Artık bu vücuda geçdiğim 4 yıl olmuşdu. yarın 5 yaşımı kutlama için sarayda bir doğum günü partisi düzenlenecekti. Bu benim katılacağım ilk partiydi.Ama benden daha çok annem heyecanlıydı. Her şeyin kusursuz olması için 1 aydır uğraşıyordu.
Bu aralar normalden daha meşgulum. Doğum günü partimde hangi kıyafeti giyeceğime karar vermek için her gün saatlerle kıyafet deniyorum.Sonra ise abimin kılıç çalışmasını izleyip bazı hatalarını söylüyorum. Tabi sonra ruhdan düşmemesi için onu biraz motive ediyorum.Normalde bunların hiçbiri beni yormaya yetmezdi ama 5 yaşındaki bir çocuğun vücudundayken yorulmamak mümkün değildi.
Bu zamana kadar oldukça normal bir çocuk gibi davranmaya çalışsam bile annem sık sık bir dahi olduğumu söyleyip beni övüyor ama bu konuda o kadar mutlu olmadığını biliyorum. Asterra imparatorluğunun kurucusu bir kadındı. Bu yüzden tahtda prensesleri de hakkı oluyordu ve benim bir dahi olduğum dedikoduları yayılırsa suikastçilerin hedefi olurdum.
Bu zamana kadar abim birkaç kere suikaste uğradı ama hepsinden sağ bir şekilde kurtulmayı başardı. O zamandan beri annem daha fazla endişelenmeye başladı.Artık korumalar olmadan hiç bir yere gidemiyorum.
Yarın doğum günü partim olduğu için bu gece normalden daha erken uyudum.
Sabah annemin sesiyle uyandım . Annem oldukça heyecanlı ve mutlu görünüyordu. Doğum günü kutlamasının başlamasına hala saatler vardı ama annem artık tüm hizmetçileri beni süslemek için çağırmışdı. Birkaç saat elbise denedikden sonra sonunda bir karara gele bilmişdiler. Gözlerimle aynı renk kırmızı bir elbise seçmişdiler:


Annemde önceden seçdiği elbisesini giyerken bende abimi arama kararına gelmişdim.
İmparatoriçenin elbisesi:


Abimin odasının kapısını çaldıkdan sonra içeride olup olmadığını sordum .
Abimin sesini duydukdan sonra odaya girdim.Abim takım elbisesiyle oldukça yakışıklı görünüyordu. Büyüdüğünde bir çok kalp kıracağı belliydi.
Annemde hazırlandıkdan sonra arabaya bindik ve kutlamanın olacağı saraya gitdik. Hayatımda gördüğüm en gösterişli yer ola bilirdi.Her yer altın süslemelerle kaplıydı.
Salon:


