Mert İstanbul boğazının güzelliğine bakmaktan gözünü alamıyordu.Bir an bunun nasıl mümkün olduğunu düşündü,
her şey 1 hafta önce başlamıştı.Babasına İstanbul’daki arkadaşı Mete’de kalmak istediğini söylemişti.Babası ise “neden olmasın?” diye cevap vermişti.Ardından annesi konuşulmuş Metelere haber verip 1 hafta sonra Mert in İstanbul’a gelmesi kararlaştırılmıştı.Her şey bu kadar hızlı gelişmişti öyle ki buna Mert bile inanamıyordu.Mert 11 Mete ise 12 yaşındaydı.Çoçukluklarından beri arkadaşlardı ama asla birbirlerinde kalmamışlardı bu ikisi içinde bir ilkti.Hem de öyle 3 gün falan değil tam 3 hafta kalacaktı!
Mert Düzce’de yaşadığı için hiç böyle bir manzara görmemişti,ama daha neler görecekti.Köprü bitmişti artık öbür yakadalardı.Mert biraz telefonu ile uğraştı.Facebook sayfasında İstanbul’a yolculuk diye gönderi yaptı,youtube shorts’ta gezindi.Sonunda şehre girmişlerdi güçlü işiklar Mert’in gözünü alınca biraz etrafa baktı içinden “Allahım burası ne kadar güzel bir yer.”diye geçirdi.Yarım saat sonra sonunda Metelerin yaşadığı siteye gelmişlerdi.







