklenmedik Bir Oda

Kaan arkasını dönüp yürümeye başladı.

Arya birkaç saniye olduğu yerde kaldı.

Sonra iç çekip peşinden gitti.

Bir süre sonra Kaan, siyah bir kapının önünde durdu.

Kapıyı açtı.

İçeri girdi.

Arya ise kapının önünde kaldı.

Bir adım atacak gibi oldu.

Sonra durdu.

Kaşları hafifçe çatılmıştı.

Sonuçta...

Bu adamı tanımıyordu.

Kaan birkaç saniye bekledi.

Sonra arkasına döndü.

Bakışları Arya'nın üzerindeydi.

"Neden durdun?" dedi.

Arya gözlerini kırpıştırdı.

"Bilmem."

Bir an durdu.

"Sizi tanımıyorum."

Uzun bir sessizlik oldu.

Sonra Kaan,

"Bence burada tedirgin olması gereken kişi benim." dedi.

Arya'nın kaşları çatıldı.

"...Ne?"

Kaan'ın ifadesi değişmedi.

Bir an durdu.

"Bir daha konuşmaya başlarsan..." dedi.

Bakışları hâlâ üzerindeydi.

"...bu odada tehlikede olan ben olurum."

Sessizlik.

Arya ona baktı.

Bir saniye.

İki saniye.

Sonra,

"Bu gerçekten çok kırıcıydı." dedi.

Kaan hiçbir şey söylemedi.

Arya başını iki yana salladı.

Sonra homurdanarak içeri girdi.

Ve olduğu yerde durdu.

Çünkü oda...

Beklediği gibi değildi.

Gözleri odanın içinde dolaştı.

Duvarlar tavana kadar uzanan kitaplıklarla doluydu. Büyük bir çalışma masası, birkaç koyu renkli koltuk ve loş ışık alan geniş pencereler...

Burası hiç beklediği gibi değildi.

"Burası sizin odanız mı?" dedi.

"Evet."

Arya birkaç saniye daha etrafına baktı.

"Ben bunu hiç beklemiyordum. Daha soğuk bir yer hayal etmiştim. Daha kasvetli..."

Başını çevirip Kaan'a baktı.

"Yanlış anlamayın. Size soğuk demiyorum."

Bir an düşündü.

"Gerçi diyorum."

Kaan'ın ifadesi değişmedi.

Arya yeniden etrafa bakmaya başladı.

"Burada ne yapıyorsunuz siz? Bütün gün kitap mı okuyorsunuz?"

Bir an durdu.

"Gerçi başka ne yapacaksınız ki? Siz konuşmayı bilmiyorsunuz. Tabii kitap okuyacaksınız."

Bakışları hâlâ kitaplıklardaydı.

"Çay falan da içiyorsunuzdur."

Bir saniye geçti.

Sonra başını iki yana salladı.

"Yok. Siz çay da içmezsiniz."

Uzun bir sessizlik oldu.

Kaan ona baktı.

Sonra,

"İlginç." dedi.

Arya kaşlarını çattı.

"Nesi ilginç?"

Kaan'ın ifadesi değişmedi.

"Demek çay içen insanların farklı bir görünüşü var." dedi.

Arya'nın ağzı hafifçe aralandı.

Bir an durdu.

Sonra kaşlarını hafifçe çattı.

"...Bu söylediğim biraz saçma geldi."

Bir saniye geçti.

Sonra omuz silkti.

"Ama siz yine de çay içen biri gibi görünmüyorsunuz." dedi.

Uzun bir sessizlik oldu.

Sonra Arya iç çekti.

"Beni neden buraya çağırdınız?"

Cevap gelmedi.

Arya devam etti.

"Çünkü hâlâ anlamıyorum. Beni önce kovuyorsunuz. Hem de bir koridor yüzünden."

Bakışlarını ona çevirdi.

"Bir koridor."

Bir saniye geçti.

"Sonra tekrar ayağınıza çağırıyorsunuz."

Başını hafifçe iki yana salladı.

"Normalde buraya gelmemem lazım."

Bir an durdu.

"Ama neden çağırdığınızı öğrenmeden de gidemezdim."

Bir saniye geçti.

"Siz de bunu söyleme tenezzülünde bile bulunmuyorsunuz."

Uzun bir sessizlik oldu.

Arya kaşlarını çattı.

"Üstüne bir de sürekli çok konuştuğumu ima ediyorsunuz."

Bir an durdu.

"Ben o kadar çok konuşmuyorum bile."

Bir saniye geçti.

"Sadece haklı olduğum için konuşuyorum."

Uzun bir sessizlik oldu.

Kaan birkaç saniye boyunca ona baktı.

Sonra,

"Ben seni neden işten çıkarmıştım?" dedi.

Arya kaşlarını çattı.

"...Koridor yüzünden."

Kaan birkaç saniye daha sustu.

Sonra,

"O zaman..." dedi.

Bir an durdu.

"...seni tekrar işe alıp çok konuştuğun için mi kovsam?"

Sessizlik.

Arya ona baktı.

Bir saniye.

İki saniye.

Sonra gözlerini kırpıştırdı.

"...Şu an benimle dalga mı geçiyorsunuz?"

Kaan'ın ifadesi değişmedi.

Arya'nın kaşları daha da çatıldı.

"Hayır, gerçekten soruyorum."

Bir adım ona doğru attı.

"Çünkü önce beni işten çıkarıyorsunuz."

Bir saniye geçti.

"Sonra tekrar çağırıyorsunuz."

Bir an durdu.

"Sonra da çok konuştuğumla ilgili şaka yapıyorsunuz."

Başını iki yana salladı.

"İnanılmaz."

Bir saniye geçti.

"Gerçekten inanılmaz."

Kaan hâlâ sessizdi.

Arya devam etti.

"Bu arada ben çok konuşuyor da olabilirim."

Bir an durdu.

"Ama bu benim suçum değil."

Bakışlarını ona dikti.

"Bir insan bana hiçbir şey açıklamazsa ben de konuşurum."

Bir saniye geçti.

"Hatta daha da konuşurum."

Bir an daha durdu.

"Muhtemelen sinirden daha da çok konuşurum."

Uzun bir sessizlik oldu.

Kaan ona bakmaya devam etti.

Sonra,

"Evet." dedi.

Arya'nın kaşları çatıldı.

"Neye evet?"

Kaan'ın ifadesi değişmedi.

"Sinirlenince daha çok konuştuğuna." dedi.

Arya başını iki yana salladı.

"Belki gerçekten sizi dava etmeliydim."

Kaan ona baktı.

Uzun bir sessizlik oldu.

Sonra,

"Hakime de bu kadar çok konuşacak mısın?" dedi.

Arya'nın kaşları çatıldı.

"...Evet."

Bir an durdu.

"Hatta muhtemelen daha fazla konuşurum."

Kaan birkaç saniye boyunca ona baktı.

Sonra,

"Zavallı hâkim." dedi.

Bölüm sonu

3 yorum