İçeriğe geç

Işığın altında

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Işığın altında

Bölüm 7

AFORİZMA

Kanıyorum ve dünyadan ayrılıyorum. Bakamam yarına ve yanındaki adama. Kraliyetler ve kraliyetten ömürler adama benzer. Amalarca aması yok bu kadere adamın devası. Yorumlar yapamayız ama eleştiride yapılanı tekrarlarız, tekrarı. Ömrümden ömür gitti istekler istenenler ve isteyip de çekip gidenlerden ziyade ne ederler kendilerine. Adam kalktı ayağa masadan dedi bana "sekssist yerlilere bak, bak bu aç yerlilere. Ağla bu hüzünlü toprağa, davet eder bizi yeniden köylü yaşamına ama içindekiler sığmaz o pagan halka. Halktandı halkı halkın dışında bir halk yapan. Ecnebi canları alıp da dışlayan. Koyu günün en sonunda yanan beyazlar ve beyaz sanılan karalar. Karanlık çökünce etrafa depresif anarşist, işte o zaman dirilen hiç var olmamış fikirler ne kadar da değersiz. Acının kollarındaydı umut ama hiç de varolamamıştı acı. Kendi hallerinde gezinen köpeklerde yedinci gün ve dokuzuncu dalga gelmişti kapı ve kapı gibi yar olmaz dünden sonra. Karanlıktaki korkulardır korkudan yoksun olanlar. sen hiç aydınlıkta huzurlu olmadın mı? denilebileceklerden çok ne edebileceklerimize ve güller üstünde... Bakıyorum da baktığımı göremiyorum ve kör adamdan dağdaki çiçeklerin rengini istiyorum. Anlıyorsun değil mi beni depresif anarşist? Anlam kazanması gerekenlerden ziyade anlamını yitirip gidenler ve yitirmeyip de çoktan göçenlere üzülüyorsun bu hayatta fakat hayatta hüzün olunca düzene ne kalır mutsuz yapmaya.". cevabım hazırdı o kahvaltı denen yalandan sonra. Atılı verirdim ben lafa: "Düzenden geriye kalan dönüşür yanan bir tapınağa ve tapınaklardır düzeni oluşturan başta. Depresiflik nedir bilir misin? Bilinmez depresifliklerde sakladım ben huzuru ve huzur sanılan mutsuz umutları. Yarı yar edemeyen bulamaz canı cananı. kara sular adam, bu kara sular ne deniz ne de engin bir gediz. Son sözlerimi ederim sana ve şanı olmayan bu yarım yamalak düzenden meydana. Düşler sokağında bir katarsis ve ameliyat hanede bekleyen bir din adamı. Cennet ve oradaki oradaki güzel mevki üstüne gidersen girmek gerekir. Bak yüce dağlara düşecek bir kuş üzümü kuruyup gidince gelecek gerçek ve varolmamış hiçlik." Sözler demez bize nedir istek ve istek dışı dünya. Füsun nedir sen bilir misin? Hapsolmuşum bir füsunla ve ne elde ederim bilemem bu kahrolası cihanda. Hasret ve onursuzluğun bir arada bulunduğu onursuz hasret çiçekleri açmaya başlayacak yağmurdan önce ve çıkmıştı evin zemininden bir tane. özlem giderme vaktiydi şimdi. Yüzleşmiştik gerçekle ve adamla. Tabii gerçek oysa eğer. Şu an ben... Ne diyorsun? Anlamıyorum! Ne demek istedin? Gerçekten... Özlüyorum...

Bölüm sonu

2 yorum

  • Birşey sorucam. Özgürlük nede ek senin gözünde (lütfen busoruyu cevaplıyacaksan geçiştirmeden tam cevapla yada hiç cevaplama)

  • Yani biraz saçmalamış olabilirim ama, depresiflik anarşist senin bu kitap dünyasındaki yansımanmı? Eğer öyleyse yaşlı adam kim?