İçeriğe geç

İmparator'un Kanı

Bölüm 4 · 8 dk okuma

İmparator'un Kanı

Bölüm 4

3.Fasıl

ELİZA

“Eğer kabul etmeseniz halk sizin hakkınızda ne düşünür ?” Dördüncü kez kurulan cümleyi artık dinelemyi bırakmıştım karar meclisinin yanına gelmiştim ve gönderdiğim hediye hoşlarına gitmemişti kendi savunmalarını yapıyordular ama başarısızdılar.

“Seçtiğim kişi bir eş değil bir imparator olacak daha kendi ailesine sahip çıkamayan bir adamı eş kabul edemem ayrıca yaş farkına da önem veriyorum.” Dedim hepsi birbirine baktı karar meclisi sekiz kişiden oluşurdu onlar yıllar içinde başarılı askerlerdi sonra karar meclisinde yerlerini aldı aslında karar meclisini dağıtacaktım ama sonradan vazgeçtim kötü biz izlenim daha yaratmamak için hatta bazen işime bile yarıyordular.

“Haklısınız ama bizde çabucak evlenmenizi ve bir varis vermenizi istiyoruz yaşınız ilerliyor ve çocuğunuz olma ihtimali azalıyor.” Sinirle ayağı kalktım hepsi geri çekildi.

“Şansınızı zorlarsanız sizlerinde çocukları hiç doğmamış olacak onların cesetlerini bile vermem size hadinizi aşmayın ben ne zaman ne yapacağımı bilirim özel hayatıma karışmayın.” Dedim arkamı döndüm.

“Yoksa sorun başmuhafız Mahan mı ?” Tekrar onlara döndüm.

“Ne ?” Dedim arkamda duran Mahana baktım aynı soran gözlerle Mahanda onlara bakıyordur. “Ne demek istiyorsunuz ?” Diye tekrarladım.

“Herkes biliyor aranızda ki aşkı kendisi de burada yoksa evlenmek mi istemiyor ?” Bu sinirlerimi daha çok bozmuştu burnumda soluyordum.

“Nerenizden uyduruyorsunuz bu yalanlar !” Diye bağırdım.

“Yalan değiler duyduğumuza göre sırf Mahan istiyor diye size saygızlık eden muhafızları öldürmemişsiniz hatta hapse bile atmamışsınız.”

“Bunu başmuhafız Mahan istiyor diye değil kendim istediğim için yaptım !” Açıklama yapmam bile saçmaydı.

“O halde sadece başmuhafız Mahan size duygular besliyor bu saygısızlıktır.” Benden önce Mahan konuştu.

“Sırf imparatoriçeyi kötüleyecekseniz diye bana iftira atamasınzı duygular dahi beslesem bu imparatoriçeyi ilgilendirir sizi değil !” Meclis üyelerinden Dylan ayağı kalktı.

“Bu ne cüret bizimle bu tavrıda konuşamasınız !” Mahan yanıma kadar geldi.

“Asıl siz benimle böyle konuşamsınzı ben hem başmuhafız hem de başkomutanım unutmayın kimi istersem hapse atabilirim imparatoriçeden sonra en yetkili benim sizin devriniz kapananı çok oldu !” Diye bağırdı bana gerek kalmaması hoşuma gitmişti.

“Muhafızlar Mahanı yakalayın !” Diye emreti Dylan muhafızlara baktım gözüme baktılar hareket etmediler bile Dylan bana baktı.

“Bu yanınıza kâr kalmayacak imparatoriçe.” Güldüm.

“Hayır yanıma kâr kalacak.” Dedim muhafızlara baktım. “Muhafzılar meclis üyesi Dylanı yakalayın !” Muhafızlar haraket edince Dylan yalvarmaya başladı.

“Lütfen affedin bir daha olmayacak yerimi kaybedemem.” Dedi masasına kadar geldim.

“Beni iyi dinleyin.” Dedim kolarımı göğsümde birleştirdim. “Biraz daha haddinizi aşarsanız kaybetmek istemediğiniz bu koltuklarda ölürsünüz.” Dedim arakamı döndüm ve çıktım arkamda Mahanda geliyordu yanında muhafızlarla.

“İmparatoriçem çok özür dilerim inanın ben de bilmiyordum böyle dedikodular çıktığını.” Durdum oda durdu ona döndüm bir adım geri çekilip başını yere eğdi aslında sinirlenmeliydim bu dedikodulara ve ona ama ona ihtiyacım var askeri olarak.

“Başmuhafız Mahan dediğiniz gibi haberiniz yoksa sorun değil bana atılan iftira size de atıldı bir suçunuz yok.” Başını kaldırdı.

“Sonuçta ben sizin hizmetlinizim böyle dedikodular çıkmamalı.” Dedi kıpkırmızıydı belliki utanmıştı.

“Mahan.” Dedim ona ilk kez adıyla seslendim gözlerini kaçırdı. “Sen benim hizmetlim değilsin sen benim arkadaşımdan bile fazlasın.” Dedim bu doğruydu tek güvenebileciğim kişi oydu sebebi yok sadece ona güveniyorum.

