MERT'TEN
Saranın babasıyla ilk kez o an tanıştım ama onu daha önce görmüşüm gibi hissettim. Gökhan, güçlü ve etkileyici bir adamdı. Her hareketinde, kızını kurtarmak için yapabileceklerinin sınırı olmadığını gösteriyordu. Ancak, Sara'yı kurtarmamın tek yolu uyuşturucu için amcam Hakan'dan yardım almak. Onu aradım.
Amcam Hakan ile aramız oldukça limoni. Yaptığımız işler farklı. Babamdan kalan şirketleri yönetiyorum; amcamın amacı ise tüm yer altının sahibi olmak. Uyuşturucu baronu olur kendisi. Daha önce bana da bu işi beraber yapmamız konusunda tekliflerde bulundu ama kabul etmediğim için pek iyi değildir aramız.
Telefonu açtı ve sesini duyar duymaz gerildim. "Evet," dedi kısa ve soğuk bir şekilde.
"Amca, görüşmemiz gerek," dedim kararlı bir sesle.
"Ne hakkında?" diye sordu.
"Sana söylediğimde yüz yüze konuşmamız gerektiğini anlayacaksın," dedim.
Kısa bir sessizlik oldu. "Tamam, şehrin merkezindeki yeni ofisime gel," dedi sonunda.
Amcamın yeni ofisi, şehrin en modern binalarından birindeydi. Oraya gitmek, yer altı dünyasının karanlık köşelerinden uzaklaşıp daha kurumsal bir ortamda bulunmak demekti. Yolda, planımı tekrar gözden geçirdim. Sara'yı kurtarmak için ne gerekiyorsa yapacaktım. Amcamın yardımı olmadan bu işin altından kalkamazdım.
Ofis binasına vardığımda, resepsiyonist beni güler yüzle karşıladı ve amcamın odasına yönlendirdi. Kapıyı çalıp içeri girdiğimde, Hakan amcam masasında oturuyordu. Gözlerinde her zamanki soğuk ve hesapçı bakış vardı.
"Mert, bu işin peşine düştüğünü görmek ilginç," dedi alaycı bir tonda. "Ne istiyorsun?"
"Biraz malzeme lazım," dedim direkt olarak.
Gözleri daraldı. "Hangi türden ve ne kadar?"
"4 saat içinde toplayabileceğin kadar," dedim, gözlerini kaçırmadan. "Bu işin aciliyeti var, amca."
Hakan şaşırdı ve bir an için düşündü. "Bu kadar kısa sürede bu kadar fazla miktarda malzeme temin etmek zor olacak, Mert. Bu riskli ve dikkatlice planlanması gereken bir iş."
"Benim için önemli olan zaman," dedim kararlı bir şekilde. "Sara'yı kurtarmak için bu malzemeye ihtiyacım var. Senin bu konuda bana yardım etmeni istiyorum."
Hakan düşünceli bir şekilde kafasını salladı. "Anladım. Peki, karşılığında ne teklif ediyorsun?"
"Gerekli maddeleri topladıktan sonra senin için yapabileceğim bir şey var mı?" diye sordum tereddütle.
Hakan gülümsedi, gözlerinde hafif bir alay vardı. "Tabii ki var, Mert. Bu işin sonunda sana ihtiyacım olacak."
Başımı salladım. "Anlaştık, amca."
Hakan, ne yapması gerektiğini ve bu kadar kısa sürede nasıl malzeme toplayabileceğini anlattı. Planımı uygulamak için her şey hazırdı. Sara'yı kurtarmak için amcamın kaynaklarına ve bağlantılarına güvenmek zorundaydım.
Ofisten çıktığımda, içimde karışık duygular vardı. Bir yandan Sara'yı kurtarmak için adım atmıştım, diğer yandan amcamla bu tehlikeli işbirliği yapmak zorunda kalmıştım. Bu işin sonunda ne olacağını kestiremiyordum ama tek bir şeyden emindim: Sara'yı kurtaracaktım.
