İçeriğe geç

İSİMSİZ

Bölüm 24 · 3 dk okuma

İSİMSİZ

Bölüm 24

24. Bölüm

Kıvanç'tan...

Sabahın köründe babam neden beni çalışma odasına çağırıyor ki şimdi?

Kapıyı tıklatıp içeriye girdim.

"Beni çağırmışsın baba."

"Gel, otur," diyerek karşısındaki koltuğu gösterdi.

Bende el mecbur geçip oturdum.

"Gelmen ve eskisi gibi magazine poz vermen bir oldu Kıvanç Bey."

Ne diyor bu be?

"Anlamadım?"

Elindeki telefonu bana gösterdi.

Telefonu elime aldım ve ekrana baktım.

Ben ve asistanımın öpüştüğü gün fotoğrafımızı çekmişlerdi.

Onun yüzü pek gözükmüyordu ama olsun.

Benim yüzümden başı belaya girsin istemiyordum.

"Hadi söyle bana, kim bu genç kız?"

"Boş ver," diyerek geçiştirdim onu. Ama gözünden kaçar mı hiç bunağın.

"Senin için önemli birisi olsa gerek," diyerek israr etti.

"Kim bu kız tanımıyorum ki," diyerek bende direttim.

Özür dilerim baba, sana çok benzemişim bu konuda.

"Hadi hadi söyle kim bu genç kız?"

"Baba, sarhoştum. Kız kim bilmiyorum," dedim ağır ağır.

"Öyle olsun velet, ama senden ilk önce öğrenirsem bu genç kızı biraz pahalıya batar sana."

Bildiğim üzere asistanımda soyku bir aileden geliyordu ama kimse ismini bilmiyordu.

Bana ismini söylememek için direndiği günün akşamı hakkında büyük bir araştırma yapmıştım.

Soylu bir aileden geliyordu ama hiç kimse ismini bilmiyordu.

Okul kayıt listesinde de ismi yoktu.

Yani kim kızının ismini Rızzık koyardı ki.

Benim bildiğim Rızzık ismi erkek ismiydi, ama babasıda çok fazla diretiyordu kızının ismini kimse öğrenmesin diye.

******'dan...

Ben karşımda durmuş benden cevao bekleyen babama ne diyeceğimi şaşırmıştım.

"Ben değilim ki bu kız," diyerek ucuz bir yalan söyledim.

Ne yapayım lan. Yalan söylemeyi beceremiyorum.

"Emin misin? Çünkı senin dün saç modelin öyleydi."

Zoraki bir gülümseme takındım dudaklarıma.

"Baba, bilmem kaç küsur kişi düneyin saç midelini örük yapmıştır."

"Madem sen değilsen neden bu kadar çok tepki gösteriyorsun ******?"

Büyük bir şekilde yutkundum, "ben her zaman böyle davranıyorum baba," diyerek geçiştirmeye çalıştım.

Bana psikolojik olarak baskı yapıyordu ki gerilerek gerçekleri söyleyeyim.

Özür dilerim baba, bu konuda kızın sana çekti.

İyi bir yalancı değilim ama iyi bir psikolojim var. Beni germeye çalıştığını anlayabiliyorum.

"Peki, çıkabilirsin."

Ayağa kalktim ve tam çıkacakken arkamı gönüp babama baktım, "bugün evime gitmek istiyorum," dedim. Kafasını yavaş yavaş kaldırdı, "nasıl istersen, sonuçta ben seni özgüf bir şekilde büyütüyorum," dedi.

Odadan çıkarak derin bir nefes alıp verdim.

Hayatımda hic bu kadar gerilmemiştim.

*********

Evimin kapısını açıp içeriye girdim.

Ne kadar çok özlemişim evimi la.

Anında telefonumu elime alıp Kıvanç'ı aradım.

Bir süre çaldi ve beni meşgule attı.

Bir dakika ya. Bu kim ki beni meşgule atıyor!!

Tekrar aradım tekrar meşgule attı.

Tekrar aradım, tekrar meşgule attı.

Tekrar aradım, tekrar meşgule attı.

Aaaaağğğğğ!!

Bu orospu çocuğu kim ki beni meşgule atıyor!

Tekrar aradım, tekrar meşgule attı.

Tekrar aradım, tekrar mesgule attı.

Tekrar aradım, tekrar meşgule attı.

195 aramadan sonra...

sinirden yerimde duramıyordum.

Bu piç kim ki beni meşgule atıyordu.

Tekrar aradım, açtı.

Ne!

Açtı mı?

"Ne istiyorsun baş belası."

"Neden, meşgule.attın beni?"

"Toplantıdaydım."

"Ne toplantısı?"

"Sana ne?"

"Neyse, biz öpüşürken fotoğrafımızı çekmişler! Maganize boy boy fotoğraf!" diye bağırdım kendimi tutamayarak bağırmıştım sonlarda.

"Bağırma aptal! Birde senin yüzün hiç gözükmemiş, benim yüzüm ful açıktaydı. Bende neden sana bağırmıyorum? Bir daha da arama beni böype saçma işler için," deyip telefonu suratıma kapattı.

Yutkunarar telefonu önümdeki sehpeye bıraktım.

Neden bana karşı bu kadar kaba davranıyordu?

Ona ne yapmıştım ki?

Geçmişten kalan yaralarımı bilmesine rağmen bana karşı böyle davranması beni o kadar kırıyordu ki ama ben ne yapacağımı biliyorum. Eğer bana karşı böyle davranmaya devam ederse bırakacağım asistanı olmayı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.