“Teşekkürler imparatoriçem yine de beni sürmek isterseniz anlarım.” Dedi hala yüzüme bakmıyor ve bakmamsı sinirimi bozuyorudu.

“Yüzüme bak !” Dedim zorlada olsa yüzüme baktı gözleri doluydu buna şaşırdım sanki roleri değişmiş gibiydik genelde kadınların duygusal olduğu söylenir ama burada duygusal olan oydu.

“İffetini fazla mı koruyordun ?” Gözleri kocaman oldu. “Hayır bir an öldürüleceğimden korktum.” Dedi yok artık önüme geleni öldürmüyorum ben, özellikle Mahanı asla öldürmem.

“Sana zarar vermem askeri olarak sana ihtiyacım var ayrıca beni gerçekten destekleyen tek kişisin.” Öksürdü muhafızlara baktı muhafızlar geri adım attı.

“Beni utandırıyorsunuz imparatoriçem bunlar iltifat olarak kabul ediyorum.” Dedi hala kırmızıydı bu hali çok komik duruyordu genç yaştan beri sürekli savaşa katılıp biri sürü düşman öldüren acımasız olduğu söylenen başkomutan Mahanı bu halde görmek beni güldürüyordu.

“Utanmanızda bir sorun yok böyle tatlı gözüküyorsunuz.” Dedim arakamı dönüp ilerlemeye başladım Mahan ve muhafızlar arkamda gelmeye başladılar. Saraya gelince festival için hazırlıklar başlamıştı bile Rene yanıma koşarak geldi yüzü kireç gibiydi yine bir şey olmuştu belli ki.

“İmparatoriçem dedikoduları duydunuz mu ?” Başımla onayladım Rene korkuyla ağzını kapattı. “İnanmıyorum, böyle şeylerin söylenmesi çok ayıp.”

“Umarım halk duymaz benim hakkımda ne düşünürler ?” Diye söylendim halkın gözünden düşmek istemiyorum daha yeni alışmıştılar bana tek bir hatayla gözlerinde düşebilirdim.

“Aslında halk Mahanı çok seviyor onunla evlenseniz ve bir varis doğursanız belki halk daha çok sever sizi.” Güldüm ama Rene ciddiydi gerçekten Mahanla evlenirsem halk beni daha çok mu severdi ? Ama Mahan kendini bir hizmekar olarak görüyordu.

“Neden güldünüz yoksa Mahanı küçük mü görüyorsunuz ?” Gülmeyei bıraktım. “Ondan değil.” Rene huzursuz olsada sordu.

“Neyden peki ?”Ofladım.

“Mahan benim için iyi bir eş olabilir ama ben bir imparator arıyorum ya ölürsem ve varis çok küçükse o zaman imparator yönetecek.” Dedim bu sefer Rene güldü.

“Mahan iyi bir imparator olur bence bir düşünün eminim Mahan da bunu seve seve kabul eder.” Bu aslında iyi bir fikir gibi gözüküyordu iyi bir imparator olabilirdi Mahan ama onu kendi hayatından edemezdim ayrıca onu eş olarak asla göremem.

“Teşekkür ederim Rene ama bu benim kararım sizin değil.” Dedim çalışma odama geçtim festival için yapılacak bir sürü işim vardı mazemeler için bir liste ve ne kadar bütçe ayrılacağı konusundan çalışmalıydım aynı zamanda Lehtey verilecek bitkiler için tahmin bir miktar belirlemeliyim bu yıl çok kuraktı eğer istediğim kadar bitki yetişmese bu bizi sıkıntıya sokardı bütün parayı Lehteden kazanıyorduk oda bizden eğer yetiri kadar bitki veremesek ve gelirimiz giderimizden az olursa bu halkın maaşlarını kısıp hazineye koymam gerek demektir ayrıca vergileri artırmak aynı zamanda ham maddelere zam getirerek vergilerden daha çok kazanmak demekti işte bunların olmaması için ticaret yapıyorduk hem bizde olmayanları alıyor hemde bizde çok olanları satarak para kazıyordum bu sayede vergilere zam yapmıyor ham madde fiyatını artırmıyordum halkın maaşıda aynı kalıyor ve geçinebiliyordular. Kapım çalınca daldığım yerden çıktım.

“Gel.” İçeri Mahan girdi elinde kağıtlarla.

“Size ordunun ve muhafızlar gelir ve giderlerini yazıp getirdim istemiştiniz.” Başımı salladım.

“Evet gel sormama gerekenlerde var.” Mahan hemen masamın önünde ki koltuğa oturdu.

“Ordudam bir eksik veya alınacak asker lazım mı ?” Masaman kağıtlara baktı.

“Aslında imrizag çok büyük bu yüzden lazım 11.250 asker lazım.” Kağıtları bana uzattı inceledim.

“Bu kadar askere yetecek bütçe yok zaten bu kadar asker bulamayız.” Mahan bir kağıt daha uzattı.

