İçeriğe geç

İstanbul Beyefendisi [] SunSun

Bölüm 3 · 3 dk okuma

İstanbul Beyefendisi [] SunSun

Bölüm 3

-3-

Okuduğum her sınıfı birincilikle bitirdim. Her sene okul birinciliğinde yer aldım.

Peki bunu neden yaptım, neden bu kadar çabaladım? İyi bir iş sahibi olmak için mi?

Hayır hayır, Kore'nin en iyi fen liselerinden birine gitmek için.

Ama oraya eğitimimi umursadığım için değil, sadece babamı bulmak için gidecektim.

Ama annemin babam için gideceğimden haberi yoktu. O günden sonra aramı onunla iyi tutmamıştım.

Eve sayamayacağım kadar çok pedagog çağırdı.

Bana iyi davrandı. Sorunumu anlamaya çalıştı.

O iyi bir anneydi. Ama sadece iyi bir anne.

"Anne"lik görevini "işi" olarak gören bir anne.

Lizzy ve annem o günden sonra 3-4 ay konuşmadı.

Ama sonra eskisi gibi oldular. Sevinmiştim. Barışacaklarını biliyorum ama bu kadar uzun süreceğini tahmin etmiyorum.

Ama barıştılar değil mi?

Annem eğitimi çok önemseyen bir insan.

O yüzden Kore'deki liseyi kazanırsam beni göndereceğinden adım gibi emindim.

Öylede oldu. Sınavdan çıktıktan sonra daha kazandım mı belli değil. Okulum yakınlarında bana bir ev aldığını söyledi.

Şaşırmadım.

sonuçlarının açıklanacağı gün

Ilk defa annemle iyi vakit geçirmiştim.

Sabah kalktığım gibi bana sarıldı. Evet bana sarıldı Ben temasta bulunmadıkça bana karşı asla temas kurmazdı.

Evde olmasına da şaşırmıştım açıkçası.

Annem işinde oldukça profesyonel bir cerrahtı ve burada ki en başarılı hastanelerden birinde çalışıyordu. Aynı zamanda çalıştığı hastanenin Ceo'suydu.

Bu nedenle okulda her zaman zengin bebesi diye dışlanmıştım.

Hatta çoğu öğrenci okul birincisi olmamı buna bağlıyordu.

Aslında derslere gömülmemin sebebi biraz da buydu.

Arkadaşım yoktu ve yapacak bir şey bulamıyordum.

Ama ortaokula kadar.

Ortaokula geçtiğim zaman Jungwon, Riki ve Jake'le tanışama kadar

Onlar orada ki ilk arkadaşlarımdı.

Ve benim için çok değerli olan Sanha. O benim çocukluk arkadaşımdı.

Onunla hala konuşuyoruz ikimizde aynı liseyi istiyoruz. Cidden bunun için çok çalıştık.

Neyse, yeter bu kadar. Annem beni boğduktan yani sarıldıktan sonra birde öptü.

Sonra nasıl olduğunu anlamdan arabasının ön koltuğunda kamerimi takmakla uğraşan annemle göz göze geldim.

Sırıttı. Ve sürücü koltuğunda ki yerini aldı.

Beni en sevdiğim tatlıcıya götürdü.

Daha kahvaltı yapmadan ne tatlısı diyebilirsiniz. Ama ben cins bir çocuktum kahvaltıdan ve kahvaltılıklardan nefret ederim.

Annem bunu en iyi bilen kişiydi. Normalde sevmesemde aç karınla tatlı yememe izin vermezdi.

Ama bugün ayrıcalıklıydım sanırım?

Kendime suffle almıştım annemde çilekli muhallebi.

- Bebeğim,buranın tatlıları aşırı iyi değil mi?

- Evet anne.

- Aşkım

- Hm?

- Bitanem neden bana bu kadar garip davranıyorsun .

- Sana garip davranmıyroum anne. Sadece sen çok yoğun oluyorsun ve ben seni rahatsız etmek istemiyorum.

- Sunoo. Bak benim gözlerime ben senin annenim. Ve seni en iyi tanıyan kişi de benim benden bir şey gizleyemezsin.

- Suffle çok güzel.

- Ahh Sunoo aynı Lizzy gibisin.

İkimiz de bu annemin söylediğine gülmüştük.

O gün annemle çok güzel vakit geçirdim cidden annem o kadar iyi bir insan ki.

Keşke ona böyle davranmasaydım diye düşmüyorum.

Ama babamın benimle görüştürmeme sebebini benden hala saklmaya çalışması bu duyguyu bastırıyor.

Sınav sonucu

- Giriyorum

- Gir

- Giriyorum

- Gir

- Giriyorum

- Uzatma be Acun

- tamam anne ya

- Anne

- Noldu

- Ben bakamayacağım

- Ahh taman aç ben bakarım

- Tamam

- Sunoo...

- Anne?

~~~

Burada kesiyoruz.

Sunoo'nun sadece inek bir öğrenci olmadığını bilmenizi isterim bu arada.

Ayrıca kontrol etmeden yayınlıyorum. Mantık ya da yazım hatası olursa takmayın.

Hepinize iyi bir gün diliyorumm

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.