Hiçlik. Koskoca bir hiçlik.
O gece eve nasıl girdim, ne yaptım, kaçta uyudum...Hatırlamıyorum. Hatırladığım tek şey ona söylediğim cümle,"Bir süre konuşmayalım Buğra."Neden söylediğim hakkında hiçbir fikrim bulunmayan o cümle.
Ertesi gün evden çıkmadım. Sonra ki gün ise odamdan çıkmadım. Düşünüyordum. Sadece onu düşünüyordum. Ne yapıyordu acaba? Belki geri Alsancak'taki evlerine dönmüştü? Belki arkadaşlarıyla eğleniyordu? İki gün geçmişti onsuz...Kısa sürede ona bu kadar bağlandığım için kendime kızıyordum.'The Snap Queen💅👑' arıyor.Gizem'in 57. çağrısı.O aramadı...Annem ve babam bu ani ruh hali değişikliğim ile korkuya düşmüşlerdi. Ben ise onlara iyi olduğumu söylüyordum. İyi olmasam bile öyle gözükmeye çalışıyordum. Balkona çıkmaya korkmuştum. Ya onunla karşılaşırsam...
301 okunmamış mesaj.O mesaj atmadı.🎵Adamlar - Zombi🎶
"Ciğerimi deliveren aşkı görün..."
"Tutun kolumdan beni Fas'a götürün."
"Dört mevsim yolunu bulup yasa bürünürüm..."
Müziğin sesini açmak için telefonu elime aldığım sırada, Gizem'in yeniden aradığını gördüm.Kahretsin. Yanlışlıkla açtım..."Esil sonunda! Nere-"
"İyiyim ben. Kapatıyorum Gizem."
"DUR! Akşam bize geliyorsun, evdekiler yok bu gece. Azra da gelecek, kızlar gecesi yapacağız." Bu durumda kızlar gecesini kaldırabilir miydim? Hayır. Hiç sanmıyorum.
"Ben gelm-"
"GELİYORSUN!" Yüzüme kapatmıştı harika!
~ ~ ~
Akşam üzerine kadar yataktan çıkmadım. Annemlerle karşılaşmamak için, evden erken çıkacaktım. Kısa bir bilgilendirme mesajı attıktan sonra, hazırlanmaya başladım. Gizem'lerin evi bize yakın olduğu için pijama ile gitsem sorun olmazdı sanırım? Sırt çantama yedek pijamamı, kulaklığımı ve kitabımı koyduktan sonra evden çıktım.
"Selam!" Gizem her zamanki cıvıl sesiyle kapyı açtığında zoraki bir gülüsemeyle,
"Selam." diye mırıldandım.
"Bana her şeyi anlatacaksın! Neden telefonlarımıza cevap verilmediğinin de tek tek hesabını vereceksin?!"
"Tamam..."
Kısa bir süre sonra Azra'nın da gelmesiyle ne yiyeceğimize karar verme aşamasına geldik;
"Pizza söyleyelim." dedim heyecanla.
"Kanka her kızlar gecesinde pizza yiyoruz. Hamburger sipariş edelim bu sefer." dedi Azra.
"Kankam hamburgere marul koyuyorlar ben onu hiç sevmiyorum." dedi Gizem. Aslında pizza yemek istediğini ama taraf tutuyor gibi gözükmek istemediğinden, böyle dediğini anladım. Fakat Azra anlamamıştı.
"Kanka çıkarırsın içinden olur biter!" dedi Azra inanamıyormuşçasına.
"LAHMACUN!" diye bağırmam ile birlikte Azra ve Gizem bana hayretle baktılar.
"Kanka senin lahmacun perilerin gelmiş herhalde?" dedi Gizem gülerek.
"Benimde canım lahmacun çekti. EVET LAHMACUN SÖYLEYELİM!"
Gizem bu seferde Azra'ya hayretle bakmaya başlamıştı. "Kızım ne oluyor size ya? Lahmacun aşkınız tuttu." Azra ile ciddi ifademizi bozmadan Gizem'e bakmaya devam ettik.
"Tamam söyleyin hadi." dedi Gizem en sonunda dayanamamış olacak ki.
"Yağız yok mu?" diye sordum Gizem'e. Bilmeyenler için Yağız, Gizem'in 8 yaşındaki biricik kardeşi.
"Yok, o da gitti annemlerle." Kendimize göre yemek siparişi verdikten sonra beklemeye koyulduk.
~ ~ ~
"Evet anlat bakalım Esil." dedi Azra ayranları doldururken.Nereden başlamalıyıdım? En iyisi sen direkt gir konuya Esil."Buğra'ya bir süre onunla konuşmak istemediğimi söyledim." demem ile Gizem'in içtiği ayranın boğazında kalması bir oldu.
"NE!?" dedi ikisi aynı anda. Aslında konuşmak istemediğimi bile söylememiştim ona. 'Bir süre konuşmayalım Buğra.'"Öyle işte. Konuşmuyoruz."
"Kim bilir ne kadar kırılmıştır eniştem?"
"Gizem eniştem diyip durma!" derken sesimi yükseltmiştim. "Ben onu ne kadar kırdığımın farkındayım..." diye ekledim sessizce.
"Kızım neden böyle söyledin çocuğa?" diye sordu Azra anlam veremezken.Ah ben bir bilsem neden öyle söylediğimi? Ben bir anlam verebilsem önce..."Çünkü o beni bütün herkesin önünde denize attı! Hem de o sarı çıyan da vardı bu kişilerin arasında! Beni kazanmama rağmen cezalandırdı, buna hakkı yok!" dedim soluksuzca.
