1.BÖLÜM IŞIĞIN PEŞİNDE “Anneee ormana gidebilir miyiiiimm?” Diye bağırdım anlık gelen sıkılma ile. “Olur Alara, fazla uzaklaşma ama” diye yanıt geldi annem Suna’dan.En fazla nereye gidebilirdim ki zaten diye geçirdim içimden. Ardından “Hava kararmadan da evde ol” Diye ikinci bir uyarı geldi hemen. Yaşadığımız yer çok soğuk olduğu için kat kat giyinerek çıkıyorduk dışarı. Bu da epey fazla zaman harcatıyordu, ayrıca hava da erken kararıyordu. Giyinmeye başlamadan önce göz ucuyla havaya baktım.Havanın kararmasına bir, bilemedin iki saat var gibi duruyordu.Yeterde artardı bu süre.Zaten burada yaşayan tek aile biz olduğumuz için hiç arkadaşım olmadığından sıkılmam ile eve dönmem bir oluyordu.Neredeyse 4 kat kıyafet giydikten sonra hazır olduğumdan bir kez daha emin oldum ve botlarımı giymeye koyuldum.Kıyafetlerimin rengine en çok uyan lacivert botumu seçtim ve dışarı fırladım hemen. Sonra düşünmeye başladım, neden bu kadar uzakta yaşıyoruz ki, ne olurdu bende diğer insanlar gibi şehirde yaşasam.Ayrıca babam ben iki yaşındayken bırakmış bizi –tabi annem doğru söylüyorsa-. Neredeyse on bir yıldır görmüyorum babamı.Annemle ne zaman bunu konuşmaya çalışsam bir bahane bulup geçiştiriyordu.Bundan iki gün önce kendime bir söz verdim, büyüyünce bu olayı araştırıp babam hakkında her şeyi bilecektim.Biraz daha yürüdükten sonra bir kurdun uğuldama sesini duydum.Genelde onlar yüzünden gece uyuyamıyordum ama artık alıştım.Yakında değillerdir herhalde diye geçirdim ve yoluma devam ettim. Güneş yavaştan dağların arkasına geçmişti bile.Fazla uzaklaşmamıştım evden, uzaklaşmamalıydım zaten ama bu sefer biraz daha ilerlemeye karar verdim. İlerledim ilerledim ama hiç farklı bir şey yoktu.Sanki kendi eksenim etrafımda defalarca dönüyormuşum gibi geldi artık. Daha fazla sıkıcı olamaz diye düşünürken ileriden gelen bir kırmızı ışık sezdim.Ona doğru gidecektim ki bir kol arkamdan beni çekiştirdi.Korku ile bağırırken bunun annem olduğunu fark ettim.”Uzaklaşmak yok demedim mi ben sana, neden sözümden çıkıyorsun.Ya başına bir şey gelseydi, ya eve geri dönemeseydin!” diye bağırmaya başladı.”Ama anne” derken işaret parmağım kırmızı ışığı gösteriyordu.”Nolmuş ışıksa ışık yani bizi ilgilendirmiyor.Düş peşime” dedi beni çekiştirirken.Gözlerim dolmuştu.Annemi hiç bu kadar sinirli görmemiştim.Geleceğim, geleceğim ve o ışığın sırrını öğreneceğim diye geçirdim içimden. Fakat bu yarın olmayacaktı, annem hemen oraya gideceğimi anlayacak kadar zeki olabilirdi, ama ne zaman gideceğimi asla tahmin edemezdi. Ertesi gün, dün kadar maceralı geçmedi.Annem yasakladı da zaten dışarı çıkmayı.Oturup boş gözlerle zar zor çeken televizyonu izliyordum ki annemin ayak seslerini duymaya başladım.Buraya geliyordu.Umarım kızmaz, umarım kızmaz diye tekrarladım içimden.Neyse ki yüzü düne göre biraz da olsa iyimserdi.Ellerindeki kitapları fark ettiğim de “Bunlar ne?” diye sordum hemen.”Boyama kitapları. Sıkılmışsındır diye düşündüm” Ardından boya kitaplarını ve biraz da boya kalemini önüme tavuk yemliyormuş gibi fırlattı ve yüzüme bakmadan hemen koşar adımlarla mutfağa yöneldi.”ANNE BEN 13 YAŞINDAYIM İLGİMİ BU MU ÇEKER SENCE!” Diye öfkeyle bağırdım.”Başka şansın yok.Dışarı