Sabah hava griydi. O gri, yağmur yağsa da yağmasa da insanın üstüne çöken türdendi. Ceketimin cebine ellerimi soktum ve yürümeye devam ettim. Kulaklığımda çalan şarkı ritmini biliyordum ama zihnim o ritme uymuyordu .Bugün sadece okula gidiyordum. Ama içimdeki his, “sadece” kelimesine hiç inanmıyordu. Sokağın köşesinden döndüğümde okul binası göründü. Westminster College .Her gün önünden geçtiğim halde hâlâ aynı hissi veriyordu: fazla büyük, fazla düzenli, fazla… benim dışımda. Kaldırım taşları ıslaktı. Adımlarımın sesi bile sanki buraya ait değilmiş gibi yankılanıyordu. Bir an durdum. Çantamı omzuma daha sıkı çektim.Ve yürümeye devam ettim. Kapıya yaklaştıkça insanlar görünmeye başladı. Grup grup, kendi dünyalarının içinde. Kahkahalar, sohbetler… hepsi sanki tek bir yerde değil de ayrı ayrı evrenlerde yaşanıyordu. Kimse kimseyi gerçekten görmüyordu. Ya da görmek istemiyordu. Ben gördüm. Ama bu burada bir avantaj sayılmazdı. Okul kapısına ulaştığımda başımı hafifçe kaldırdım. Ve içeri girdim. Dersimin başlamasına daha on dakika vardı . burslu olarak aktarılmıştım . Diğer okulum eve çok uzaktı ve eğitim kalitesi olarak düşüktü . Buraya girmek için çok çabalamıştım maddi olarak beni aşsa bile burslar sayesinde halledilmişti.
“Selam “ Tatlı bir kız yanımda durmuştu . Hafif kilolu yeşil gözlü beyaz tenliydi. Siyah saçları ile sevimli bir hava katıyordu aşağdıan yukarı inceledikten sonra gülümsemesine karşılık verdim
“Selam “
“Ah pardon ben Megan seni ders planalrında gördüm sanırım bir çok dersimiz ortak “
“Sevindim bende helena zaten biliyorsun ben kafeye gidecektim sende gelir misin nerede bilmiyorum “
“Oha daha gezmedin mi ? bayan claflien geç gelir seni gezdireyim “ Okul devasaydı dışarıdan ne kadar eski yapı gibi gözüksede gezdiğim kadarıyla çok beğenmiştim geniş ferah ve her imkan vardı .
“Kağıtta gördüğümde ismin gunes gibi bir şeydi hangi dil sanırım İngiliz değilsin”
“Burada doğdum babam İngiliz annem türk Blackthorn Academy öncesinde bursum çıkınca buraya başvurdum derslerimle uyuşunca geçtim .” Bir yandan aldığımız krakerleri yiyorduk sabah kahvaltı yapamamıştım .
“Benim için sorun değil yanlış anlama burada biraz ırkçılığa uğrayabilirsin bilirsin burada genelde soylular ya da soylulara hizmet edenler oluyor . “
“Doğrusu megan insanlar umurumda değil amacım kariyerim için güzel bir özgeçmiş hazırlamak .”
“Çok doğru yere geldin çok fazla etkinlik olur ben maalsef 1 sene kaldım. O yüzden 12 yeardayım .”
“Böyle şeylere takılmamalısın Megan herkesin hayat çizelgesi aynı olamaz.Kader yolunu çize biz sadece yürürüz. Hey bu gelenlerde kim ?” Doğrusu gelenleri biliyordum okula gelmeden kimin ne olduğunu araştırmıştım . Tüm soylu aileleri buradaydı ve hareketlerime dikkat etmem gerekiyordu. Gelenler bir erkek sürüsüydü.
“Onlar Royals leo’nun oyuncuları En öndeki Theodore Leonard Harington kaptan . Cooper Ashford, Dean Winchest, Castiel Singer, Conner Kingstay , Sam bennat bu sene nasıl dizildiler bilmiyorum .Aslında onlar benim arkadaşlarımdı geçen sene travmamı yaşadıktan sonra hepsi iletişimi geçti .”
“Ne oldu ? İnek sürüsüne benziyorlar onların yanlış olduğu çok belli” Megan dediğime kıkırdadı . Gözlerine hüzün oturmuştu . Yaşadığı olayı bilmiyordum .Megan soylu olmadığını biliyordum sadece çünkü olsa elbet haberlerde görürdüm .Telefonuma baktığıdma dersin başlama zamanı geçmişti”
“Megan ders zamanı gelmiş ilk günden göze batmak istemem. Sonra anlatsan olur mu?”
“Olur tabi bayan claflien derslerinde çok titizlik ister ses çıkarırsan gözüne batarsın “
Sohbet ederek sınıfımıza gittik . Megan şimdiden sevmiştim . Sınıf beklediğimden çok daha kalabalıktı yaklaşık otuz kişi vardı . megan ile yanyana oturduk . bakışların bana dönmesine aldırış etmeden günaydın diyerek oturmuştum tanışmak için kimseye sulanmayacaktım . Bayan claflien ellili yaşlarında bakımlı kısa boylu bir kadındı
“Evet çocukalr bugün derse başlamadan önce yeni gelen öğrencimiz kendini tanıtsın lütfen Helena Gunes Clark “ oturduğum yerden kalktım güzel bir tebessümle kendimi tanıttım
“Merhabalar ben Helena Güneş Clark Blackthorn Academy’dan transfer oldum 16 yaşındayım .”
