9.sınıfın ilk günü Enginle beraber Penci Zorno Anadolu Lisesine gitmiştik. Aynı sınıfa düştüğümüz için sınıfa girdiiğimizde yan yana oturmuştuk.
Sınıfta ki elemanlar cok sessizdi. Kimse konuşmuyordu, arkamdakiler dışında.
Arkamda 3 kişi vardı. Hemen arkamda oturan kekonun adı Doruk'tu. Onun arkasında oturanlar Kuzey ve Atakan. Okulun ilk günü nasıl hemen kaynaştılar anlamamıştım. Neyse en azından Engin yanımda.
Engin: Hadi ya daha ne kadar hocaları bekleyeceğiz
Poyraz: Bilmiyorum. Umarım sıkıntılı hocalar bize gelmez.
Bu cümleyi ağzımdan çıkardığım gibi sınıfa sanki basur olmuş gibi yürüyen adam girdi. Oversize tshirt, daracık jeans pantolon ve neon spor ayakkabıyla öğretmen sırasına geçti. Bir süre sonra kendini tanıttı. İngilizce hocasıymıs, amma da kasıntı bir adamdı. Ama ben fazla aldırış etmemiştim. Ders ilerlerken adamım full odağı arkamda oturan kuzeye doğruydu. Takıntı yaptı galiba, iyi ki bana takıntılı olmadı dedim içimden.
O gün şahsen Engin ve arkamda ki 3 cocukla vaktimi geçirmişim.
İlk hafta Engin, Kuzey ve Atakanla o kadar iyi anlaşmıştım ki sınıfın gürültü kaynağı bizdik.
İkinci haftanın başı sınıf hocası bunu fark edip Engin'in yerini başka bir cocukla degistirtmisti.
Poyraz: baska değiştirecek adam mı yoktu aq
Engin: Kadın duymasın kanka, en azından hala aynı sınıftayız. Kendine iyi bak
Engin cantasını toparlayıp o cocugun yerine gecmisti. O cocukta yanıma tam yerlestiginde yanlıslıkla derin bir of cekmiştim.
Eren: Bende zaten cok meraklı degilim
Poyraz: Ne demeye calısıyorsun
Eren: Ben geldiğim gibi büyük bir of cektin amk. Bende diyorum ki isteyerek yanına gelmiyorum zaten
Poyraz: Banane amk
Eren: Taam hadi işine kardesim
Aslında bilerek yapmamıstım ama keske bilerek yapsaymısım. Gün boyu cocukla tartısıyordum ama yapacak baska bir cozumde yoktu.
Zamanla birbirimize alıştık mecburen, hatta iyi anlasıyorduk. Birbirimize numaralarımızı vermiştik. Artık her gün konuşuyorduk.
Engin bunu fark etmiş olmalıydı ki haftasonu benim odamda oyun oynarken laf arası sormuştu
Engin: Alıştın hemen ona
Poyraz: Kime?
Engin: Salağa yatma oglum Eren iste
Poyraz: Haa, aynen. Kafa dengi biri
Engin: Sence de cok hızlı yakınlasmadınız mı?
Poyraz: Yoo, niye ki? Kıskandın mı:)
Engin: Saçmalama hayır tabi ki. Of sorduğun soru yüzünden oyuna odaklanamadım. Senin yüzünden kaybettim
Diyerek telefonu elinden bırakmıştı. Bende sırıtarak ekranımda ki Win kelimesine bakıyordum.
Poyraz: Beni yenemezdin her turlu anla artık. Neyse cok acıktım cips vardı masanın ustunde onu alsana
Engin: Misafire yaptırıyo bide aq
Poyraz: Sen misafir sayılmazsın kanka
Engin: Of tamam, bekle beni burada o zaman. Bensiz maça girme
Poyraz: Tamam cabuk gel ama
O gün güzel gecmisti. Aksam erken yatmaya calısıyordum ama aklıma nedense aniden Engin'in sordugu soru geldi. Ne demek istiyordu ki? Erenle o kadar hızlı mı yakınlasmıstım? Normal degil miydi onunla yakınlasmam? Ya da Engin gercekten beni mi kıskanıyord- Of ben ne dusunuyorum ya. Uyumam lazım.
