Odamda volta atarken canım sıkıntıdan patlamak üzereydi.
Hayatımda ilk defa bu kadar sıkılmıştım.
Dün akşam bol bol soğuk yediğim için bugün hastalanmıştım.
Artık lisedeki gibi annemi ve babamı gururlandırmak istemiyordum.
Lisede okul birincisi olmama rağmen ikiside bilerek ve de isteyerek gelmemişti.
Annem için teyzemlerde yapacakları dedikodu, babam için asistanıyla geçireceği bir gece daha önemliyfi.
Evet babam annemi aldatıyordu.
İlk başta bu beni biraz yormuş ve üzmüştü.
Ama annemide üzmek istemediğim için susmuştum.
Ne kadar da baba evinde kalmasamda annem ve babamı ayırmak istemiyordum.
Zaten annem her şekilde babamdan ayrılmak istemezdi en azından kocadını şerefli bilsin.
Babamda benim bildiğimi bilmiyordu.
Babam usta bir yalancı olduğu için annemden bunu çok güzel bir şekilde saklıyordu.
Beni annemle karıştırıyordu herhalde.
Ağzımda toplanan tükürük topunu yutmak için acayip zorlanmıştım. Boğazımda ağrıyordu.
Ama bana göre anneler ve babalar çocuklarını sevdikleri için saçlarını süpürge etmiyorlar. Onlara sonsuz bir şekilde saygı duyan ve onların her dediğini yapmalarını isteyen insanlar olsun diye saçlarını süpürge ediyorlar.
Bu benim görüş açım, sizi bilmem.
Bence ben bir hastaneye gideyim.
**********
Yavaş adımlarla otobüs durağına doğru ilerledim.
Arabam Istanbul'da kaldığı için otobüslere düşmüştüm.
Vay benim halimeeeeğğ!!
Beklediğim otobüs gelince bindim.
Kartımı okutup ilerledim koridorda.
Otobüs çok kalabalık değildi ama yinede oturacak bir yerde yoktu.
Şaşırdık mı?
Hayır.
Orta kapının önünde durup cebimden telefonumu çıkarttım.
Kulaklığımda Amo988-Yüreğim ağlar çalmaya başlarken gözlerimi kapattım.
Bir sure şarkı çaldı ve bende ona ritmik bir şekilde nefes alıp veriyordum.
Zevk veren bir aktivite.
Birden birisi kolumdan bemi dürttü, gözlerimi açınca karşımda kivırcık saçlı koyu kahve gözlü hobbit ama benim yaşlarımda olduğu belli olan bir kız vardı.
"Ne vardı?" diye sordum.
"Sen T.T.O'da mı okuyardun, hatta şubende B'ydi," dedi. Eee gerçekleri söylemişti. Şimdi ben ne diyecegim bu mala?
"Evet de, neden sordunuz?"
Elini bana doğru uzattı gülümseyerek, "Beren ben, ayni sınıftaydık," dedi.
Geldi aklıma.
Beren'di bu.
Hani şu paspas ve Hatice olayındaki Beren.
Yarım ağız sırıttım.
Gün gelir devran döner kozlar değişir Beren'ciğim.
"Aaaa, hatırladım şimdi seni, birseyler içmişte okula grlmiş gibi davranan arkadaş gurubunun lideri Beren. Eee köpeklerin nerede?"
O mala gibi kalırken ben ona umut dolu bakışlarımla bakmaya devam ettim.
"Belki unutmuşsundur hatırlatayım sana arkadaşlarını,
Şeyda; 7. sınıftayken onun erkek sevdası yüzünden disipline gitmiştiniz, hırsızdı, yalancıydı, bakımsızdı,"
"Sahi o artık ne okuyor? Mevzuna mi kaldi yoksa?"
Beren gözlerini kaçırarak cevap verdi, "striptizci," diyerek.
"Ela; hani şu obez olupta kabullenmeyen. Zorbalık yapan sanki kendisi mükemmelmiş gibi, o ne yapıyor?"
Gözlerini bana dikti, "bilmiyorum," dedi.
Dudaklarımı yapmacık bir şekilde büzdüm, "ama siz dünyanın en iyi üçlüsüydünüz. Ne oldu ki şimdi böyle?"