Görmezden Gelinen Kader
"Boş ver onu Elif, pek tekin bir tip gibi durmuyor zaten. Biz eğlenmemize bakalım," dedin ve sırtını o sütuna dönerek dans etmeye devam ettin.
Elif omuz silkti. "Sen bilirsin valla, ama çocuk tam bir afet. Ben olsam şansımı denerdim."
Gülüştünüz ve kendinizi tekrar müziğin ritmine bıraktınız. Ancak ne kadar uğraşırsan uğraş, ensende hissettiğin o keskin bakışların soğukluğu bir türlü geçmiyordu. (Eğer daha önce SAYFA 12'ye gidip Kaan ile tanıştıktan sonra buraya döndüysen: Kaan’ın az önce fısıldadığı o ürpertici sözler beyninin içinde dönüp duruyordu. 'Seçilmişlerden birisin' ne demekti? Sana zarar vermesinden korktuğun için Elif'in yanına, o güvenli kalabalığa sığınmıştın ama Kaan'ın gözleri hâlâ kulübün en karanlık köşesinden seni takip ediyordu. Onun varlığı, havayı neredeyse solunamaz kılacak kadar ağırdı.)
Saatler ilerledi, alkolün ve yorgunluğun etkisiyle kulüpten çıkmaya karar verdiniz. Dışarıda hafif bir çiseleyen yağmur vardı. Şehrin sokakları ıslak asfaltın üzerinde parıldıyordu.
"Harika bir geceydi," dedi Elif esneyerek, koluna girerken. "İyi ki ısrar etmişim değil mi?"
"Evet, haklıydın. Teşekkür ederim Elif."
Karanlık bir ara sokağa saptığınızda, Elif aniden adımlarını yavaşlattı. Vücudu gerildi.
"Bir şey duydun mu?" diye fısıldadı sesi titreyerek.
"Sadece rüzgardır..." dedin ama sen de duymuştun. Arkamızdan gelen, ıslak zeminde yankılanan sert bot sesleri.
"Hayır, hayır... Birisi bizi takip ediyor. Hissediyorum," dedi Elif arkasına bakmaya korkarak.
Saniyeler içinde sokaktaki sokak lambası göz kırparak söndü. Gölgelerin içinden, yüzleri kapüşonlarla gizlenmiş üç büyük silüet belirdi.
Elif’in elini sıkıca tutup olanca gücünle koşarak kaçmaya başlamak istiyorsan, BÖLÜM 18'e git.
Durup onlarla yüzleşmek ve "Kimsiniz, ne istiyorsunuz?" diye bağırmak istiyorsan, BÖLÜM 7'ye git.