İçeriğe geç

Inside Owl / Paralel Evren

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Inside Owl / Paralel Evren

Bölüm 5

Beş

Kapı kapanır kapanmaz Luz dondu.

Gözleri kocaman açıldı.

“…Bu ne.”

Eda yanından geçti.

“Sokak.”

“Bu ne?!” Luz parmağıyla yolu gösterdi.

“Yol.”

“BU NE?!” bu sefer park etmiş arabayı gösterdi.

“Araba.”

“BU NE?!”

Bir köpeği işaret etti.

“Köpek.”

“BU NE-”

Eda Luz’un omzuna elini koydu.

“Tamam,” dedi sakince.

“Bir saniye dur.”

Luz nefes nefese kalmıştı.

“…Her şey çok hızlı,” dedi. “Ve çok… düz.”

“Düz mü?”

“Hiçbir şey hareket etmiyor!” dedi Luz. “Evler sabit! Yol sabit! Ağaçlar… biraz hareket ediyor ama çok az, çok hayal kırıklığı.”

Eda kaşını kaldırdı.

“Evet, burada binalar genelde yürümüyor. Büyük kayıp.”

Bir araba yanlarından geçti.

VROOOM.

Luz zıpladı.

“NEYDİ O?!”

“Araba.”

“Hayır, o bir canavardı!”

“Hayır.”

“Kesin dişleri vardır!”

“Yok.”

Luz şüpheyle arabaya baktı.

“…İnanmıyorum.”

Yolda yürümeye devam ettiler.

Luz bir anda bir vitrinin önünde durdu.

İçeride televizyon açıktı.

Ekranda bir çizgi film oynuyordu.

Luz’un ağzı yavaşça açıldı.

“…İnsanlar… küçük kutuların içine mi hapsolmuş?”

Eda yüzünü kapattı.

“Hayır. O televizyon.”

Luz cama yaklaştı.

“AMA HAREKET EDİYORLAR!”

“Evet.”

“VE SES ÇIKARIYORLAR!”

“Evet.”

“VE SEN DİYORSUN Kİ BU NORMAL?!”

“Evet.”

Luz birkaç saniye düşündü.

“…Bu dünya hiç de büyüsüz değil.”

Eda gülümsedi.

“Hoşuna gidecek daha çok şey var.”

Bir anda Luz’un dikkati başka yere kaydı.

Bir çocuk elinde telefonla yürüyordu.

Luz yavaşça ona yaklaştı.

“…Bu ne?”

Çocuk Luz’a baktı.

“Telefon?”

Luz ekrana baktı.

Parmağıyla dokundu.

Ekran değişti.

Luz geri sıçradı.

“BÜYÜ!”

“Teknoloji,” dedi Eda uzaktan.

“BÜYÜ!”

“TEK-NO-LO-Jİ.”

“AYNI ŞEY!”

Eda iç çekti.

“Bunu tartışacak enerjim yok.”

Bir kuş aniden yakından uçtu.

Luz eğildi.

“Tamam bu normal! Bu bizim dünyada da var!”

Kuş ötüp uzaklaştı.

Luz rahatladı.

“…Tamam. En azından bir şey tanıdık.”

Kısa bir duraksadı.

Sonra:

“…Ama bizimkiler genelde konuşuyor.” dedi.

Eda durdu.

"Ne?”

“Evet, bazıları baya konuşkan,” dedi Luz. “Bir tanesi bana vergi borcu olduğunu söylemişti.”

Eda birkaç saniye baktı.

“…Bu kısmı hiç sorgulamayacağım.”

Biraz daha yürüdüler.

Luz bir anda durdu.

Bu sefer sessizdi.

Eda kaşını kaldırdı.

“Ne oldu? Şaşırmadın mı?”

Luz yavaşça etrafa baktı.

İnsanlara. Binalara. Gökyüzüne.

“…Her şey çok farklı,” dedi.

Sonra hafifçe gülümsedi.

“…Ama güzel.”

Eda onu izledi.

“…Evet,” dedi. “Bazen.”

Luz tekrar yürümeye başladı.

Sonra aniden:

“BU NE?!” diye bağırdı, bir otomatı göstererek.

Eda gözlerini devirdi.

“Tamam, geri dönüyoruz.”

“AMA İÇİNDEN YİYECEK ÇIKIYOR-”

“Evet.”

“VE SALYANGOZ ATIYORSUN-”

“Evet- dur ne?”

“BU BÜYÜ!”

“TEKNOLOJİ!”

“BÜYÜ!”

“YÜRÜ!”

Ve böylece... Bir cadı, insan dünyasını keşfetmeye devam etti.

Aşırı heyecanlı.

Aşırı gürültülü.

Ve kesinlikle dikkat çekmeden...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.