İçeriğe geç

İstanbul'u Geziyorum -Şirin Süleymaniye'de-

Bölüm 1 · 3 dk okuma

İstanbul'u Geziyorum -Şirin Süleymaniye'de-

Bölüm 1

GÜRÜLTÜLÜ BİR GEZİ

Dünya hızla değişiyor.Geçen seneye kadar Lokum'un sevgili annesi Gül teyze çalışmıyordu ama bu sene çalışmaya başladı.Bu da hayatımızdaki bir sürü şeyi değiştirdi.Mesela Lokum, annesinin sürekli bilgisayarın başında olmasından şikâyet eden bir çocuk hâline geldi.Annesine bilgisayarın zararlarını anlatıp duruyor ama Gül teyzenin onun dediklerini dinlediği yok.Zaten istese de dinleyemez çünkü Gül teyzenin işi internette.Kocaman bir internet sitesi kurdu; gezilmesi gereken yerler hakkında sitesinde bilgi veriyor.Oraya gidin, şuraya gidin diye yazıyor.İnsanlar da onu okuyorlar.

Tabii, oraya gidin şuraya gidin diyebilmek için önce oralara kendisi gitmek zorunda.Zaman zaman annelerimizden kendisine eşlik etmelerini istiyor.Bugün de onun işi için hepimiz sokaklara döküldük; beraberce Vefa'ya gidiyoruz.

Gezi ekibinde Lokum'un annesi Gül teyze ve tabii ki değerli arkadaşım Lokum, Fisto'nun annesi Leyla teyze ve tabii ki Fisto, Salim'in annesi Hatice teyze ve Salim, ben ve annem, bir de Volkan var.Volkan'ın annesi bizimle neden gelmedi bilmiyorum ama Volkan'ı Salim'in annesine emanet ettiğini biliyorum.

Bugünkü yürüyüşümüze bir çeşit tur programı diyebiliriz.Yalnız bizim turdakiler dikkate değer şekilde gürültü çıkarıyorlar.Bazı turist grupları sessiz sessiz etrafı inceler ya, işte onlar neyse bizim grup onların tam tersi.

Şu anda bir yokuş çıkıyoruz, Volkan da 'of'lamakla meşgul.

-Bu ne ya!Yine mi tepe!

Salim en sporcu hâliyle zıpladı.

-Daha gezinin başındayız.Bu ilk tepedir.Biraz daha dayanıklı olmalısın.İstanbul'da yaşıyorsun.

-İstanbul'da yaşıyorum diye tepelere tırmanmak zorunda mıyım?

Bu çocuk neler diyor böyle!

-Canım İstanbul'umun her yeri tepe dolu, bu tepelere inmek ve bu tepelerden çıkmak için de kesinlikle yokuşta yürümek gerekiyor.Çünkü düz tepe yok.Zaten düz olsa ona tepe denmez.Bunda anlaşılmayacak bir şey yok!

Volkan gözlerini devirip "anladım" der gibi baktı.Zaten benim de bu konu üzerine daha fazla çene yorma niyetim yoktu.Yokuş çıkarken nefesim kesilmişti.Yol biraz düzleşince bu kez de hemen yerin altına girdik. Ne oluyor ya! Madem aşağıya ineceğiz neden yokuş çıktık ama değil mi?

Bu girdiğimiz yer arabayla bazen içinden geçtiğimiz ama benim canlı canlı ikinci olarak geldiğim yer; yani Saraçhanebaşı Haşim İşçan Geçidi. Önceleri buradan geçerken nefesimin kesildiği, çeşitli sesler çıkardığım, hatta heyecandan ağladığım olurdu ama şimdi ne kadar sakinim.

-Anne, burası orası değil mi?

Annem gözlerini devirerek başıyla onayladı.

-Şirin ne demek istiyor teyzeciğim?

Soruyu soran Lokum'du.Annem derin bir nefes alarak ona burası ile ilgili aile anılarımızı anlatmaya başladı. Aslında onun anlatmasına gerek yok. Ben olayı şöyle özetleyebilirim.Bundan çooook uzun zaman önce ben daha ufakken -yani geçen yaz- buradan her geçişimizde bisiklet isteğiyle biraz gürültü çıkarırdım. İnsan bir geçitten geçerken neden bisiklet istesin denilebilir.Bisiklet istiyordum çünkü bu geçit ağzına kadar bisiklet dolu.Rengârenk, süslü tekerlekli, gidonlarından püsküller sarkan yüzlerce bisiklet.Ben de bu kadar bisikleti bir arada görünce tüm kontrolümü kaybediyor, eğer hemen bir bisiklet almazsak dünyanın en mutsuz çocuğu olacağıma dair bazı sözler söylüyordum.