Herkesin gelip beni kutlaması bir süre sonra oldukça sinir bozucu olmaya başladı. Bu sırada sarı saçlara ve yeşil gözlere sahip bir kadın bize yaklaştı ama diğerlerinden farklı olarak beni kutlamak yerine alaycı bir yüzle annemle konuşmaya başladı.
-"Sizi gördüğüme mutlu oldum,imparatoriçe . Uzun süredir sizi hiç bir kutlamada ve ya çay partisinde göremiyorum. Hasta olduğunuzu düşünüp oldukça endişelenmişdim."
-" Bende sizi gördüğüme memnun oldum 3.cariye Asel. Bu aralar çocuklarımla ingilenmekle oldukça meşgulüm. Bu yüzden çay partilerine pek katılamıyorum. Benim için endişelendiğinizi düşünmek beni oldukça duygulandırdı."
Annemin konuşmasından sonra onun 3 .cariye olduğunu anladım. Onun hakkında bir çok şey duymuşdum ama bu onu ilk kez görüşümdü. Annemin ona cariye demesinden hoşnut olmadığı yüzünden belliydi.
Annemin baya üzgün olduğu belliydi. Bunun nedeni ise kutlamaya imparatorun katılmayacak olmasıydı. İmparator savaş alnında olmasını bahane ederek kutlamaya katılmamışdı.
Bu benim pek umrumda değildi ama annem bu konuda oldukça üzgün görünüyordu.
Sonunda parti bitmişdi. Bir arabayı tek başına doduracak kadar hediye almışdım . Eski hayatımda doğum günümü bille kutlamayan benim için bu oldukça garip bir olaydı. Sonunda eve dönmek için arabaya bindik. Şu an tek dileğim eve dönüp iyi bir uyku çekmekdi. İtiraf etmem gerekirse savaşda bile böyle yorulmamışdım.
Araba yola düşdükden biraz sonra aniden durdu. Annem sürücüden ne olduğunu sordu ama hiç bir cevap alamadı.bir anda arabanın çamı bir okla parçalandı.Annem bunun bir suikast olduğunu anlayıp bizimle birlikde hızlıca ormanın derinliklerine koşmaya başladı.
Yakında suikastçıilerin bize varacağını anlayıp ağaçların arkasında saklandık. Ola bildiğince sık bir ağaca tırmanıp önce hayatında öğrendiğim bir suikastçi tekniğini uyguladım. Artık suikastçilerin beni bulması mümkün değildi ama aynı şey annem ve abim için geçerli değildi. Belki sessizce saldırıp bir suikastçiyi öldüre bilirdim ama çok fazla suikastçiye karşı 5 yaşında bir çocuğun vücudu ile savaşmazdım. Şu an yapa bileceğim tek şey annem ve abimin yakalanmayacağını umut etmekdi.
Ağacın yaprakları yüzünden hiç bir şey göremiyordum . Bu yüzden biraz zaman sonra risk alıp ağacdan indim. Ormanın içinde ola bildiğince sessiz bir şekilde yürüyordum. O an yerde kan izi gördüm . Kalbim sanki yerinden çıkacak gibi atıyordu. Kendimi bunların bir hayvanın kanı ola bileceğine inandırmaya çalışarak kan izlerini takip etmeye başladım.
Annem ve abimin kanlar içinde yatdığını görüp yanlarına koştum. Nabızlarının atmadığını anladığımda gözlerim yaşlarla dolmaya başladı. Yıllar önce kendime ağlamaycağım hakkında verdiğim sözü bu gün bozmuşdum.
Bir anlığına saklandığım için kendime sinirlendim ama yaptığımın en mantıklı karar olduğununda farkındaydım. Eğer saklanmasaydım bende onların yanında uyuyor olacakdım. Ölemezdim . Bende ölseydim onların intikamını alacak kimse kalmazdı.
Gözlerimdeki yaşı silip ayağa kalkdım . Onların cesetlerini böyle bırakırsan hayvanlara yem olacakdılar. Bu yüzden onları gömmem gerekiyordu. Neredeyse iki saat sonra sonunda bitirmişdim. Yakında hava aydınlanacak ve bizi aramak için insanlar gelecekdi.
Önümde iki seçenek vardı. Ya saraya dönecekdim ya da kaçıp başkente gidecek ve orada intikam alana kadar saklanacakdım.
Saraya dönersen her gün suikast tehlikesiyle yaşayacakdım . Şu an oraya dönmek için hiç bir nedenim yokdu. Daha bir kaç saat önce evim dediğim yer artık benim için hiç bir şey ifade etmiyordu. Oraya evim demek mümkün değildi . Birinin hala seni düşündüğü bir yer, evim diyebileceğin bir yerdir ama beni bekleye bilecek kimsem kalmamışdı.Bu yüzden ikinci seçeneyi seçip kaçmak kararına geldim.
Annem ve abimin mezarlarının önüne çiçekleri koydum ve onların inkitamını alacağıma söz verdim. Annem ve abimle son kez vedalaşdıkdan sonra beni nele
rin beklediğini bilmediğim bir geleceğe doğru yola düşdüm.