MERT'DEN
Daha fazla oyalanmadan eve geçtim. Eve geçtiğimde sara uyumaya devam ediyordu. Saat henüz erken di biraz yorgun hissetiğim için koltuğa tekrar uzandım o sırada uyuya kalmışım.
SARA'DAN
Gözlerimi açtığımda mertin yatağındaydım en son arabada omzuna uzandığımı hattırlıyorum. Acaba ne şekilde buraya gettirdi beni. Saate baktığımda saat 9:30 tu acaba mert uyanmışmıdır. Ama ondan önce bi kendime çeki düzen veriyim saçım başım dağılmış durumda bu şekilde görsün istemem beni. Banyoya girip elimi yüzümü yıkadım. Aynaya baktığımda saçlarım kabarık olduğu için çok karışmış haldeydi. Onları düzeltmeye çalıştım bir kaç dakika. İşim bittince mertin yatagı düzeltiyim dedim tam o sırada masada duran notu gördüm
acil bir işim çıktı eğer uyanırsan endişelenme hemen dönücem MERT
Nota bakıp iç çektim insan biraz dinlenir vampirmisin sen tüm gün uyanık nasıl durabilirsin ki. Salona doğru söylenerek yürüyordum ki yatakta uyuduğunu gördüm demmeki gidip gelmiş olmalı hemen. Ne işi var dı ki acaba. Merte yaklaştım uyandırıp uyandırmamak arasında kaldım yenii gelip uyumuş olabilirdi. Kıyamadığım için dokunmadım. Sırt üstü uzanmış bir eli basının altında şekilde uyuyordu koları çok kaslı görünüyordu. Ona bakarken tekrar dalıp gitmiştim. Gözlerinin hafif bir şekilde açıp kapatmıştı . Ona baktığımı düşünmesin diye hemen kendimi geri çektim. Sırıtmaya başladı gözleri kapalıyken .
Sara: uyandın mı?
Konuyu değiştirmenin bir yolu
Mert: Hayır uyuyorum
Uykulu bir şekilde söylemişti
Sara: nereye gittmiştin ? not bırakmışsın.
Mert: Ali'nin yanına gittim
Sara: bir şey mi oldu
Mert: mmm uyuyorum sara soru sorma
Sara: iyi peki uyu sen ben eve gidicem
Diyince mertin gözleri hemen açılmıştı
Mert: ne evi ya
Sara: kendi evime mert
Mert: hayır olmaz
Sara:neden?
Mert: iyileşmedin henüz ondan
Sara: 24 saatliğine bana bakıcaktın sadece gerisini haledebilirim evde ben. Hem eve gittmedim fark ederse çalışanlar babama haber verirler oda endişelenir benim için
Mert: çocuk musun sen babam nerde kaldığın hakkında hesap vermiyorsundur umarım
Sara: tabikide veriyorum ben onun kızıyım ve nerde ne naptığımı merak edip sorması gayet normal değil mi ?
Mert: bilmem sara ben kimseye hesap vermedim hiç
Diyip tavana bakmaya başladı. Sanki üzülmüş gibiydi . Hafif yukarı doğru açılan tişörtünden karnını gıdıklamak için dokundum. İrkilip geri çekti kendini
Mert: napıyorsun
Sara: karın kaslarını kontrol ediyorum
Kaşlarını kaldırıp baktı
Sara: sadece gıdıklanıyormusun diye baktım
Mert: ilk söylediğin daha iyidi. Her neyse kahvaltı yapıp bırakırım seni olmaz mı?
Sara: sen mi hazırlıycaksın ?
Mert: hayır dışarda yiycez
Sara: kıyafetlerimi değişmek istiyorum aynı kıyafetlerle duruyorum dünden beri.
Mert ayağa kalkıp odasına gitti ordan bana seslendi. " Buraya gelirmisin" yanına gittiğimde kıyafet dolabındaki eşyalardan bana bir kaç kıyafet gösteri
Mert: olur mu bilmiyorum sana denemen gerekiyo
Verdiği kıyafetleri denemek için aldım oda durmuş bana bakıyordu
Sara: çıkta deniyim
Mert: ah pardon daldım
Diyip çıktı verdiği kıyafetlerle kombin yapmaya çalışsamda üzerimde beyaz pantolon geniş duruyordu dolaptan kahve rengi bir kemerle kombini tamamladım

Olabilicek en iyi kombini yaptım bence mertin yanına gidip kıyafeti göstermek için önünde durdum.
Sara: nasıl oldum ?
Yukarıdan aşagıya doğru süzdü
Mert: düşündüğümden cok daha iyi görünüyorsun. Bu işi biliyorsun.
Sara: evet bende yetenekli biriyim
Mert:hazırsan çıkalım
Sara: hazırım
Beraber evden çıktık. Güzel bir cafede oturup kahvaltı yapıp beni eve bıraktı. Düşündüğümden sakin ve olaysız bir kahvaltı oldu.
Mert: evinin adresini de öğrendim artık
Sara: yani
Mert: yanisi yok öğrendim işte
Sara: iyi peki sonra görüşürüz
Mert: bir dakika
Diyip cebinden telefonumu çıkardı
Sara: vermeyi düşünmüyordun hani ?
Mert: fikrim değişti ve ayrıca annenle olan fotoğrafları yedekle sadece bir telefonda kalmasın. Sonra tehdit etmesi kolay olur.
Kafamı olumsuz bir şekilde salayıp arabadan indim. Arkamdan eve geçene kadar baktı. Eve geçtiğimde çok sesizdi ev kader abla ev de yoktu galiba. Babamı arayıp naptığını sorucaktım ama telefonu açmadı
GÖKHAN'DAN (sara'nın babası)
Büyük bir uyuşturucu ticareti için istanbula dönücektim Özdemir ailesiyle anlaşmamız vardı . Tır'lar yola çıkmıştı ben uçakla arkalarından gelicektim fakat büyük bir aksilik oldu birileri tırları ihpar etmiş. Yolda tır'ları polisler durdurup tüm maaları el koymuşlar. Parayı önden peşin almıştım işler iyice sarpa sardı adamlar maalarını akşama teslim almak için anlaşmıştı. Bu gece için tekrar mal hazırlayıp yolamam imkansızdı. Özdemir ailesiyle daha önce bir ticaretim olmadı ilk kez onlarla böyle büyük bir ticaret yapıyordum. En asabi küçük oğlu bu işi üstlenmişti. Berktuğ serserinin teki abisi olsa konuşup haledebilirdim konuyu ama bu çocuğun laf anladığı yok. Telefonun çalmasıyla telefonu hemen açtım.
Berktuğ: duyduklarım doğrumu, maalara el koymuş polisler
Gökhan: malesef, çok üzgünüm telefi ettmeye çalışıcam.
Berktuğ: dalga mı geciyorsun benimle. Parayı peşin aldın. Maalar bu gece elime ulaşması gerekiyordu sen ise gelmiş telafi edicem diyorsun. Ne diyocem ben babama gökhan bey maları yakalatı ama o haleder mi diyicem.
Gökhan: elimden başka bir şey gelmez şuanda haledicem dediysem haledicem.
Küfürler savurup telefonu kapatı. Ergen piç