Annemler geçen yaz bu gürültücülüğüm karşısında pes ettiler ve bana hem en beğendiğim hem de fiyatı diğerlerinin bayağı üstünde bir bisikleti çok gönüllü olmadan aldılar.Böylece öğretmenimizin her zaman dediği bir şeyin, her istediğinizi ağlayıp zorla yaptıramazsınız sözünün geçersiz olduğuna inandım. Aslanlar gibi ağlamış, kaplanlar gibi istediğimi aldırmıştım.Yalnız olayın yan etkileri yaklaşık bir hafta içinde kendini göstermeye başladı.Bulaşık makinemiz bozuldu.Şimdi bunun bisikletle ne ilgisi var diyebilirsiniz ama kesinlikle çok ilgisi var.

Annem zaten bulaşık makinesinin bozulmak üzere olduğunu anlamış ve yeni bir tane alabilmek için para biriktirmeye başlamış bile ama ben bisiklet diye tutturunca ne yazık ki o para bulaşık makinesine değil benim bisiklete gitmiş.Hain makine bundan bir hafta sonra bozulunca annem de yeni makine alamadı.Biz de haftalarca bulaşıkları elde yıkamak zorunda kaldık. Biz diyorum, çünkü annem durulama işini bana verdi. Bisikletten aldığım keyif bile bu işkence gibi olan durulama işinin ağırlığını üzerimden kaldıramadı.

Kısacası öğretmenimizin dediği kesinlikle doğruymuş.Alışveriş sırasında ihtiyaçlarımızı listelemeden alışveriş yapmamalıymışız.Annem kısaca olanları anlatınca Fisto'nun annesi dünyanın en iyi bulaşık makinesine sahip olduklarını anlatmaya başladı.Fisto da birine benzeyecek tabii ki!

-İşte böyle. Bulaşık makinesine en iyi deterjanları da kullanmıştım, en temiz şekilde bakmıştım ama bizi zor günümüzde bırakıp gitti.Biraz vefasızmış.

Annemin sözlerini Gül teyze tamamladı.

-İşte ben de bugün seni Vefa duygusunun en yoğun olduğu yere getireyim dedim, bugün Vefa'ya gidiyoruz ya!

Anneler "ha ha ha" güldüler.Espri anlayışları gerçekten çok kötü.Volkan'ın annesi neden gelmedi acaba? Neyse, en azından kötü espri yapıp kendi kendine gülen gruptan bir kişi eksilmiş oldu.Yine de nerede merak ettim.Bunu da sormak lazım.

Bölüm sonu

10 yorum

  • Başka bir kitaptan alıntı yapmışsın ama yinede eğlenceli bir kitap

  • https:// discord .com/invite/M2PUn4GY2q Merhaba🌺2000+ üyeye sahip yazar ve okur topluluğu adına buradayım. Sizi Discord'ta sohbet eğlence,oyun,dil sohbet (Native Ingilizlerle), kitap, vote, AI resim/sohbet botları temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli, tüm gün aktif sunucumuza davet ediyorum.Sunucumuzda özenle seçilmiş yazarlar ve okurların içinde sizi de görmeye mutlu oluruz.Sunucumuz keşfedilmemiş ve gelişmekte olan yazar ve okurlardan oluşuyor.Haftanın beş günü sırayla bir yazarın kitabının üç bölümü okunur yorumlanır,sunucuda isteğe bağlı iki tur vardır"eleştiri ve destek"turları,eleştiri turunda yazarın nerede eksiği olduğunu ve nerede iyi olduğunu söylüyoruz.Destek turu ise fazla vakti olmayan,sınavlara hazırlanan üyelerimiz içindir.Bu turda okuma zorunlu değildir ve görevleri fazla zaman almayan görevlerdir Etkileşimi az olan yazarlar için en iyi koşulları oluşturmaya çalışıyoruz.Sunucumuzda yarışmalar düzenliyor,bu yarışmaları kazananlara yorum,vote gibi ödüller veriyoruz.Sunucuda etkinlikler hazırlıyoruz.Bundan başka sunucumuzda 🏆Ayın Yazarı🏆 yarışmasıda geçirilmekte ve kazanana yorum vote ödülleri verilmektedir. Ilave bilgi için yazabilirsiniz Gruptan da bahsedeyim.Şu an 2000+ üyeye sahip her daim aktif. Sunucumuzda 13 yaşından 45 yaşına kadar her yaştan yazar ve misafir üye var. Her gün sosyalleşme etkinlikleri yapıyoruz.Bunlar role play, tiyatro gibi etkinlikler.Oyun kanallarımızda ise üyelerle lol, valorant, mafya,vampir köylü,cinayet çözme, gartic, among us gibi oyunlar da oynuyoruz.Eğlence için owo,satranç,kelime türetmece,adam asmaca gibi oyunlar da var.Her gece üyeler seslide toplanarak müzik dinliyor, sesli sohbet ediyoruz. Sunucumuza girmek için burada yukarıdaki linktedi boşlukları bırakmadan oluşturup kopyalayın.Sonra discorda, instegramda ya da burada yoruma atın ve üzerine tıklayarak dahil olun. Anlamazsanız bana sorun.Bu linkin suresi asla geçmiyor ve her zaman dahil olabilirsiniz. Linke panomdandan da tıklayarabilirsiniz.