İçeriğe geç

IŞIK +18

Bölüm 1 · 3 dk okuma

IŞIK +18

Bölüm 1

1

Barış: iki biram var

Barış: soğuk

Ahu: tamam

Ahu: yarım saate sendeyim.

Barış: bekliyorum

Bornozumu çıkarıp kıyafetlerimi giydim. Hazırlanıp evden çıktım. Barışla yaklaşık 8 aydır gizli bir ilişki yaşıyorduk. Fakat bu aşk değildi. Aslında aşk vardı ama o da gizliydi. 8 ay önce bir kutlama esnasında rastgele tanışmıştık. Devamında tüm geceyi birlikte benim evimde geçirmiştik. Görüşmeye bazı şartlar altında devam ediyorduk. Mesela kimseye birbirimizden bahsetmiyorduk. Eğer yaşadığımız ilişki açığa çıkarsa Barışın kariyeri zedelenebilirdi. Ya da en iyi ihtimalle aylarca magazinlerde boy boy fotoğraflarımız dolaşırdı. İddiasına göre benim adımı da kötüye çıkarmak istemiyordu.

Barışın evine gelmiştim. Etrafta kimsenin olmadığından emin olduktan sonra bahçeye girdim. Kapıyı gülümseyerek açtı. İçeri girip montumu çıkardım. Evine bunca zamandır sadece iki kez gelmiştim bu üç oluyordu. Salona geçip koltuklardan birine oturdum. Barış mutfaktan elinde iki kutu birayla geldi. Birini bana uzattığında hiç içmeden masaya koydum. Oturduğunda üç büyük yudum almıştı bile.

Kaşlarıyla kutuyu işaret ederek konuştu. “içmiyor musun?”

“kutu bira sevmem ben.”

“rakı var, seversen getiriyim.” Yerimden kalkıp yanına gittim. Dizlerimin üstüne çöktüm. Ellerimi dizlerine koydum. Gözlerimizi birleştirdim.

“içmek istediğim şeyler çok farklı şu an.” Elindekini yere bırakıp tek eliyle saçımı okşadı. Fermuarını açtım. Ağzımın içindeki sıcaklığı sevdiğini söylüyordu. Kafamı bastırıp nefessiz bırakıyordu beni.

“kucağıma gel.” Kucağındaki yerimi hızla aldım. Eteğimin altından vücudumu okşuyordu. Tek hamleyle içimde hissettim büyüklüğünü, sertliğini. İnlemelerim bize eşlik ediyordu. Omzundan destek alıyordum. Üzerimdeki tişörtü yukarı çekip etek kısmını dişlerimin arasına sıkıştırmamı sağladı. Tek seferde sütyenimi çıkardı. Artık öpücük sesleri de odada yankılanıyordu. Biraz sonra hızlanmaya başladı. Sesindeki hırıltı artıyordu. Boşalmaya yakındı. Boynunu öptüğüm gibi içimde bir sıcaklık hissetmiştim. İçime boşalmıştı. Kafasını geriye attı. Dudaklarına kısa bir öpücük verip boynuna yaslandım.

Nefesi düzene bindi. Kalçalarımı biraz yukarı kaldırıp içimden çıktı. Tekrar dizine oturttu. İçimden akan sıvılar dizine bulaşıyordu.

“duşa girmek ister misin?” sesi yumuşacık çıkıyordu. Kafamı kaldırıp gözlerimizi buluşturdum.

“beni doyuramadın bu sefer, ne duşu?” gülerek dudaklarımı öpmeye başladı. Öpüşmemiz giderek alevli bir hal alırken ayağa kalktı. Yatak odasına gittik. Sırtımı yatakla buluşturup vücudumun her zerresini öperek bacaklarımın arasına kadar indi. Dilinin ıslaklığı benim ıslaklığımla karıştı. Kafasını bastırdıkça daha da iyi hissettiriyordu. Bacaklarımın arasından çıkıp dudaklarıma uzun, tuzlu bir öpücük bıraktı. Tişörtümü kafamın üstüne kadar getirip bıraktı. Ellerimi tek eliyle mahsur bıraktı. Yine tek hamleyle içimdeydi. Sertliği canımı yakmıyor aksine zevk veriyordu. Çığlıklarım odada yankılanıyor vücudumuzdan çıkan seslere eşlik ediyordu.

“doyuramadım mı demek?” doyuramadın dememe sinirlenmişti sanırım.

“doyurdun Barış.”

Üstüme yığılıp kaldı. İçime ılık ılık akan sıvısını hissediyordum. Nefesleri düzene binince boynuma sulu bir öpücük bırakıp kendini yan tarafa attı.

…

Sabah gözlerimi barışın yatağında açtım. Yanımda yoktu. Sadece telefonumda bir mesaj vardı. “evden çıkarsan haber et.”

Hızlıca barışa günaydın mesajı attım. Öğlen olmuştu resmen. Çarşafları değiştirip hızlı bir duş aldım. Barışın tişörtlerinden birini giyip kendime hızlı bir kahvaltı hazırladım. Kahvaltımı bitirir bitirmez eşyalarımı aldım. Evden çıkmak üzereyken barışa mesaj attım.

Ahu: ben çıkıyorum

Ahu: haberin olsun

Barış daha bakmamıştı. Fakat o sırada kapıda duyduğum anahtar sesiyle barışın geldiğini anlamıştım. İyi de neden gelmişti şimdi? Belki de beni evinde yalnız bırakmayı göze alamamıştı. Sonuç olarak aylarca beni evine sadece 2 kez almıştı ve şimdi birden yalnız bırakmak mantıklı olmayabilirdi. Bana bu kadar mı güvenmiyordu diye düşünürken kapıda iki kadın ve bir çocuk gördüm. Anahtarla kapıyı açmış bana bakıyorlardı ben de şaşkınlıkla onlara bakıyordum. Kapıyı anahtarla çıktıklarına göre hırsız olamazlardı. Hırsız olmadıklarına göre bunlar barışın ailesi olabilir miydi?

“Sen kimsin oğlumun evinde ne işin var “ Evet annesiydi. Hızlıca açıklama yapmaya çalıştım fakat elim ayağıma dolanmıştı ve ne diyeceğimi bir türlü bulamamıştım. Kız arkadaşıyım desem barışın hoşuna gitmezdi.

“Siz sanırım annesiniz siz de sanırım ablası olmalısınız sen de sanırım yeğeni oluyorsun barışın ben kimim ben de barışın çok yakın bir arkadaşıyım. Ama tabii siz beni tanımıyor olabilirsiniz çünkü Barış benimle olan arkadaşlığını pek anlatmaz. Daha doğrusu anlatılacak bir arkadaşlığımız yok. “

Saçmalamaya devam ediyorum 2 kadın da yüzüme bakıyordu. En sonunda sustum çünkü anlatacak bir şey kalmamıştı söyleyebileceğim bütün yalanları söylemiştim. Şimdi barış ararlarsa ve barış başka bir şey söylersen olacaktı, biz barışta bunları hiç konuşmamıştık çünkü bizi yakalayabilecek kimse yoktu.

“sen barışın anlattığı kız mısın yoksa?” daha genç olan kadın konuştu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.