Ekim'in Anlatımıyla
Gece'nin son zamanlarda mutsuz oldugunu ve her gece kâbus gördüğünü biliyordum.
Ve en kötüsü bunların hepsine ben sebep oldum.
O gün ona ihanet etmeseydim o mutlu olucaktı. Sırf kendim icin onun hayatını mahvettim.
Annem odama kapıyı bile çalmadan pat diye girdi. E ben de doğal olarak korktum.
''Ay anne öyle hiç kapı çalmadan girilir mi korktum.''
''Sen korkmayı falan bırakta Gece'ye noldu? Kızı kıracak bi sey mi söyedin? Hem niye hazırlanmadın sen okulun yok mu? Gece nereye gitti?''
''Off anne tamam milyon tane soru sordun ben de bi sey bilmiyorum. Bize yük olmamak için gittigini soyledi ben ararım şimdi onu.''
Telefonunu aradım çalıyodu ama açmıyodu. Sanki... sanki onun telefonunun sesi geliyodu bi yerden. Off telefonunu da burda unutmus. Şimdi ne yapıcam ben?
''Anne telefonunu evde unutmuş ben hemen hazırlanıp okula gidiyim büyük ihtimalle o da okuldadır.''
''Tamam kızım dikkat et Gece'ye de dikkat et. Bak kardeş gibi buyüdünüz. Bi sey olursa çok üzülürüm.''
''Tamam anne dikkat ederim.''
Gece'nin Anlatımıyla
Telefonumu Ekim'lerde unutmuşum. Şimdi geri gidip alamam da çünkü gidersem Ekim ve annesine hesap vermek zorunda kalıcam.
Hava da yağmurlu ve ben sedece bi eşofman ve tişörtle dışarı çıktım. İnsanlar bence şu an bana deli diyolardır. Napıyım akıl kalmadı ki bende de.
Sırt çantamın icinde sadece yeni evimin anahtarı ve param var. Yani akşamdan düzgün bi çanta hazırlasaydım keşke.
Bi süre yürüdükten sonra hem çok üşüdüm hem de çok yoruldum. Biraz dinlenmek için bi binanın merdivenine oturdum. Hâlâ üstüme yağmur yağıyordu.
Sonra bilincimin kapanmak üzere olduğunu fark ettim. Ama uyanmak içinde çabalamadım.
...
Uyandığımda üstümde bi hırka vardı. Bide kafama gelen yağmuru engelleyen bi şemsiye. Hırka bi erkeğin olduğu belliydi. Ustümede buyük geliyodu. Ama en azından ısınmıstım.
Tam kalkıp yola devam edicektim ki çantamın üstünde ki kağıt dikkatimi çekti.
Şemsiye için rica ederim. Bi şeye ihtiyacın olursa bu binaya gelip daire 9'a gelebilirsin.
Off bu kim şimdi. Acaba zile basıp teşekkür mü etseydim? Neyse evime gidiyim öylesi geri gelip teşekkür ederim.
...
Evi zaten daha önceden düzenledim. Yani gayet güzel bi ev. Temiz de. Daha önceden gelip evi temizleyip eşyaları yerleştirmiştim.
Karnımın gurultusuyla acıktıgımı fark ettim. Kendime bi yumurta yaptım. Sonra da kurabiye yapmaya başladım. Bunların birazını bana yardım eden kişiyi bulup vericektim.
Kurabiyeleri hazırladıktan sonra biraz uyudum. Uyandığımda saat 3 olmuştu.
Hemen hazırlanıp kendi şemsiyemi de bana yardım eden kişinin şemsiyesini de alıp çıktım. Kurabiyeleri ve hırkayı bi poşete güzelce koydum. Ve o binayı aradım.
...
Notta daire 9 diyordu. Ben kendimi göstermiyecektim. Ben de bi not yazıp poşetin ustüne koydum.
"Şemsiye ve hırka için teşekkurler. Teşekkür etmek icin kurabiye hazırladım."
Daire 9'un önüne geldiğimde eşyaları yere koydum.
Planım zaten eşyaları yere koyup zile basıp kaçmaktı.
Tam zile basıp kaçiyodum ki birine çarptım.
''Özür dilerim. Birine bi sey getirmistim de size yanlışlıkla çarptım."
"Sorun degil ama o kisi ben oluyorum sanırım."
Kendimden o kadar utaniyorsum ki şu an. Arkama bile bakmadan kacmak istiyordum.
''Mehaba ben Koray.''
''Ben de Gece.''
''Memnun oldum Gece. Neyse sanırım islerin var bu kadar acelele gittiğine göre. Sonra görüşürüz.''
''Görüşürüz''
Harika sadece görüşürüz diyip bıraktım. Ne kadar güzel. Off insanlarla konusmayı beceremiyorum resmen.
2. bölümümüzde bu kadardı. Bu bölüm 1. bölumden daha uzun oldu.
3. bölümde görüşmek üzere...