İçeriğe geç

İSTENMEYEN BERDEL

Bölüm 2 · 9 dk okuma

İSTENMEYEN BERDEL

Bölüm 2

Bölüm 2 💙 KARŞILAŞMALAR

Hayatın anlamı mutlu olmak mı yoksa mutlu etmekmi bilmem ama her gün aynı şeyleri yapmadığımız gibi aynı şeyleride yaşayamayız, yaşatamayız...

Huzurun, özgürlüğün ne kadar güzel birşey olduğunu her kız anlayamaz hele kürt kızıysa imkansız diyebilirim

ama çok şükür benim ailemin törelerle pek alakası yok herkese imkansız gibi gelebilir ama bizim aile böyle çok önceden beri böyleymiş büyük büyük dedem bizim aileden töreyi kaldırmış kendi içimizde özgürlüğümüzü yaşıyoruz başka bir şehirede taşınabiliriz fakat doğduğumuz yeri bırakmak istemiyoruz.

Üç katlı konakta annem, babam, dedem,ninem, iki abim, benden iki yaş küçük erkek kardeşim, büyük abimin karısı ve abimin beş yaşında tane erkek çocuğu yani yeğenimle birlikte konakta yaşıyoruz.

Merdivenlerden inerken ağzıma dolanan şarkıdan kurtulmaya çalışıyordum ama nafile.

"Nerden dolandı bu şarkı dilime Min nedikarî birevim (kurtulamadım)"

"Neyden kurtulamadın diş (görümce)"

"Birşey değil bejna boşver Beyanî baş (günaydın) ,yada sana good morning"

"Dersin kaçta başlıyor."

"Bugün öğlen gidicem üç saatlik bir dersim var."

"İyi hadi gel kahvaltı hazır anan zeryam gelmeden başlamam diye tutturdu."

"Yine ne diyecek acaba kesin bir derdi var yine."

"He valla yerinde duramadı."

"Baran nerde."

"Masada babasıyla oturuyor vallah ben halamı bekleyemem çok açım dedi."

İkimiz gülerek bahçeye indiğimizde anam aceleyle seslendi.

"De haydi ne bekliyorsunuz orda zerya sen okula gideceksin çabuk gel."

"Hayırdır inşallah anne birşeymi oldu yoksa sen böyle acele etmezdin."

Bir kaşımı kaldırarak anneme baktığımda hemen cevap verdi.

"Ne olacak keça min gel hele otur yemek ye."

Daha fazla uzatmadan küçük abim azad'ın yanına oturdum ve tabağıma birşeyler koymaya başladım.

"Hala sen beni bekletemezsin sen gelmiyorsun diye aç bırakıcak babannem beni."

Annem "şu dillere bak şu dillere kurban olurum ben seni aç koyarmıyım." Dedi

"Halacım ben her zaman olamıyorum biliyorsun öğrencilerimin yanına gitmem gerekiyor bazen kahvaltıda oluyorum ondada babaannenin işi işte sen hallet halacım babannenle konuş rahat bırak halamı de."

"Sus kız anan ne etmiş sana."

"Anne ne mi yaptın bu sefer kim istiyormuş beni?"

"Ama bu çocuk çok eyi."

"İyi çok güzel cennete gider işte napim ana."

"Zerya!"

"Buyur ana"

"Akşama gelecekler."

"Tamam ben akşam yokum."

"Hele gelme bacaklarını kırarım senin."

Yardım istemek için babama baktım.

"Gelsinler bakim kızım sen istemezsen yok dersin vermem."

Babam göz kırptığında gülümsedim yani plan basit ben hayır dicem babam hayır dicek.

Tabağıma koyduğum zeytinlerle oynamaya başladığımda bugünde iştahım hiç olmadığını anladım ve masadan kalktım.

"Neyse benim birkaç işim var ordan okula geçicem."

"Akşam hele geç kal Zerya senin-"

"Tamam ana bacaklarımı kırarsın valla bir defa kırda sende rahatla bende rahatlayayım."

"Sus kız anaya cevap verilmez."

Annemin ve babamın yanına gittim ve yanaklarına öpücük kondurdum bana masum masum bakan baranın yanağınada ıslak bir öpücük kondurdum.

"Hala ben yüzümü yeni yıkamıştım."

Yengem"olsun oğlum halan üstünden geçti." Dediğinde baran yanağıma sulu bir öpücük kondurdu.

