İçeriğe geç

İntiharın Mektupları

Bölüm 22 · 2 dk okuma

İntiharın Mektupları

Bölüm 22

22. Mektup 🍃

"Odasına çekilip ağlıyordu minik. Ağlama sesleri ile sinir kat sayıları artan annesi sanki onu az önce dışarı çıkmak istediği için dövmemiş gibi, ağladığı için tekrar dövüp, sessizce ağlamasını tembihlemek için miniğin odasına hiddetle girdi. "SESSİZCE AĞLA!" diye kükredi miniğe. Bir dayak daha geleceğini düşündüğü için birde üzerine korku hissettiği için ağlaması şiddetlenmişti.

Anne daha da sinirlenip kızı biraz daha dövdü ve minik bu sefer hissettiği acıyla çığlıklarla ağlamaya başlamıştı. Anne susması için ağzına bir tokat indirdi ve miniğin ağlama sesleri kesilmişti. Ağzı kanıyordu, gözlerinden boncuk misali peş peşe yaşlar dökülüyordu ama annede tek bir vicdan kırıntısı yoktu.

Aşağı katta kahvede olan baba birden kesilen ağlama sesi ile irkildi. En başından beri miniğin ağlama sesleri geliyordu ama asla gitmeye yeltenmemişti çünkü ona o an okey oynamak daha cazip geliyordu.

Miniğin öldüğü düşüncesiyle bir hışımla sandalyesinden kalktı ve evine koşarak gitti.Kapının üzerinde olan anahtarı sertçe çevirip, eve ayakkabılarıyla daldı ve miniğin odasının yolunu tuttu.Miniğin ölmediğini görünce tuttuğu nefesini bıraktı ama ağzındaki kanı gördüğü gibi geri aldı. Minik için peçete aldı ve miniğin yanına gitti. Ağzından akan kanları peçete ile sildi. Miniğe nolduğunu sordu, cevap alamadı. Canının yanıp yanmadığını sordu, cevap alamadı. Bunu kimin yaptığını bildiği halde sordu, cevap alamadı. En sonunda baba hiddetle ayağa kalkıp, anneye hesap sormaya gitti.

Anne hak ettiğini söyledi, baba hareketlerine zıt olarak sakinde olsa anne çoktan bağırıp çağırmaya, evi yıkmaya başlamıştı. Sanki dayak yiyen oymuş gibi...

En sonunda anne babaya saldırdı. Evde bir hır gür çıktı. Baba asla vurmuyor, sadece kendini gelecek darbelerden koruyordu. Minik şaşkınlıkla onları izliyordu ve boncuk boncuk yaşları daha hızlı akıyordu. Kavga devam ederken, dışarda kalan anahtarla ev sahibi içeri girdi. Kavga eden çifti ayırdı. Anne boşanacağını söyledi ve miniğide aldı.Annesiyle kalacağı korkusuyla süt istediğini söyledi. Evde vardı süt, bir şekilde babasını ikna edip babasıyla kalabilirdi. Ev sahibi yani komşuları sütü olduğunu söyledi ama o biberonum yok diye diretti. Bu sefer yaşlı amca ile babasının yanına indi, babasına melül melül bakıyordu. Giderken annesininde ilaçları alınacaktı. Minik bu

fırsatı değerlendirip, eve girdi ve ilaçları

babasına verdi. Yaşlı amcayada babasıyla biraz kalmak istediğini söyledi hafif yaşlı gözlerle. Babası da biraz diretince yaşlı amca kabul etti. O akşam minik sütünü içip, babasıyla uyudu.

Sabah uyandığında evindeydi, hiç bir yere gitmemişti. Babası kalkmıştı bile çoktan. Kahvaltı edip, dışarı çıktılar. Bir tahtakaleye girip ponny aldı minik.

O günden sonra hayatının cehennemi başlıyordu miniğin... "

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.