çıkamazsın idare et işte.” Hiçbir anne bu kadar kötü olmazdı çoçuğuna karşı. Ben oflar puflar yağdırırken annem bi anda odaya daldı.”Eğer gizli gizli dışarı çıkmaya kalkışırsan…” Cümlesini düşünmeden geldiği çok barizdi.Gülmemek için kendimi zor tutarken ağzından o meşhur kelimeler döküldü,”Bacaklarını kırarım senin.”Bu sefer kendimi tutamadım ve hafif hafif kıkırdamaya başladım.”ALARA KES SESİNİ”Diye bir uyarı geldi.Bu ses tonu beni put gibi durdurmaya yetmişti.”Zaten tek bir eğlence kaynağım vardı onu da yasakladın. Ne yapmamı bekliyorsun” Zaten sinirli olan annemi daha da sinirlendirmek için yetmişti bu sözler.”Alara kes sesini dedim.Sana ağlatacak sebepler vermek istemiyorum.” Dedi dişlerini sıkarak.İçimden Tamam şampiyon sensin.Sensin diye geçirdim annemin verdiği şeyleri boyarken. Biraz daha boyamaya devam ettikten sonra aklıma küçük kardeşim Tuna geldi.Yıllar önce geçirdiği bir kazada hayatını kaybetmişti.Onunla ekmek almaya giderken dikkatsiz bir tır şoförü – aynı zamanda bir şerefsiz- kaç tonluk tırı yanlışlıkla –sözde- üzerimize sürmüştü.Ben ufak bir sıyrıkla atlatsam da aynı durum kardeşim için aynı durum söz konusu değildi. İki ay boyunca koma da kaldı kardeşim.Her gün ona bakmaya gidiyorduk annemle. Her gittiğimde ağlamamak için zor tutuyordum kendimi.Bunları düşünürken annem ağladığımı duymuş olacak ki hemen yanıma geldi.Geldiğini fark etmem ile gözyaşlarımı silmeye çalışmam bir oldu.”Canım, artık kardeşin için üzülmemelisin.O yukarıdan seni izliyor.”Dedi annem. Az önceki deccal annemden gram eser yoktu sesinde.Bu sefer de ona sarılarak ağlamaya başladım.”Neden o tırcı adam da ölmedi neden anne!Ne istedi kardeşimden NE, NE” Diye tekrarlayarak devam ettim ağlamaya.O günden beri o adama olan öfkem bir gram eksilmemişti.Kardeşimin ölümünden sonra çıktığımız mahkeme de o adama sadece bir yıl hapis verdiler.Sadece bir yıl.Kardeşimin hayatı karşılığında sadece bir yıl… Gözlerimi açtığımda yatağımda ve üstüm örtülü bir şekilde buldum kendimi.O aşağılık adama nefret kusarken uykuya dalmış olmalıydım.Annem beni taşıyarak buraya getirmiş demek.Yataktan kalktım ve hızlı adımlarla annemi aramaya başladım.Annem bütün işlerini bitirmiş kahvesini yudumluyordu.”Anne saat kaç?” Diye sordum uykulu bir şekilde.”Saat üç ve bugün Pazar.” Yanıtını duyunca gözlerim fal taşı gibi açılmıştı.”NE BİR GÜNDÜR UYUYOR MUYUM?” Diye sordum bağırarak.Annem bu tepki karşısında kahkahalar ile gülmeye başladı.”NE GÜLÜYORSUN CEVAP VER.” Dedim çıldırmışçasına. “Evet kızım dün fazla yorgundun bende uyandırmak istemedim.” Dedi sırıtarak.”ANNE ŞAKA MISIN? SAAT KAÇ OLMUŞ İNSAN BİR UYANDIRIR YAA! Dedim sesimi daha da yükselterek.Annem bu ses seviyesine etrafımızda hiç kimse olmadığı için kızmamıştı.Bu sadece komik geliyordu ona. Bu günü annem ile sohbet ederek geçirdim.Üç ve dördüncü günü de. Evde sadece iki kadın olarak yaşadığımız için ev hiç denecek kadar az dağılıyordu.Sadece sabah uyandığımda yatağımı toplama ve yemekten sonra bulaşıkları yıkama derdim vardı, bu da bana dert olacak kadar büyük bir şey değildi.
Bölüm 1
İlk bölüm
Bölüm sonu
3 yorum
Çok güzel olmuş. Devamını bekliyoruz
Güzel, Emre devamını bekliyoruz
Au cok guzell