Besa halkı anonsu aldıktan sonra iletken bulundurabilecek tüm her şeyi kaldırmaya başladı. Kalkması zor olan tüm makinaları işlem dışı bıraktılar. Bölgede yer yer elektrik kesintileri yapıldı.
Semih Bey:
- Enerji Merkezi güvenliğini sağladınız mı?
+Evet efendim. Hatta İren'in geliştirmekte olduğu gözlük ve kulaklıklar test edilmeye başlandı efendim. Size kendisi gelecekti. Ancak şöyle açıklayabilirim dışarıdan herhangi bir ses almadan bağlantılı olduğu kişinin sesini alan bir kulaklık gözlük ise eski tip iletkenli bir gözlük.
-Anladım peki
> Sayın bakan yardımcımız.
diyerek yan koridordan seslenen İren:
>Bakanım tahmin edemediğimiz bir operasyon olduğu için tüm duyuları bastıracak tesisat geliştirdik.
-İletkenler peki?
>Sizce düşünmemiş olabilir miyim?
-Elbette düşünmüşsünüzdür. Ekip ne durumda.
>Başlarında ben gideceğim.
-Ne? Nasıl?
tüm hayreti gözlerini yansımıştı.
-Bak. Annem ve baban gelmeden burada olmalısın. Başka birisi de girebilir di.
>Merak etme beni ordu komutanı olarak atarken onlara bir söz verdim. Onları gururlandırmadan geri dönmek yok.
Biraz üzgün biraz da endişeli bir şekilde:
-O zaman kendine dikkat et.
dedi ve yeğenine sımsıkı sarıldı.
Bakan Bey ve eşi dönmemişlerdi başlarına kötü bir şey gelme olasılığı şu durumda yüksekti. Semih Bey endişesini İren'den saklasa da haber alamadığından çaşlar gönderip defalarca baktırdı ancak çaşlar de geri dönmemişti.
***####***
İren Nerad’a iki kol ekibi ile gelmişti. Önce birinci kol içeri girecek haber gelmemesi durumunda ikinci kol ikiye bölünüp birisi tutarken diğeri içeri girecekti. Haber gelmemesi durumunda Geriye kalanlar Besa’ya dönüp haber vereceklerdi. Birinci kol içeriye girip etrafı gözetlemeye başladılar. kol başındaki Neil attığı her adımda ikinci kol kumandası olan İren'e olanları anlatıyordu. Kolun diğer üyeleri de aynı şekilde dışarıya tüm hareketleri bildiriyorlardı.
Yıllar önce haklar bölündüğünde tüm enerji sistemleri vericileri halklara paylaştırılmıştı. Halklar belirli kurallar dışında duvarlar arası iletişimi uygulamıyorlardı. Bu konuda en şanslı olan halk Dora halkıydı. Dora kendi vericilerini kendileri tek bir kaynaktan tedarik ediyorlardı. İstilanın ilk gününden beri iletişim alınamamıştı. Gönderilen çaşlar yanlarında hiçbir iletişim aracı almadıkları için dönüşleri zaman alabilirdi.
Besa Halkı ise kendisine ait vericiyi bölünmeden kısa bir süre sonra oluşturmuştu. Ancak şimdi ordunun komutanı olan İren'in yeteneği sayesinde tüm haklar farklı bir özellik kazanmıştı. Vericilerin dış bağlantısı yoktu ve diğer halkların uğradığı herhangi bir zarardan etkilenmiyordu. Bu yüzden irinin elindeki teçhizat vericileri askeriye dışındakiler hariç hiçbir sinyale karışmayacak şekilde ayarlanmıştı.
Ta ki istilanın sekizinci günü bunun bir hata olduğu ortaya çıktı.
Birinci kol Nerad'a girdiğinde karşılaştığı dehşet kolu birbirinden ayırmıştı. Vericilerden gelen sinyal birinci kolun iletkenlerine ulaşamamıştı. Etrafa ayrılan Birlik karanlık ve kaostan başka insan çığlıkları ağlamalarla karşılaşmıştı.
Neil:
=Komutanım etraf Kaos ancak insanlar normal sadece korku içindeler gibi.
Biraz bekledi ancak herhangi bir dönüş alamamıştı.
=Komutanım beni duyuyor musunuz?
birkaç kez tekrarladı ancak ses gelmemişti. Sinyallerin bozulduğunu anladı. Sonra birliktekilere seslendi. Onlardan da ses çıkmadı Neil artık tek başına idi.
İçeriden haber gelmemesi üzerine İren kolu ikiye ayırdı yaklaşık iki saat sonra peşindeki 5 kişiyle içeri girdi. Yol boyunca gördüğü sahneler İren'e gerçekçi gelmiyordu. Defalarca geldiği bu yer artık üretim merkezi olmaktan çıkmıştı. İçeride kaldığı üç saat boyunca kendi birliği dışında herkesin farklı olduğunu üstelik eskiden eser kalmadığının farkındaydı. Nerad idare merkezinin tamamen yok olması bütün birliği hayrete düşürmüştü. İdare bitince artık halk da yok demekti. İçeri girdiler her şeyi yakıp yıkılmıştı. Birinci katta gezinen insanları gördüler fakat farklılardı. Sanki kendilerini görmüyorlardı hissetmiyorlardı. İren elime aldığı bir taş parçası mı idare merkezinin güç ofisine fırlattı Biraz bekleyip içeri girdi. Şehir iletkenleri tamamen değişmiş yeni bir yapıya girmişti. Her şey bir yandan ilkel kamerayla kayda alan Kearaa küçük bir detayı atladı. Elinde filtreler az kalmıştı. Her şeyi elli filtreye kaydetmek zorundaydı.
Binayı tamamen taradıktan sonra bakanlıklar arası kontrol merkezine gitti. Bulunan tüm bağlantıyı kapattı. Nerad’ın Karin’e bağlandığı kapıya doğru ilerlerken gözüne ilişen yanmış bir araba ve bez parçaları dikkatini çekti. İki araç arka arkaya birbirine girmiş ve içeride yanlış insanlar vardı biraz sendeleyerek Kearaa'ya seslendi.
Kearaa arabaları görünce:
- Bu olamaz bakanın arabası.
İrem arabanın içinde duran cesetleri görünce artık bu dünyadan kopmuştu. Bağırdı. Sesi tüm varlığa erişmişti. Ağlayamıyordu.
Ama tüm gücüyle bağırdı. Bağırdı. Bağırdı.
Bakan ve eşi artık yoktu.