Annemler gideli 1 hafta olmuştu.
Koskoca bir hafta.
Yurt dışına ara sıra çıkarlardı buna alışıktım. Ama garip olan bazı şeyler vardı.
Gittikleri zaman beni her gün ararlardı, gidecekleri zaman haber verirlerdi. Ama bir sabah kalktım ve evde kimse yok. Aradım ama ikisine de ulaşamadım. Ayrıca annemin mücevherleri ve babamın değerli eşyaları yoktu. Kıyafetlerinin çoğunu yanlarına almışlardı ki buda pek normal değildi.
Derin bir nefes verdim. Şansımı bir kere daha deneyerek babamın numarasının aradım.
"Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor lütfen-"
Sinirle telefonu koltuğa bıraktım ve ayağa kalktım. Saçlarımı çekiştirerek sakinleşmeye çalışıyordum ama pek işe yaramıyordu maalesef.
Gözlerimi saate çevirdim. Daha yeni sekize geliyordu.
Kapı çalmaya başladığında kaşlarımı çattım.
Bu saatte?
Kapıya ilerledim ve annemler gelmiştir ümidiyle kapıyı açtım. Kimsenin olmadığını görmek daha da garipti.
"Çocuklar basıp kaçtı heralde"
Sesli bir şekilde söylenmeye devam ettim. Tam kapıyı kapatacakken yerdeki mektup gözüme ilişti.
Kaşlarımı çatarak mektubu aldım ve içeri girdim.
Salona girip hızlıca zarfı yırttım.
"Biliyorum şuan noldugunu anlayamıyorsun Açelya. Herşeyden önce annen ve ben senden özür dileriz. Sana bazı gerçekleri hiç anlatamadık ama artık öğrenme vaktin geldi."
Annem ve babam yazmıştı bu mektubu?
Ama neden?
Neyi bilmiyordum ki?
Bu mektubun devamını okuyacak güç bende var mıydı?
Kafamdaki soruları susturmaya çalışarak titreyen ellerimin arasındaki kağıda döndüm.
"En doğrusu herşeye en başından başlamak olur. Yıllar önce annenle şans eseri tanıştık. Sen bize nasıl tanıştığımızı sorduğunda hep dağıtırdık konuyu biliyorum. Sana kendi ailelerimizden de hiç bahsetmedik. Ben yıllar önce okumak için Rizeden İstanbul'a geldim. Ama sonra buraya yerleştim. Ailemle irtibatımı kestim. Belki de yanlıştı bunlar bilemiyorum. Daha sonra annene aşık oldum. Konuşmaya başladık. Oda beni seviyordu. Ama ailesi bana hiç sıcak bakmadı. Sevdiğim kızı ne pahasına olursa olsun istiyordum bu yüzden onu kaçırdım. Anneni ailesinden gizledim. Ne benim ne onun ailesiyle tanışamama nedenin buydu. Tabi diyorsun ki babam bunları niye anlatıyor. Biz geri dönmeyeceğiz Açelya. Bazı hatalar yaptık. Ve şimdi Türkiye'ye dönersek hayatımız mahvolur. Kendine yeni bir hayat kur. İstersen Rizeye git. Kardeşlerime yıllar sonra haber gönderdim. Senin varlığından haberleri var. Büyük ihtimalle şuan sana ulaşmaya çalışıyorlar. Herşeye rağmen seni kendi kızı gibi göreceklerini çok iyi biliyorum. Onlara sonsuz güvenebilirsin.Tüm mal varlıklarım senindir. Ev arabalar banka hesapları. Belki küçüksün biraz ama güçlü bir kızsın biliyorum başarırsın. Bize bir daha ulaşamayacaksın üzgünüm. Ne olursa olsun seni seviyoruz
Annen ve Baban"
Kendine yeni bir hayat kur.
Ne kadar basit değil mi?
Gözlerimden gelen yaşları elimin tersiyle sildim. Bu mümkün olamaz. Kötü bir şaka sadece öyle değil mi?
Telefonuma bildirim geldiğinde hızla ona uzandım.
Tabi ya babam pişman olmuş bunların şaka olduğunu söyleyecek bana. O yüzden mesaj atmış olmalı.
Telefondaki bildirime öylece bakakaldım.
Banka hesabınıza para girişi olmuştur.
Dediğini yapmış. Hesabıma girdiğimde gördüğüm parayla öylece kalakaldım. Hayatımın sonuna kadar yeterdi bu para.
Yarım saat boyunca hiç kıpırdamadan bekledim.
Ve diğer gerçek o zaman kafama dank etti.
