İçeriğe geç

İmparator'un Kanı

Bölüm 3 · 11 dk okuma

İmparator'un Kanı

Bölüm 3

2.Fasıl: Zalim İmparatoriçe

Uzun bir uykudan uyandığımda hala toplantı odasındaydım tabaklar alınmıştı Rene mi gelmişti ? Ama o beni uyandırırdı sanırım başka bir hizmetçi gelmişti bunu daha sonra düşüneceğim. Toplantı odasında çıkınca Rene hemen yanıma geldi endişeli gözüküyordu.

“İmparatoriçem soy Nadir sizinle görüşmek için gelmiş.” Kaşlarımı kaldırdım yarın gelmesi gerekirdi.

“Yarın gelmesi gerekmez miydi ?” Rene başını hızlı bir şekilde aşağı yukarı salladı.

“Evet ama karar meclisi göndermiş ayrıca elinde size bir mektup var meclisten.” Mektubu uzattı yüzünden terler akıyordu bu kadar neden korkmuştu anlamıyorum. Mektubu açtım.

İmparatoriçe Eliza Kont ;

Uzun süredir imparatorlukta hüküm sürmeniz ve tüm sorumluluklarını yerine getirdiğiniz için teşekkür ederiz anca artık yerine getirmeniz gereken bir sorumluluk daha var bu imparatorluğa bir varis vermek eğer yakın zaman içerisinde bir varis vermeseniz halk buna karşı gelebilir ve yeni bir isyan çıkabilir.

Sizin halkla ve asilerle olan bağlarınızı bildiğimiz için sizin eşinizi biz seçtik ve soy olan Nadir Soydanla olan evliliğinzi uygun gördük son kara sizindir.

“Ne !!” Rene’ye baktım sinirle kağıdı yere fırlatım. “Bu ne demek !” Diye bağırdım Rene korkuya geri adım attı.

“İnanın imparatoriçem benim yeni haberim oldu karar meclisi haberi az önce verdi.” Diye açıklama yaptı. Karar meclisi bana fikir verebilirdi ama bunun yapamazdı onların hükmü artık yoktu ama inatla bana emir vermeye çalışıyordular eğer halkın gözünde yetirince acımasız olmasaydım onlar tek tek astırırdım.

“Meclis böyle bir karar veremez bu benim özel hayatıma girer.” Rene karşımda tirtir tirmeye başlamıştı onu itip koridorla hızla yürümeye başlamıştım bir varis doğurmam gerekirdi ama buna hazır değildim evleneceğim kişiyide varis doğracağımada ben kara verirdim onlar değil. Durdum yürümek zorunda değildim parmaklarımı şıklatım tahta odama ışınladım soy Nadir ve Mahan konuşuyordular ben gelince bana baktılar ve eğildiler.

“Soy Nadir size bu cesaretinizin sebebini sorabilir miyim ?” Kafasını kaldırdı.

“Karar meclisi benim sizin için iyi bir eş olacağımı söyledi.” Bir adım atım yaklaştım.

“Cesaretinizi sordum sebebini değil.” Soy Nadir Mahan baktı Mahan başını bile kaldırmadı.

“Ben imparatoriçem-“ Sağ kolumu yana doğru açtım ve küçükçe salladım yeşil olan kılıcım elimde belirdi soy Nadir korkuyla kılıca baktı.

“Doğru ben senin imparatoriçenim benimle samimi olabileceğiniz tek an kılıcımla başınızı vurduğum andır !” Dedim kılıcımı kaldırdım ve boynuna savurdum kesilen boynunu kanı elbiseme sıçradı ama yüzüme yetişemedi kanlar içinde yerde yatan soy Nadire baktım bu adam imparator olamazdı eğer onu sağ gönderirsem diğer soy ve asiler cesaretlenirdi bu yüzden onu öldürmeliydim.

“Başmuhafız Mahan.” Mahan kafasını kaldırdı yüzünün yarı kan olmuştu eğildiği için bu kısa adamın boynuyla aynı hizadaydı.

“Evet imparatoriçem.” Dedi sesi şaşırmışa beziyordu göz ucuyla yerde yatan soy Nadire baktı.

“Soy Nadirin cesedini alın ve karar meclisine götürür onlar benim kararımı anlar ama siz yinede onlar imparatoriçenin mektupta yazdıkları gibi son kararı ben veririm.” Başıyla onayladı.

“Emredersiniz.” Cesedin üstünde geçip tahtıma oturdum bana olan saygı çok önemliydi karar meclisinin bu hareketi bir saygısızlık sayılırdı bende yaşça büyük ve iki çocuklu dul bir adamı bana uygun göremezdiler bilenlere göre soy Nadir eşine şiddet dahi uygulamıştı oğlu ve kızı benimle aynı yaştaydı oğluyla değilde kendisiyle evlenmemi istemesi daha beterdi böyle birini imparator yapamazdım.

“Amanın !” İçeri giren Rene soy Nadir cesediyle karşılaşınca dili tutulmuştu Mahan ve iki asker cesedi kaldırınca Rene kan gölü olan yere gelip diz çöktü.

