Her şeyin başladığı işte o akşam. İşimden çıkmış arkadaşlarımla sohbet edip evin yolunu tutmuştum. Tek başıma yolda yürüyordum saat 23.00 gibiydi, birden şehirdeki tüm ışıklar söndü. Çok umursamadım, yoluma devam ettim artık ay bile ışık vermemeye başlamıştı. Telefonumu açıp feneri yakmak isteyince, telefonum açılmamıştı sonra bir anda ekranda şarjın bitme işareti çıktı. Artık önümü hiç göremiyordum hatırladığım kadarıyla eve gitmeye çalıştım. Bir anda sanki biri kulağıma "ben burdayım" dediğini duyar gibi oldum. Hemen arkama baktım kimse yoktu, daha da hızlanmıştim fark etmeden elektirik direğine çarptım ve yere düştüm gözümü açtığımda bana doğru bakan ve gülümseyen bir adam gördüm. işte o zaman gerçekten korktum.
Peki ya bu adam kimdi?
Ve bir anda cebinden kuru sıkı ve çakı çıkartı "hemen ölmiyeceksin bana yaptığın gibi acı çekiceksin" diyince çok şaşırdım. Ama burada kalıp onu dinleyemezdim hemen ayağa kalkıp hızla koşmaya başladım. Arkamdan 2 kere sıktı birini omzuna tutulmuştu yardım çığlığı atmaya başladım ama kimse cevap vermedi, daha da hızlanmıştim ve bana yaklaşmıştı tekrar çığlık atığımda kolumdan tutup beni çekti. Noldu bilmiyorum ama uyandığımda hiç görmediğim bir odadaydım. Bir ses
-demek uyandın ha
Dedi ama kimse yoktu vücuduma baktığımda sol omuzumda kurşun, sırtımda kırbaç izleri ve çoğu yerim mosmor du her yerim acıyordu bunu gayet güzel ve şiddetli hissediyordum artık dayanacak hale gelince bastırmak için uyumaya çalıştım sabah uyandığımda kendi odamda ve yatağımdayım noldu anlamamıştım ama bu bir rüya olamazdı tüm acıları hissetmiştim