"Kimin öldüğünü bulacağız ve sonra ipucunu bulacağız. Sanırım hergün bir ipucu verilecek. İpucunu bulamayan kişi ölecek. Yardım etmek yok. Arkadaşınıza ipucu konusunda yardım etmek onun ve senin zararına olacak. Ona göre davranın. Herkes ipucunu bulmaya çalışsın. Toplantı şimdilik bitti ama bu odadan çıkmayın. "
Okulun son günü olduğu için ve hocalar derslere devam ettiği için az kişi gelmişti. Kimse okulun son günü ders işlemek istemiyordu. 11 ve 12. sınıflar olarak toplam 40 kişiydik. Karnelerini okul açılınca idareden alabilirlerdi.
"Ölen kişiyi bulmamız gerek," dedi Carolina.
Herkes onu onayladı.
"Çok kalabalığız. Ben ve seçtiğim kişiler ölen kişiyi arayacağız. Ben yokken yönetim Katniss'ta." Kat benden sonra gelen okulun en başarılılarındandı. Ben yokken buralara o bakabilirdi. Gözlerimi öğrenciler arasında gezdirdim. Gözünde güç gördüklerimi seçecektim sadece. Carolina'da onlardan biriydi.
Uzun boylu esmer bir çocuğun yanına gittim. "Sen." Kısa sarı kıvırcık saçları olan kızı seçtim. Carolina'yı, kumral bir kızı, sarışın bir erkeği ve uzun kızıl saçları olan bir kızı seçtim. "Siz benimle gelin." dedim.
Salonda bir kaç demir sopa vardı. Salonu yenilemek için bunları almışlardı fakat şu an bize lazımdı. "Yanınıza sopa alın." dediğimde herkes birer sopa aldı.
En önde ben kapıyı açıp dışarı çıktım. Etraf buz gibiydi ve karanlıktı.
Peşimden gelen diğer ögrencilere baktım. "İsimleriniz ne?"
Kumral kız, "Ansel," dedi.
Sarışın kısa saçlı kız, "Robin,"
Sarışın erkek, "Steve,"
Kızıl olan, "Nancy," dedi.
Carolina onu tanıdığımı biliyordu bu yüzden bir şey söylemedi.
Bütün gözler esmer çocuğa döndü. Çok soğuk birisine benziyordu, tıpkı benim gibi. Boyu da gerçekten çok uzundu. "Lucas."
"Robin ve Nancy siz en üst kata bakın, Lucas ve Steve 3. kat sizde, Ansel sen 2. kata bak, Carolina sen giriş katına bak, ben de bodruma bakıcam." Herkesi gruplara ayırarak görev dağılımı yaptım.
Hiç vakit kaybetmeden herkes ölen kişiyi aryıyordu. Okul büyük olduğu için biraz uzun sürmesi gerekiyordu. Şimdilik sadece dört oda aramıştım. Tam o sırada yukarıdan ses geldi: "Buraya gelin! Onu buldum!" Bu Robin'in sesiydi.
Aceleyle en üst kata çıktığımda gördüğüm kişiyle dona kaldım. Ölen kişi Lassie'ydi. Benim kardeşim.