"Halacım sen bana yapma aşkım olurmu benim yüzümde makyaj var."

Makyajı hergün yapmasam bile bazen öyle estiğinde yapıyorum.

"Tamam halacım."

Çantamıda alarak konaktan çıktım.

Bugün spor ayakkabı giydiğim için yürümeye karar verdim, Diyarbakırdaki tek anormal aile biz sayılıyoruz burada doğup büyüdüğümüz halde buraya göre yani törelere göre davranıp ona göre giyinmiyoruz şuan giydiğim kıyafet bile buraya göre tuhaf.

Ara sokaklardan yavaş yavaş dolaşarak biraz yürüdüm ama sonradan arabamı almadığıma pişman oldum.

"Bu kadar yolu nasıl yürüyeceksin şimdi zerya hanım? Neyse biraz yürüyeyim taksi bulursam binerim yapacak birşey yok."

Yeni kış geldiği için havalar baya soğuk ama kış tam benim mevsimim yaz günü nefes aldığımı bile hissediyorum.

Gördüğüm taksiyle derin bir nefes aldım ve elimi kaldırdım.

"Çarşıya lütfen."

Telefonumu elime aldım ve Instagram'a girdim bildirimlere girdiğimde iki yeni takip istediği gördüm biri öğrencim olduğu için kabul ettim diğerini tanımadığım için sildim.

Dün Instagram'a attığım fotoğrafa gelen yorumlara girdiğimde gülümsedim.

Zeryakor_21



Bejnakor_21ve 340 diğer kişi beğendi

Bejnakor_21 Bu güzellik ne kız dur dua okuyayım kem gözlü çok😘

Azadkor_1 Güzel kardeşim benim 💙

Zeryakor_21 Abimmm 🥰

Sancarkor_2 Zerya baranı atmadığın için sana küsmüş abim

Zeryakor_21 Akşam gönlünü alırım ben onun abi sen merak etme 😂

Erenkor_21 Yıkılıyorsun ablaa

Zeryakor_21 Sen ergenliğinden bir çık öyle konuşalım ablacım olurmu 🥰

Bizim aileye cevap verdikten sonra etrafıma baktım ve çarşıya nerdeyse geldiğimizi gördüm.

"Sen kor"lardanmısın kızım."

"Evet."

"Anladım."

"Bir sorunmu var."

"Yok kızım pek hanımmışsın evlimisin."

"Hayır ve düşünmüyorumda dayı."

"Rabbim karşına nasibimi çıkartsın kızım."

Uzatmamak için kafamı salladığımda çarşıya geldik ücreti ödedikten sonra

"İyi günler kolay gelsin." Dedim.

Herzaman çocuklar'ın sınav kağıtlarını çıkardığım ve sürekli kitap aldığım resul abi'nin yerine girdim.

İçeriye girdiğimde herzamanki gibi sağ ve sol tarafımın eski kitaplarla dolu olduğunu gördüm, ama resul abiyi görmedim.

"Resul abi."

İçerden çıkan Resul abi beni görünce gülümsedi 50'li yaşlarının sonunda kimsesi olmayan tek başına birkaç yardımcısıyla birlikte uzun yıllardır burayı işletiyormuş bende Resul abiyle geçen sene tanıştım çok tatlı ve iyi bir insan.

"Kızım hoşgeldin yine senin afacanların sımavımı var yoksa?"

"Aynen öyle Resul abi sınav kağıtlarını çıkartmaya geldim."

"Kızım bugün gözlerim ağrıyor sen çıkartıversen olurmu?"

"Tabi olur Resul abi ne demek."

Bilgisayarı açtım ve önce telefonumdan bilgisayara soruları atarak çıktıdan çıkarmaya başladım.

Kağıtlar çıkana kadar telefonumu elime aldım ve yedinci ev'den gezegen şarkısını açtım ve sessizce mırıldanmaya başladım.

"Kalbim bir gezegen dünyada'n çok uzakta kimse gelemez bana

Yalana kanmam yüzüne bakmam

Herşeyden güçlü doğrum yolu şaşırmam

Yaralar hep var derin yaralar görmezden geldim durdum elimde yarınlar."

Son iki kağıt kaldığında Resul abi geldi.

"Bittimi kızım."

"İki tane kaldı resul abi."

