İçeriğe geç

İntiharın Mektupları

Bölüm 12 · 1 dk okuma

İntiharın Mektupları

Bölüm 12

12. Mektup

"Dört duvar arasına düştüm. Ата inanabilir misiniz bilmiyorum ama burası dışardan daha güzel. Tamam özgürlüğüm kısıtlı ama aklım değil. Düşünebilirim, hayal edebilirim...

Burda özgür olamadığım kadar özgürümde. Burda bağırabilirim, küfür edebilirim, ortalığı yıkabilirim, sesli düşünebilirim, sinirim bozulduğunda çığlık atabilirim, her şeyi deneyebilirim.

Ama bunları sokakta yapsanız nolur? Deli derler. Biliyorum komik ama deli derler. Oysa benim istediğim bir salıncakta hüngür hüngür ağlamak, benim istediğim bir denizin ortasında çığlık atmak, benim istediğim sinirimi bozan herkese ağız dolusu küfür etmek, benim istediğim ortalığı darmadağın etmek, tutup insanların yakasından hesap sormak, 'NEDEN' diye isyan etmek ama görüyorsunuz...

İçime attıklarımı bir kişi darmadağın etti ve içimden düşen o yükün altında kalıp öldü...

O geldi beni darmadağın etti, herkesin alıp içime attığı şeylere kendiside atmak isterken o yüklerin altında kalıp öldü.

Ben ise müebbet cezasına çarptırıldım...

Onca insanın eseriyim ben şuan buradaki katilliğimle. Dışarda elini kolunu sallayan ve yeni eserine başlayan katillerin.

Ya onların dediğini yaparsınız ya da elinize bir urgan verirler.

Ama hapisten kaçabileceğiniz ihtimali hiç akıllarına gelmez...

Tıpkı ecellerininde ne zaman geleceğini bilmedikleri gibi... "

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.