“Güneş ne demek ?” Arkada bir erkek sesi gelmişti kısa saçlı kahverengi gözlüydü .
“Güneş Türkçede ‘Güneş’ demek . Annem türk babam İngiliz burada doğdum .” U ile değil ü ile Helena diyebilirsiniz” Tekrar soru gelmeyince yerime oturmuştum bazılarının türk olmamadan tedirgin olup gerildiğini görebiliyordum . Özellikle bayan Claflienin Tarihçi olarak sevmediği gözlerinden okunuyordu . Türk olduğumu saklamayacaktım
“Evet çocuklar kitabımızdan 52.sayfayı açın dersimize devam edelim” Ciddiyelte ders anlatmaya başlamıştı onlardan geri kalmamak için hafta sonu çalışmıştım . Tüm ders mümkün olduğunca katılıp notlarımı almıştım bazı kişilerle arkadaş olup hocanın soru tarzını öğrenmem gerekirdi tabi ilk Megan’a soracaktım .Ders sonunda havuzu spor alanlarını kütüphaneyi her yeri dolaşmıştık .
-Okulda neler yasak ?
-Alkol, uyuşturucu ve sigara . Onun dışında serbest derslerde telefona bakmamanı öneririm geçmiş yılda çok azar işitmiştim .”
-Bu spor koşu alanını her zaman kullanabilir miyiz koşu sporuma devam etmek istiyorum ders olacak seçtim
-Sen bu yüzden çok sportif vücudun var . Ders dışında Pazartesi öğleden önce kullanabilirsin sadece futbolcuların antremanı oluyor . Şu kız Bella ponpon kızlarda ondan nefret ediyorum bana içki içerip ifşalarımı çıkartmıştı .
“Bu çok acınası megan o sütrtüğe günün göstermedin mi “
“Göstermedim çünkü herkes benle dalga geçti onun olduğunu kanıtlayamadım . kapanıp depresyondan okula gitmedim bu yıl gitmek bana zor geldi .”
“Bu bir suç daha reşit değiliz keşke şikayet etseydin.”
“Babası fabrikatör babam işinden olurdu emin ol o yüzden ailem üzerinde durmak istemedi . ben sadece ağlamalarımla kaldım . Çok kötü bir dönemdi benim için …. İnsanlardan duymaktansa benden duy istedim .” Bir yandan meyveli yoğurdumu yiyordum . Dışarıda hava hafif serin olsada güzeldi sohbetimize devam ediyorduk .
“Diğer okulumda bende sorunlar yaşadım orda da tam tersi herkes kötü ve daha kötü hiç arkadaşım yoktu . hepsinin tek düşündüğü içmek ve seks yapmaktı . o yüzden burası olsun diye tanrıya çok dua ettim “
“İyiki gelmişsin itiraf ediyorum Cuma günü ismini görünce facebooktan profiline baktım . Ve senle arkadaş olabilirmişiz gibi geldi .”
“Teşekkür ederim megan olanları umursama sadece maymun sürüsü gibiler ilkel yaşıyorlar . Seksden ibaretler “ Çimenlere uzanıp hacanın tadını çıkarıyorduk arkamızdaki hışırtı sesi ile arkadam döndüm ismimi soran çocuktu .
“Kim seksten ibaret hanımlar .”
“Ergenler “
“Selam ben axel güneş evet bir erkeğin seni görünce ilk aklına gelen seks olur tabki” dediği ile kaşlarımı çatmam bir olmuştu . Tam azarlayacakken megan konuştu .”Axel gay Helena şaka yapıyor .” söylediği ile rahatlamıştım gay insanlar daha arkadaşçıl oluyordu bana sorun çıkarmazdı
“İltifatın için teşekkürler .Ben bu tarz konuşmalardan pek hoşlanmıyorum .”
“Neden türk hanımefendiler gizemli midir ?”
“Doğrusu bende pek bilmiyorum . Yazları gidiyorum sadece .” Onunla aldığım çikolatamı paylaştım ders öncesi gördüğümüz royals leo grubu tekrar arabalarına dönüyorlardı bir üst sınıftaydı son model arabalara biniyorlardı . Megan ve Axel sohbet ediyorlardı . Grup arasından birisi ile göz göze gelmiştim Theo ‘idi tam bir İngiliz beyefendisine benziyordu üniformasının içinden biçimli vücudu ben burdayım diyordu soğuk mavi gözleri cam gibiydi bakışlarını çekmedi yönünü değiştirip oturduğumuz tarafa geldi .
“Sonrasında mesajına cevap verdim .Seks yapacağımız düşündüm ama onun yerine bilardoya gittik eğlenceliydi ama sadece arkadaş olurum . Utangaç erkeklerden hoşlanmıyorum iyi saks-“
Theo “Hey Megan Cuma akşamki partiye gelsene Sam’in evinde”
“Olayları biliyorsun Harrington katılmak istemiyordum teşekkürler “ Bu şekilde içine kapanmamalıydı . İnsanaldan uzaklaşırda daha çok onları güldürürdü
Helena “Gitmelisin Megan sana iyi gelecek olanlar oldu ve geçti .” Theo bakışı tekrar bana kaymıştı beni inceliyor gibi beni süzmüştü bakışlarımı kaçırıp meganın omzunu okşadım .
“Eğer arkadaşlarımıda davet edersen olur “
“Okey nasıl isterseniz “ Sonrasında tekrar arabasının yoluna koyulmuştu Axel” Theo bizimle asla konuşmazdı . Çağırması tuhaf bir şey mi planladı acaba .”