İçeriğe geç

İNTİKAMIN GÖLGESİNDE AŞK

Bölüm 1 · 3 dk okuma

İNTİKAMIN GÖLGESİNDE AŞK

Bölüm 1

Düşman'ın Gölge oyunu

Seoul`un gece gökyüzü neon ışıklarının altında parlıyordu Lee Byung-Hun ofisinin penceresinden aşağı baktı gözleri şehrin kalbinin atışını takip ediyordu. Elleri camın soğuk yüzeyine dayalı düşünceleri ise rakibi Lee Jung-Jea nin üzerine yoğunlaşmıştı Byung hunun gözleri jung jeanin babasının şirketini ele geçirmek için yaptığı planlarla doluydu bu onun için bir iş değildi bir intikamdı babasının ölümünden sorumlu olan jung jea ailesini onu affetmemişti ansızın kapı çaldı ve sekreteri Byung-Huna bir ziyaretçi olduğunu haber verdi "Lee Jung jea sizi görmek istiyor"dedi Byung hunun gözleri daraldı bir an için yüzünde soğuk bir gölge belirdi "Girin" sesi soğuk ve kontrollüydü Jung jea odanın içine girdi gözleri Byung huna dikilmişti ikisi bir an için birbirlerine baktılar aralarında ki gerilim hissediliyordu Byung hunun yüzü bir maske gibiydi hiçbir şey belli etmiyordu Jung jea ise bir gülümseme ile Byung huna bakıyordu gözleri ise bir şimşek gibi parlıyordu ikisi birbirlerine bakıştılar aralarında ki sessizlik odanın içinde bir ağırlık gibiydi Byung hun gözleri jung jea nin yüzünü tarıyodu jung jea nin gülümsemesi nedense byung hunun içinde bi sıcaklık hissetmesini sağlamıştı ama bunu asla yüzüne yansıtmadı ve kafasını pencereye doğru çevirip heyecan ve nefret karışımı bir ses ile “ne istiyorsun?”diye sordu jung jea ise “seni görmek istemiştim byung seni”dedi sert ve düşmancıl bir ses ile “ne yazık şirketi ele geçirme arzusuna yenik düşüp babamı sağ bacağından tüfek ile vurman” dedi aynı soğuklukta cevap verdi byung hun “sana bunu kim söyledi” o sırada byung hunun telefonu çaldı açıp kulağına koydu ardından “ne var?”“•••”“Ay çen büyüdünde benimle pazarlama mı yapmaya çalışıyosun? Sana son kez söylüyorum o kiralık katilerin tanesi 2000.000.000.000 dolardan aşağı gelmez yani benden 45.6000 dolara bi ces3t bile alamasıııın tamam mı? Beni bunlar ile meşgul ettme daha önemli işlerim var” dedi jung jea ise byung Hun’a şok olmuş bir şekilde bakıyordu byung hun ise telefonu kapatıp jung jea ye dönüp “kim söylediyse yanlış söylemiş çünkü babanı ben değil Gong yoo vurdu” dedi o sırada kapı çaldı byung hun soğuk ve kasvetli bir ses ile “Gir” dedi içeri Gong yoo girmişti ama bir sorun vardı ki onu jung jea tanımıyordu Gong Byung Hun’a dönerek “Napıyon kaptan” dedi ve jung jea ile göz göze geldi “Hey sen seni tanıyorum sen…bunun çocukluk aşkısın evet hatta senin fotoğrafını çantasında-“ Gong un konuşması Byung Hun yüzünden yarım kalmıştı çünkü Byung Hun Gong un ağzını kapatıp ona kısa ve sert bir bakış atıp karizmasını bozmamak için sesini alçak ve sert bir tonda tutuyordu “konuşma yoksa seni s!kerim” Gong byung hunun elini çekip “Beni değil şu adını bilmediğim adamı s!k ok??” Sonra Gong Byung hundan uzak bir köşeye gidip Jung jea ye dönerek “bu arada adın ne?” Jung jea yüzüne tekrar bir tebessüm yerleştip “Lee Jung Jea” dedi Gong şaşırdı ve sordu “sen kimin oğlusun?” Dedi jung jea ciddilesip “chul seong niye sordun ki?” Gong ise “hiç merak ettim de neyse şarap falan içermisin?” O sırada Byung hun “içer tabii her zamankinden getir bana ona kızıl şarap getir” dedi jung düşünceli bir ses ile “kızıl mı?”“Evet kızıl” dedi ama jung bilmiyodu ki bunun bir kodlama olduğunu sonra ekledi “yani kırmızı” dedi

{bir süre sonra}

Gong içeri bir tepsi ile girdi tepside bir içki birde kızıl yani kırmızı şarap vardı içkinin yanında birde bir hap vardı jung hapı görünce sordu “psikoloji haplarımı içiyosun Byung” dedi byung hun bu soruyu duyunca yalandan ağzını büzüp acınıcak bir şeymiş gibi bir ifade edinerek “evet babamı kaybettiğimden beri kullanıyorum” dedi yalandan yaptığı çook beliydi fakat Jung jea bunu anlayamicak kadar saftı Byung hun jung jea ye dönerek “otursana” diyip karşısındaki sandalyeyi işaret etti kendisi de kendi sandalyesine oturdu ve jung kadehinden bir yudum aldı ve “çok kalamam yanlız” dedikten sonra şarabın içindeki uyuşturucu etkisini göstermeye başlamış olucaki

Bölüm sonu

3 yorum