"İyi kızım birşey içermisin?"

"Yok sağol abi işimde bitti zaten."

Son kağıtlarıda yerleştirdikten sonra cüzdanımdan kartımı çıkardım.

"Resul abi şurdan çekermisin."

"Birdaha gel güzel kızım özletme."

"Olur abi inşallah gelirim hadi Allaha emanet ol."

Gülümsedikten sonra"sende kızım."

Dedi.

Kapıdan çıkarken saate baktığımda çoktan 12 olduğunu gördüm.

Telefonuma bildirim geldiğinde telefonu açtım ve eren'in mesajımı açtım.

(Ablamm canımın içi bana soruları söyleyeceksin değilmi.)

(Sana kaç defa diyeceğimi asla soruları göremezsin diye ben demedimmi sana çalış diye.)

(Ama ablaaaa)

(Ama ablası falan yok.)

(Off tamam yaa.)

(Şimdi geliyorum zaten bende okula)

(Gelmesen olmuyormu git dinlen.)

(Eren sinir etme beni)

Telefonu kapatıp çantama koydum ve yavaş yavaş yürüyerek taksi bulmaya çalıştı umarım yine bulurum.

"Aaaa Zerya nereye gidiyorsun böyle"

Arabasıyla yanımda duran heja'yı gördüğümde gülümsedim ,bizim okulun edebiyat öğretmeni çok saf ve iyi bir kadın evli ve iki çocuk annesi hayat enerjisinin düştüğünü bu zamana kadar hiç görmedim.

"Okula gidiyorum heja."

"İyi bende okula gidiyorum gel birlikte gidelim."

"Şimdi taksi bulurum ben hiç seni rahatsız etmeyeyim."

"Saçmalama ne rahatsızlığı bende yalnız gitmemiş olurum hadi gel."

Arabaya yaklaşarak ön koltuğa oturdum.

Araba ilerlemeye başladığında çantamdan su çıkardım ve iki yudum su içtim.

"Bizimkiler bugün seni görmeye geleceklermiş

heja'nın söyledikleriyle su genzime kaçtı.

"İyimisin pardon yanlış birşeymi söyledim."

"Yok araba sarsıldı biraz ondan."

"Anladım."

"Çocuklar napıyor."

"Onlarda napsın biri ilkokulda biri ortaokulda işte şuan."

"İyi bari ikiside okula giderse sende rahat edersin."

"Aynen öyle valla."

Konuyu çevirdikten sonra biraz daha sohbet ettik ve okulun bahçesinden içeriye girdik.

"Teşekkür ederim heja."

"Ne demek canım benim."

Ve sanırım bundan sonra yanlış anlamaman için seninle pek muhabbetim olmayacak heja kusura bakma.

Üç katlı okulun ikinci katına çıktım ve koridorun sonunda sağda olan sınıfıma girdim.

Zil daha yeni çaldığı için bu ders sınav olduğunuda bildikleri için şimdi sınav yapmamda bir sakınca yok.

Sınıftan içeriye girdiğimde yine herkesi aynı şekilde buldum bazıları okul peteğine yapışmış bazıları masanın üstüne oturmuş, bazı kızlar süsleniyor, bazıları sıraya kopya yazmaya çalışıyor.

"Gençler herkes yerlerine çabuk sınav kağıtlarınızı dağıtacağım sıranızın üstünde duran eşyalarınızı kaldırın."

Herkes eşyalarını kaldırdıktan sonra çantamdan sınav kağıtlarını çıkardım ve üçe bölerek üç sıranın en ön sıralarına bıraktım ve masama oturdum.

Herkes arkasındaki arkadaşına kağıtları uzattıktan sonra kalan kağıtları öğrencim Ahmet yanıma gelerek bana uzattı.

"Hocam nasılsınız bugün."

"Teşekkür ederim Ahmet sen nasılsın?"

"Teşekkür ederim hocam iyiyim."

"Tamam sırana oturabilirsin."

Yoklamayı aldım ve sınavlarına başlamalarını söyledim.

Herkese baktıktan sonra sanki izleniyormuşum hissiyle gözüm cama kaydı.

Tarih öğretmeni mehmet beyi beni izlerken gördüğümde gözünü kaçırmadan bana gülümsedi yüzümü buruşturmak istesemde yalandan gülümseyerek yüzümü çevirdim.