Rizeye gidebilirsin yazmıştı mektupta. Seni arıyorlardır zaten. Güven onlara.
Sıfır akrabayla büyümüştüm ben. Ailemde pek evde olmazdı orası ayrı bir konu. Kendimi yeni bir ailenin içinde bulmaya hazır mıydım?
Rize.
Rizeli miydim şimdi ben?
Terk edildin kızım sen
Gözlerimden akan yaşları bu sefer durdurmadım.
Ben sorunları farklı hallederdim. Ağlayacaktım. Ne kadar süre bilemiyorum. Ama sustuktan sonra mantıklı düşünmeye geri dönerdim. Bunuda biliyorum.
Saatler sonra
--------------------------------------------------------------
Ağrıyan başım ve ağladığım için oldukça yükselmiş ateşimle birlikte yerimde doğruldum.
Ağlarken uyuya kalmışım diye söylendim. Etrafa göz attığımda saatin 10 olduğunu görmek daha da büyük bir şok olmuştu. Kaç saattir böyleyim ben?
Artık kendime gelmek zorunda olduğumu çok iyi biliyordum. İlk tepkimi vermiş güzelce acıyı çıkarmıştım. Sıra mantıklı düşünme aşamasındaydı.
Rizeye gitmek.
Bir yanım sanırım bunu çok istiyordu. Yıllar sonra bir aileye dahil olmak. Ama gerçekten iyi bir fikir mi bu? Hayatımda hiç görmediğim insanlarla yaşamak.
Babamın yazdığı gibiyse beni arıyor olabilirler?
Peki gerçekten beni yanlarında isterler mi?
Daha 16 yaşındayım.
16
Kendim ne kadar idare edebilirim ki?
Oflayarak yere düşmüş telefonuma uzandım.
Ekrandaki bildirimle kaşlarımı çattım.
Bilinmeyen numara 35 cevapsız çağrı
Elime aldığım gibi telefon yeniden çalmaya başladı.
Hızla açtım ve merakla telefonu kulağıma götürdüm.
Karşı taraftan gelen erkek sesiyle odağımı oraya verdim.
"İyi günler Açelya ile mi görüşüyorum?"
"Evet benim buyrun?"
Saatlerdir ağladığım ve uyuduğum için sesim çok az çıkıyordu. Yinede çabalıyordum sesin çıksın diye işte.
"B-ben Murat Yıldız. Babanın kardeşi- yani amcanım. Babandan aldığım bir mektuptan dolayı seninle konuşmak istiyorum."
Öylece kalakaldım. Amcam? Benim bir amcam mi var şimdi? Boğazımı hızla temizledim.
"S-sizi dinliyorum"
"Olanlardan haberin var sanırım. Sesin pek iyi gelmiyor çünkü. Seninle oldukça açık konuşmak istiyorum. Sen benim bunca yıl sonra bulduğum biricik yiğenimsin. Tüm aile mektubu aldığından beri seninle tanışmayı çok istiyor. Tabi sende bunu istiyorsan. Ne dersin Açelya? Burda,bizimle yaşamak bize bir şans vermek ister misin?"
Ne cevap verilirdi ki buna? İstiyordum. Bende onları çok merak ediyordum. Kimsesiz olmak istemiyorum. Deli gibi istiyorum bunu.
Sesimi kontrol etmeye çalışarak konuşmaya başladım.
"Açıkçası sizi gerçekten merak ediyorum. Bunca yıl herhangi bir akrabam olmamıştı. Eğer size rahatsızlık vermeyeceksem en azından bir süreliğine sizinle yaşamayı kabul edebilirim."
"Bize hiç bir rahatsızlık vermeyeceksin emin ol. Hepimiz gelmeni çok istiyoruz. Eğer istersen seni gelip ben alabilirim?"
"Yok teşekkür ederim gelme işini ben hallederim. Bir kaç güne orda olurum sanırım."
"En azından seni otobüs durağından almamıza izin ver lütfen"
"Pekala bu kadarını kabul edebilirim"
"Tanıştığımıza çok memnun oldum Açelya. Gelişini sabırsızlıkla bekliyoruz. Bize haber vermeyi unutma lütfen."
"Bende tanıştığımıza memnun oldum. Haber veririm. Her şey icin teşekkürler"
Ve telefon kapandı.
Rizeye gidiyorum.
Yeni bir hayata.
İyi mi olacak kötü mü bilmiyorum.
Ama herşeye rağmen deneyeceğim.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Eveettt yeni bir kurguyla karşınızdayımmm.
Umarım seversiniz.
Oy vermeyi fikirlerinizi belirtmeyi lütfen unutmayınnn💐

