İçeriğe geç

İstanbul Cinayetleri

Bölüm 4 · 1 dk okuma

İstanbul Cinayetleri

Bölüm 4

Galata Kulesi'nin Duvarları

Sıradaki durak Galata Kulesi. Bu sefer sadece manzaranın tadını çıkartmak için gittik. Galata Kulesi'nin tepesine çıktığımızda manzaranın o uçsuz bucaksız görüntüsünü izlerken aklıma ailem gelmişti. Belki de o gün ailemin öleceğinden haberim olsaydı eğer, katili engelleyebilirdim. Gerekirse katil ben olurdum ama onların ölmesine asla müsaade etmezdim. Ölmeye bile razıydım ama artık çok geçti. Ailemi çoktan kaybetmiştim. Bunları düşünürken aynı zamanda manzarayı izlemek zordu benim için. Yükseklik korkumun olduğunu düşünmüyorum ama aşağı baktığımda başım dönüyordu. Ateş de bunu fark etmiş olmalı ki bana iyi olup olmadığımı sordu. Ama ben cevap bile verememiştim. Son gördüğüm şeyse, Galata Kulesi'nin altında görünen bir yerde bir adamın eli oldu. Ondan sonrasında ise gözümü açtığımda hastane odasında başucumda ben seyreden Ateş'ti. Ona ne olduğunu sorduğumda bana bayıldığımı ve kafamı çarptığımı ama şuan iyi olduğumu söyledi. Ardından bana kolyeyi takmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de kabul ettim ve kolyeyi taktıktan sonra boynuma hafif bir öpücük kondurmuştu. Çok şaşırdım ve bu ne demek oluyor der gibi bir bakış attıktan sonra benim için endişelendiğini ve çok korktuğunu söyledi. Ben de bu olayı ciddiye almayıp, son gördüğüm görüntüyü yani bayılmadan önce gördüğüm bir adama ait olan eli anlattım. O da bunu fark edip tıpkı bulduğumuz bacağı sakladığımız gibi bunu da sakladığını ve kimsenin görmediğini söyledi. Rahat olmamı söyledikten sonra bayıldıktan sonra ne kadar endişelendiğini tekrar söyledi ve konuyu kapattı. Bir gariplik sezmedim çünkü yıllardır beraber yaşıyorduk. Hastaneden çıkış işlemlerini yaparken sıradaki durağımızın ne olacağını düşünüyor, aynı zamanda kuyumcunun o gözü neden alıp sakladığını kendi kafamda kurmaya başlamıştım.

Bölüm sonu

1 yorum