☁️☁️

Aradan yarım saat geçti yarıdan çoğu kağıtlarını verdi ama hala daha soruları bitimeyenler olduğu için beş dakika daha bekledim.

"Evet gençler hadi kağıtları getirin."

Diğer öğrencilerimde kağıtlarını getirmeye başladığında zil çaldı, bütün kağıtları bir araya getirerek çamtama koydum ve sınıftan çıktım.

Koridorda koşan gençlerin arasından geçtim ve merdivenlere ulaştım birkaç basamak indikten sonra başım dönmeye başladı trabzanlara tutundum ama olamayınca merdivene oturdum ve çantamdan su çıkardım ve birkaç yudum içtim.

"ZERYA İYİMİSİN."

Bağırmasan daha iyiydi ama.

"İyiyim Mehmet hocam merak etmeyin."

"Yüzün bembeyaz olmuş istersen hastaneye gidelim."

"Yok gerçekten gerek yok sağolun."

Biraz kendime geldim ve birinci kat indim öğretmenler odasına girdiğimde bütün öğretmenlerin burada olduğunu gördüm genel bir selam verdikten sonra sınav kağıtlarını dolabıma koyarak odadan ayrıldım.

Birkaç derse daha katıldıktan sonra okuldan çıktım yarım saat önce çağırdığım taksiye bindim.

Saate baktığımda beş olduğunu gördüm.

(Eren arıyor...)

"Efendim eren."

"Abla beni neden almadın dersim bitti benim."

"Tamam bekle daha çok ilerlemedik zaten."

"Tamam."

"Pardon şoför bey tekrar okula dönebilirmisiniz."

Şoför beni onaylayarak tekrar okula döndü.

Eren taksiye yanıma bindikten sonra yanağıma öpücük bıraktı.

"Naber ablaların birtanesi."

"Yılışma eren."

"Canım öğretmenim sınav kağıdım nasıldı?"

"Haftaya öğrenirsin."

"Neden bu kadar bekletiyorsun öğrencilerinin strese girmesi hoşunamı gidiyor."

Kahakaha attığımda eren bana sinirle baktı.

"Saçmalama eren işlerim var herhalde."

"Hmmm anladııım akşam nişanın var sonuçta."

"Ez sond dixwim ku ezê te bişînim (vallah seni yolarım)."

"Ez li benda bedewiya xwe me" (bekliyorum güzelim)"

Erenin benimle uğraşmalarının sonunda konağa geldik taksi ücretini ödeyerek taksiden indim ve konağın kapısının önüne geldim.

Bağırma seslerini duyduğumda kaşlarımı çattım tam kapanmamış kapıdan içeriye girdim.

"Hah bak nişanlımda geldi durumu anlatsın sana."

Tanımadığım bir adamın beni göstererek söylediği şeylerle zaten başım dönüyorken dahada kötü oldum.

"KES LAN SESİNİ O BENİMLE EVLENMEK ZORUNDA SEN KİMSİN LAN NE NİŞANLISINDAN BAHSEDİYORSUN SENİN O ÇENENİ KIRARIM."

Dedi ve çenesine attığı yumrukla dediğini yaptı sanırım.

Bana nişanlım diyen hafif esmer sakalları yüzünü kaplayan 180 boylarında adam bana baktı.

Ve benimle evlenmek zorunda diyen kumral yeşil gözlü 190 boylarında adam bir ona baktı sonra bana baktığını görünce dahada sinirlenerek tam adama yumruk atacakken arkasındaki adam elini tuttu.

Herşey o kadar beynimi yorduki dayanamayarak bütün gücümle bağırdım.

"BİRİ BANA BURADA NE OLDUĞUNU ANLATACAKMI?"

Bejnaya baktığımda kafasını salladı ve anlatmaya başladı.

"Şimdi bu sana nişanlım diyen akşam seni görmeye gelecek olan adam,

benimle evlenmek zorunda diyen adamda şey nasıl anlatsam berdel istiyor."

"Ne berdeli."

"Küçük abin azad bunun bacısını kaçırmış ya ölüm ya berdel diyorlar."

Şaşkınca bir beni isteyen adama birde berdel isteyen adama baktım ve vücudumda artık güç kalmadığı için ve baş dönmem arttığı için dayanamadım gözlerim yavaş yavaş karardı ve sert zemine yapıştım.

Bölüm sonuu 🌼

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.