“Aslında bütçe var bugüne kadar isyanlar olduğu için sürekli savaş için bütçe yaptınız artık yok bu yüzden savaş bütçesi kalkıyor ayrıca askerlere kalacak yer vermeseniz azalır ailelerinin yanında kalbilirler yada tek ev yerine birer yurt yapılabilir.” Bu çok mantıklıydı yurt gibi aynı odada dört kişi kalabilirdiler yada ailelerinin yanında.

“O zaman o evleri de satarsak yada kiraya verirsek gelirini yine askeriyeye veririz böylelikle hazineden para fazla çıkmaz.” Mahan başıyla onayladı.

“Geriye sadece asker bulmak kaldı.” Arkama yaslandım.

“Onu bulamayız ama imparatoriçe olduğumdan beri kimse asker olmak istemiyor hatta askerliği bırakanlar bile var.” Mahanın yüzü asıldı işler her zaman daha da zorlaşıyor.

“Ben anlamıyorum bu vatani bir görev İmrizaglılar ne zaman bu kadar bencil oldular.” Eskiden binlerce kişi asker olmak isterdi ama şimdi kimse olmak istemiyor çünkü imrizagın lanetli olduğunu düşünüyorlar ama imrizag hep lanetliydi bir kahin asırlar önce lanet etmişti sonra cezalandırıldı ama bir daha etti ve imrizag lanetlendi ondan sonra gelen tüm imparatorlar halkı değil kendini düşündü ve halkını değil kendini düşünen her imprator birgün o tahtan iner çünkü onu orada tutan halktır ve halk acımasızdır ve bende bir zamanlar halktım bir ordu kurdum ve Estere saldırdım az kişiydik ama Ester de hazırlıksızdı.

“İmparatoriçem iyi misiniz ?” Mahan baktım yine dalmıştım.

“Evet dalmışım biraz devlet işleri yoruyor.” Mahan güldü.

“Daha gençsizniz 80 yaşına geldiğinizde ne yapacaksınız ?” Güldüm lanet yüzünde yoruluyordum belki de yavaş yavaş beni zehirliyor ve ölecektim.

“ Gençlikle alakası yok hepsine yetişemiyorum Ester hiçbir işe bakmıyordu bu yüzden sıkıntı çekmiyordu ama ben hepsine koşamıyorum.” Başını salladı Mahan.

“Biliyorum o dönemde devlet işlerine ben bakıyordum ama yetişilebilecek gibi değildi tabii o zamanlar daha zordu.” Kaşlarımı çattım.

“Devlet işlerinede mi sen bakıyordun ?” Başıyla onayladı.

“Ben ekonomiden anlarım babam özel olarak bunu öğretirdi bana özel ders gibi ama ben buna rağmen başkomutan oldum ama yinede kullanmak zorunda kaldım.” Dedi ekonomiden anlıyor ve askeri anlamda çok güçlü daha da cezvedici gelmeye başladı Mahan.

“Sana bir soru sorabilir miyim özel bir soru ?” Mahan başıyla onayladı.

“İmparator olmak hiç istemedin mi ? Yani sonuçta devlet işlerin iyisin askeri olarak güçlü hiç olmak istemdin mi ?” Mahan düşündü.

“Size dürüst olabilir miyim ?” Diye sordu başımla onayladım. “Aslında olmak istedim bu kadar iyim çok iyi bir imparator olurdum halkı sizin kadar önemsiyorum ama sizin kadar cesaretli değilim.” Güldüm beklenmedik bir cevaptı.

“Cidden ben hep laneten korktum ve halkın beni istememsinden ama siz lanetlenirim de halkın sevgisini de kaybederim yeterki rahat yaşasınlar dediniz ben bunu yapamazdım.”

“Bunu kimse yapamazdı benim dışımda.”

“Doğru siz çok özelsiniz hem cesaret hem de...” Durdu yutkundu. “Hem de imparatoriçe olarak çok özelsiniz.”Gülümsedim bu pek beklediğim iltifat olmadı sanki ama imparatoriçeliğimi öven sadece o.

“Teşekkürler.” Dedim bir sessizlik oldu sonra yine konuşan Mahan oldu.

“Festival hazırlıkları tamamsa ben muhafızları görevlendireyim.” Başımı salladım dosyalar arasında festival için olan dosyayı aradım ve buldum.

“İşte muhafızları nereye konumlandıracağın ve hazırlıklar için liste.” Mahan dosyaya baktı.

“Tabii hemen başlayacak hazırlıklar.” Ayağı kalkıp eğildi odadan çıktı yine kağıtlarla başbaşa kaldım iç çekip tam başlayacaktım göğsüme bir sancı girdi olduğum yerde kaldım nefes aldıkça daha çok acıyordu bir bıçak saplanmış gibi uzun süre acı içinde kıvrandıktan sonra acı bir anda geçti rahat nefes alınca çok sevindim bir an öleceğim sanmıştım ama geçmişti umarım festivale kadar bu ağrı geçer.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.