"Tamam sakin kuzu...Belki de haklısın ama söylediklerin fazla ağır olmamış mı?"
"Evet kanka sonuçta sadece şaka amaçlı yaptığı bir şeydi. Hem senin ona dedirttiklerini de sayarsak." dedi Azra da Gizem'e katılarak.
"Off...Bilmiyorum." diyerek alnımı masaya dayadım ve gözlerimi kapattım.
"Tamam ya moral bozmak yok." dedi Gizem sırtımı sıvazlarken.
"Evet kanks hallederiz ya! Merak etme." dedi Azra da.
"Öyle mi dersiniz?" dedim kafamı kaldırarak. Gözlerine nasıl bakıyordum hiçbir fikrim yoktu, ama gülmemek için zor durdukları her hallerinden belli oluyordu.
"Durumun kötülük derecesine 1 ile 5 arasından puan verecek olsan?"
"5." diye düşünmeden yanıtladım Azra'nın sorusunu. Yanıtım üzerine ikisi de gülmeye başladılar, bu durum daha çok sinirlerimi bozarken umutsuzca başımı tekrar masaya gömdüm...
Yemek boyunca benim özür planım için provlar yaptık. Aynı zamanda Gizem, Buğra'yı taklit ederken de bol bol güldük. Yemeğimiz bittikten sonra, kahvelerimizi yapıp terasa çıktık. Azra ve Gizem hararetli bir şekilde; Cris Evans'ın mı, Cris Hemsworth'un mu, daha yakışıklı olduğunu tartışırken,Tabii ki de Evans.Ben de telefonuma bakıyordum. Acaba Buğra'nın Instagram hesabı var mıydı? Stalklamalıydım? Beklemen kabahat kızım.
-Buğra Kaya-
DEÜ🎓| Endüstri Mühendisliği📖
İzmir📍Alsancak
541 Gönderi
2.814 Takipçi
618 Takip
Yuh! Yuh kine yuh! 2.814 takipçi ne?! Önüne geleni eklemiş miydi bu çocuk? Ve hesap gizlide, muhteşem! Kesinlikle istek atmayacağımı düşünürken Gizem telefonumu elimden çekti,
"Kızım neye bakıyor-"
"Gizem sakın!"
"AAA BUĞRA'NIN HESABI!"
"NE! Hemen istek at Gizem!" dedi Azra da ayaklanırken.
"HAYIR, SAKIN!" diyerek telefonu Gizem'in elinden almaya çalışırken, o ses geldi. Ekrana dokunulduğuna dair çıkan clik sesi.Kahretsin...Kahretsin."Şimdi alabilirsin canım telefonunu." dedi Gizem kocaman sırıtırken.
"Of ne yaptın Gizem ya!" diyerek telefonu elinden aldım ve yerime geri oturdum.-Buğra Kaya- Takip isteğinizi kabul etti.NE! KABUL MU ETTİ?! Mesajı tekrar tekrar okurken Gizem ve Azra'nın diline düşmemek için tepki göstermemeye çalışıyordum. 541 gönderinin 256.'sında iken ekranıma bildirim düştü.-Buğra Kaya- Gönderinizi beğendi.Beğendiği gönderi, 2 yıl önce bizimkinler ile gittiğimiz 90'lar partisine ait bir fotoğraftı;

Hatta fotoğrafı Batın'ın çektiğini çok net hatırlıyordum. Bu kadar aşağılara inmesine şaşırırken, gönderiyi yanlışlıkla beğenmesine gülsem mi, yoksa o senedeki paylaştığım gönderilerde Umut'un da olmasına üzülsem mi bilememiştim.
"Hadi bir şeyler yapalım ya!" diyerek ayaklandı Azra.
"Ne yapalım kanka?" diye karşılık verdi Gizem.
"AAA!" diyerek ayaklandım.
"Noluyor kızım?"
"Sahilde parti varmış! Paylaşım yapıyorlar." diye yanıtladım Azra'yı.
"E hadi o zaman gidelim hemen!" diyerek ellerini çırptı Azra heyecanla.
"Pijamalarla mı?" dedim somurtarak.
"Ayıp ediyorsunuz ben veririm size elbise. Hadi gidelim!" dedi Gizem bizi yeniden heyecanlandırarak. Şu an anlandıramadığım bir şekilde kendimi enerjik hissetmeye başlamıştım. Buraya gelmeden önce depresyonda olan ben, Buğra'nın bir beğenisi ile cesaret dolmuştum. Her şeyi yapabileceğimi hissediyordum. Gizem'in verdiği siyah mini elbiseye yakışır koyu göz makyajım ile kırmızı rujumun çok iyi bir uyum sağladığını düşünüyordum. 2 saat 26 dakikalık hazırlanmamızın ardından evden çıktık. Sahile giden yolda yürürken annem ve babama partiye gittiğimize dair bilgilendirme mesajı attım. Bu gece Gizem'lerde kalacağımızı zaten biliyorlardı.

Sahile vardığımızda etrafın oldukça kalabalık olduğunu fark ettim. Kumların üzerine büyük minderler ve ahşap sehpalar yerleştirilmişti. Asılan ledler ve arkada çalan arabesk şarkılar ile oluşan atmosfer oldukça hoşuma gitmişti.
"Ben içecek bir şeyler almaya gidiyorum." diyerek bar tarafına yönelirken,
Gördüğüm manzara karşısında, gözlerimin yandığını ve boğazıma bir yumru oturduğunu hissettim.Buğra ve yanındaki kız bar sandelyelerinde karşılıklı, gülerek sohbet ediyorlardı...



