Catherina bunlar olurken sadece 12 yaşındaydı. Hayatı yıkılmıştı. Bundan sonra kiminlekalacak bilmiyordu. Annesi ve babası hala ölmüş değildi ama o emindi, hissediyordu.
Komşusu Amber'ın evine gitti çünkü olay yerini incelemek için polis gelmişti.
Catherina hala olayın şokundaydı Amber ise ona çorba yapıyordu. Catherina çorbayı içti ve uyumak istedi. Amber anlayışla karşıladı,yatağına geçip düşünmeye başladı-bu sırada ağlıyordu-.
Ertesi sabah uyandığında hala olayın şokundaydı. Haber çok hızlı yayılmıştı ve bütün mahalle ona hediyeler, kurabiyeler, pastalar ve yemekler yaptmıştı.
Catherina mutfağa indi ve masaya oturdu. Masa donatılmışı haliyle ama Catherina hiç sorgulamadan yedi hepsini.
Amber ona"okula gitmen gerek Cath! "dedi.
Catherina hiç istemese de tamam diyerek geçiştirdi.
Okul çantası ve ders kitapları evinde kalmıştı bu yüzden Amber ona başka bir çanta verdi. İçine beslenme koydu ve Catherina'yı okula bırakmak için arabasına yol aldı.
Catherina yemeğini yarıda bırakıp üstünü değiştirmeye gitti. "Acaba okuldaki herkes öğrenmiş midir!?" diye düşündü kendi kendine.
Hızlandı ve üstünü değiştirip aşağı arabaya doğru indi.
Amber ona acı bir şekilde gülümseyerek
Nasılsın?
İyiyim. Diye yalan söyledi Catherina.
Arabaya bindi ve okula gitti. Okula varınca Amber onu bıraktı ve sınıfına yol aldı.
Ama o da ne!
Arkadaşları ona gülüyor ve dalga geçiyorlardı. Hızla yerine oturdu. Çok üzülmüştü. Aslında arkadaşı yoktu. Hepsi ona ailesi ile olan fotoğrafları gösterdi ve Catherina'ın gözü doldu.
Sınıftan çıkıp tuvalete gitti ve o anda kendine yemin etti "Ailemi öldüren adamları bulup öldüreceğim!"
