İçeriğe geç

İNTERAKTİF ÇOK SEÇİMLİ HİKAYE

Bölüm 1 · 2 dk okuma

İNTERAKTİF ÇOK SEÇİMLİ HİKAYE

Bölüm 1

Kaderin Ağları: Gölge ve Alev

(Merhaba sevgili okur. Bu hikayede başrolde sen varsın. Vereceğin her karar, kaderini ve çevrendekilerin hayatını etkileyecek. Unutma, 15 farklı son seni bekliyor. Dikkatli seç!)

​ Doğum Günü, Ejderhalar ve Fısıltılar

​Sabahın ilk ışıkları odanın perdelerini delip geçerken, şakağından süzülen ince bir ter damlasıyla gözlerini açtın. Yine aynı rüya... Zihninde hâlâ yankılanan, kadim dilde fısıldanan o kelimeler ve sana doğru uzanan, parmak uçlarından loş bir ışık süzülen o silüet. Kim olduğunu çözemiyordun ama uyandığında göğsünde hissettiğin o tatlı sızı her seferinde daha da büyüyordu.

​Yataktan doğrulup derin bir nefes aldın. Bugün senin doğum günündü; dile kolay, tam 21 yılı geride bırakmıştın. Aynaya doğru adımlarken içindeki o tuhaf, tanımlanamaz hissi bastırmaya çalıştın. "Sıradan bir gün," diye mırıldandın kendi kendine. "Sadece bir yaş daha aldın, hepsi bu."

​Aşağıdan gelen taze demlenmiş çay ve kızarmış ekmek kokusu burnuna çalındığında yüzünde istemsizce bir tebessüm belirdi. Merdivenleri hızlı adımlarla inip mutfağa adımını attığın an, bir konfeti patlamasıyla irkildin.

​"İyi ki doğduuuun!"

​Annen Ayla, elindeki konfeti rulosunu heyecanla sallarken, baban Selim mutfak tezgahına yaslanmış, elindeki kocaman çilekli pastayla sana gülümsüyordu. Pastanın üzerinde "21" şeklinde iki mum usul usul yanıyordu.

​"Anne! Baba! İnanmıyorum size," dedin gülerek. "Yine mi sabırsızlandınız?"

​"Söz konusu senin doğum günün olunca babanın beş dakika bile bekleyecek sabrı kalmıyor biliyorsun," dedi annen Ayla, yanına gelip seni kollarının arasına alırken. Saçlarına derin bir öpücük kondurdu. "Benim güzel çocuğum... Zaman ne çabuk geçti. Daha dün gibi emekliyordun koridorda."

​"Abartma Ayla aşkım," diye araya girdi baban Selim, pastayı masaya bırakıp sana sıkıca sarılırken. "Ama hakkı var, büyüdün artık. Hadi bakalım, soğumadan üfle şu mumları. Ama önce derin bir dilek tut."

​Gözlerini kapattın. İçindeki o rüyalardan kalma anlamsız huzursuzlukla, içinden tek bir şey geçirdin: Lütfen hayatım artık bu sıradan döngüden çıksın. Gerçekten kim olduğumu, neden bu rüyaları gördüğümü anlayabileceğim bir macera yaşat bana.

​Mumları üflediğinde anne ve babanın alkışları mutfakta yankılandı. Baban, cebinden kadife, lacivert bir kutu çıkarıp masaya bıraktı. Kutunun üzerinde zamanla aşınmış altın yaldızlı motifler vardı.

​"Bu," dedi baban, sesi birdenbire ciddileşirken. "Büyükbabandan bana, ondan da sana geçmesi gereken bir emanet. Yaşını doldurmanı beklemek zorundaydım."

​Kutuyu yavaşça açtın. İçinde, zinciri dahi gümüşün en saf haliyle parıldayan, birbirine sarılmış iki ejderha figürünün ortasında koyu lacivert bir safir taşı barındıran antika bir kolye duruyordu. Kolyeye dokunduğun an, parmak uçlarından başlayıp tüm vücuduna yayılan ani bir elektrik akımı hissettin. Kalbin bir anlığına tekledi.

​"Çok... çok güzel," diye fısıldayabildin sadece. "Ama bu taş... sanki parlıyor?"

​Annenle baban birbirlerine kısa, endişeli bir bakış fırlattılar ama hemen ardından gülümsediler. "Sana yakışacağını biliyorduk," dedi annen. "Hadi, kahvaltını yap da arkadaşın Elif sabahtan beri kapıyı aşındırmasın."

​Kahvaltını bitirdikten sonra odana çıkıp kolyeyi daha detaylı incelemek istiyorsan, BÖLÜM 2'ye git.

​Hemen Elif'i arayıp onunla buluşmak ve kolyeyi ona göstermek istiyorsan, BÖLÜM 6'ya git.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.