Bazen insanlar tanınmak istemez bazen ister farklıdır istekler ama benim hikayem ne tanınmak ne tanınmamak çok farklı ama olağan ben narinleştireceğim özel kılacağım ...
*
sabah yürüyüşü en son ne zaman yorucu geçti hatırlamıyorum ama bu sefer çok fazla yoruldum hemde çok o kadar çok ki oturup dinlenmek isteyecek ve o terli halimle deniz manzarası izleyecek kadar maalesef oturup izlemek zorunda kaldım yoksa kalbim duracakti ayaklarımı uzattım sallana sallana biraz uzakta küçük kalan vapurun sesini dinliyordum o kadar rahatlatıcı ki gözümü kapattım ve tam o sırada korkuyla yerimden sıçradım ve yerde tahmini 17 veya 18 yaşında genç sarışın kumral arası güzel hemde çok güzel bir kız yatıyordu ve o anın şokuyla donakaldım kızın dudağının patladığını ve dizlerinin paramparça olduğunu fark etmedim ama fark eder etmez elimi uzattım ama yardım almadan kalkmayı tercih etti
-özür dilerim , dedim ama o soğukkanlı gözleri şipşiş ve klırmızı bir şekilde
-bir şey yok , dedi önüme geçip yürümeyi tercih etti o an ağzım açıldı çunkü kızın üstünde şort vardı ve bacaklarının arkası da kırmızıydı
-hey kız! o an sadece ismini bilmediğim için öyle söylemiştim nerden bileyimki kızın ismini asla öğrenemeyeceğimi
-ne var! böyle bir tepki verebileceğini düşünmemiştim
- arkan kanıyor ve kırmızı üstüne bir şeyler almam lazım
-bakıcım veya arkadaşım değilsin hiçbir şey yapman gerekmiyor
-ama benim yüzümden oldu
-hayır benim vücudumdaki morluklar yaralar veya dudağımın patlaması senin yüzünden olmadı yürürken düştüm hafif bir düşüştü öyle düşmeyle A bile demem
- lütfen
-hayır, ısrar edemiyor ama aynı zamanda ediyordum sonunda bir taksi çevirip onu zorla oraya soktum
- ne yapıyorsun bu işkenceden de beter
- hiç işkence çektin mi ?
-hayır. Konuşma bu şekilde son buldu ta ki taksicinin " nereye abi" demesiyle "en yakın kıyafet dükkanına " tamamdır" ve 12 dakika sonra ordaydık girwer girmez mağzadakı em kalın kıyafeti seçti
-hazirandayız , dedim ama umurunda değildi
- olsun bu bir tane mont almak istiyorum
-ihtiyacın varsa alabilirim dedim ama o bunu yanlış anladı tamam dedim özür dilerim yanlış ifade kullandım ama o beni dinlemedi ve gitti orada bir sandalyeye oturdum ve istemsizce gözümden yaş döküldü ama toparlanıp alışverişe devam ettim seçtiği kabanın bedenine göre yazlık kışlık bir sürü kıyafet aldım sonra günlerce onu bekledim ismini bilmediğim ama sevdiğim kişiyi sürekli oraya oturdum elimde paketler asla yılmadım asla ve bir gün kader bana da güldü yine beklerken bir teyze geldi yanıma
-oğlum sen neden Ergün elinde aynı paketler aynı yere oturmuş bekliyorsun? dedi
-teyze benim ayağıma bir kız takılmıştı sen biliyor musun bu kızı, dedim teyze güldü
-sen onun için mi bekliyorsun?
-evet teyze
-oğlum benim duyduğuma göre buradan birkaç metre uzakta o kızı babası sokağa attı o kızda ağlayarak geziniyor artık evsiz barksız canım kız nasıl da güzel be oğlum.
- saol teyzecim.
ne yapacağımı bilmiyordum ama o kızı bulacaktım yarın tekrar gelip arayacaktım