İçeriğe geç

Işığa Tutsak

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Işığa Tutsak

Bölüm 1

Güneş

Küçük Can kollarını iki yana açmış ordan oraya koşuyor, sarı saçlarının savrulmasına neden oluyordu.

"Yorulmak nedir bilmez misin çocuk sen?"

Babasının sesini duyunca koşamayı bırakıp karşısında masaya oturmuş önündeki kağıtlara bir şeyler karalayan babasına baktı. Adam kendini yaptığı şeye o kadar kaptırmıştı ki oğlunun yanındaki boş saldalyeye oturduğunu fark etmedi bile "Baba" Can çocuksu sesiyle konuştuğunda adam bir kaç saniyeliğine ürperdi. Ardından kızgın gözlerle ona neşeli br şekilde bakan oğluna baktı.

"Ne var?"

"Ne yazıyorsun?" Ayakları yere değmediği için bir ileri bir geri sallamaya başlarken sordu. Adam bu soruyu görmezden gelip önündeki kağıtlara geri döndü.

Can babasını izlemeye devam etti. Babasına aşırı benziyordu. Her özelliğini babasından almıştı. Sadece saçları annesininki gibi sarıydı. Küçük çocuğun gözleri gökyüzüne tepelerinde palayan güneşe takıldı. Aklına bir soru takılmıştı.

"Baba"

Adam derin bir nefes alıp "Yine ne var?" dedi.

"Neden güneşe sarlmıyoruz?"

"Ne?" Başını kağıtlardan kaldırıp oğluna baktı. "Ne dedin?"

"Güneşe sarılmak istiyorum"

Adam sert bir sesle "Böyle saçma şeyleri nerden buluyorsun hiç anlamıyorum" dedi.

Can kollarını birbirine bağlayıp somurutmaya başladı. Niye babası her zaman bu kadar sert olmak zorunaydı ki? Oysa o ne sorsa annesinin her zaman bir cevabı olurdu. Adam oğluna uzun bir süre baktı. Anlaşılan oğlu onu rahatsız etmeye devam edicekti. Onu neyle oyalasamda yanımdan gitse diye düşünüp bahçeye bir göz attı. Tam o sırada evin kapısı açıldı ve dışarı elinde sepetle karısı çıktı. Saçları güneşte parlıyordu.Adam oğluna dönüp "Aslında sarılmanın bir yolunu biliyorum" dedi ilgisiz bir ses tonuyla. Ama bu söylediği Canı heyecanlandırdı.

Küçük çocuk parlayan gözlerle babasına baktı. Adam eliyle çamaşır asmaya başlayan kadını gösterdi. "Güneşe sarılmak istiyorsan annene sarılman yeterli"

"Nasıl yani?" dedi Can şaşırarak.

"Baksana saçlarına tıpkı güneş gibi"

Can annesine hayran hayran bakmaya başadı. Gerçekten de babasının dediği gibiydi, annesinin saçları güneş gibiydi.

"Hadi gitte sarıl" dedi umursamaz bir tavırla.

Can hızla oturduğu yerden kalkıp annesine doğru koşmaya başladı. Adam derin bir nefes aldı. Sonunda işine kaldığı yerden devam edebilirdi. Önünde duran kağılara baktı. Sabahtan beri uğraşmasına rağmen güzel bir şeyler yazamamıştı. Bu besteler işe yaramazdı. Oflayıp oturduğu yerden kalktı. Evin kapısına doğru yürümeye başladı. Karısı güneşmiş, ne saçma diye düşündü. Onun için bu benzetme önemsizdi. Ama küçük Can çoktan annesine kollarını sarmış onun gerçekten güneş olduguna inanmıştı. Ve hayatı boyunca da buna inanacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.