“Özür dilerim imparatoriçem benim hatam soy Nadiri göndermeliydim ama sizinle görüştürdüm benim suçum.” Sesi ağlamaklı geliyordu şuan ağlaması hiçbir işe yaramaz.

“Onu ben öldürdüm Rene eğer gitmiş olsaydı dahi bu niyeti yüzünde gider kendi evinde öldürtürdüm bu yüzden kendini suçlama ve işini doğru yapmaya bak yoksa abini özlediğini düşüneceğim.” Rene başını kaldırdı.

“Hayır, hayır kesinlikle işimi doğru yapacağım siz halka bir umut oldunuz onların hayatına renk verdiniz abim gibi keyfinize bakmadınız.” Şuan onun aptal duygusal konuşmasını dileyemem elimi kaldırıp gitmesi için salladım hızla kalkıp koşarak odadan çıktı kimse kalmamıştı taht odasında ben ve kanlı elbisem birde elimde tutuğum ucu kanlı olan yeşil kılıcım ele tutuğum yerde kocaman yeşil yuvarlak bir zümrüt vardı ve yeşil çizgiler ve kılıç ucunda ki kan bu kan soy Nadir bir soy olmadığınıda öğrenmiştik babası gibi bir soy değildi ama sakladı İmrizagata soy olmak harika bir şey her şey önünüze serilir bu yüzden yalan söylemiş galiba. Elimi salladım kılıç kayboldu çalışmam lazım parmaklarımı şıklatım çalışma odama ışınlandım masama oturdum ve çalışmaya devam ettim bugün çok fazla işim vardı.

&&&

Kağıtlardan başımı ancak kapımın vurulmasıyla kaldırabildim genelde çalışma odama kimse giremezdi yasak değildi ama rahatsız olmamı istmezdiler.

“Gir.” İçeri Mahan girdi elimde ki kağıdı bıraktım Mahan eğildi.

“Bu saate sizi rahatsız ettim imparatoriçem ama meclis bunu hemen iletmemi istedi.” Durdu başımı konuşması için salladım. “Dediklerine göre evli olmamanız halkı tedirgin ediyormuş eğer ölürseniz...” Öksürdü. “...Şey beceriksiz ve hiçbir şeyden haberi olmayan Rene’nin başa geçeceğinden korkuyorlar.” Arkama yaslandım.

“Ya da meclis kontrolü tekrar ele almak istiyor.” Diye kendi kendime söyledim belli ki kontrolü tekrar ele almak için onların içinde biriyle evlenmemi istiyorlar.

“İmparatoriçem belki halk gerçekten böye düşünüyordur.” Güldüm.

“Sence benim tahtan inmem için isyanlar başlatan bu halk nasıl oluyordan tahta geri getirmek istedikleri konsiyon ailesinde olan birinin tahta geçmesinden korkuyor.” Mahan başıyla onayladı.

“Haklısınız galiba sizin başa geçmenizle karar meclisinin gücü zayıfladı bu yüzden tekrar yetkili olmak istiyor ama bunu yapmak zorunda mıydınız ?” Doğruldum.

“Neyi yapmak zorunda mıydım ?” Diye sordum.

“Soy Nadiri öldürmek zorunda mıydınız ?”

“Evet. Soy Nadir soy değilmiş soy olsa öldüremezdim ayrıca kendisi bana saygısızlık yaptı ben onun imparatoriçsiyim bana böyle bir teklifle gelemez.” Dedim bu saygılığımı hiçe saymak olurdu aklıma geldikçe sinirleniyordum. Mahan sakin ama endişe dolu bir sesle.

“Neden size kim aşık olamaz mı ? Yani sonuçta herkesin bir kalbi ve size aşık olabilir duygular besleyebilir.” Dedi küçük bir kahkaha attım.

“Ben öyle birini tanımıyorum başmuhafız Mahan zalim bir imparatoriçeye kim aşık olur varsa eğer kesinlikle çok aptaldır.” Mahan boğazını temizledi.

“Bana ilk imparatoriçe olduğunuzda eğer bir hata yaparsam siz beni uyarırsınız demiştiniz sizi uyarmak isterim.” Başımı salladım.

“Aşık olmaktan ya da birine bir şeyler hissetmekten kormayın evlenmek zorundasınız bir varis lazım...” Yutkundu sesi incelmişti hasta galiba (?) “Kim olursa olsun elinde sonunda doğru bir asil veya soyla evleneceksiniz bir varisiniz olacak zalim olmanızı buna bağlamayın böyle tekliflerin gelmesi lazım ki bir varisimiz olsun.” Dedi tam konuşacakten ekledi. “Ve gereksiz yere birilerini kılıçtan geçirmeyin hapse felan attın bu daha az zalimce.” Başımla onayladım.

“Pekla bir daha ki sefere öyle yaparım tavsiyeniz için teşekkürler.” Dedim elimle kapıyı gösterdim arkasını döndü.

“Başmuhafız Mahan !” Bana döndü ona neden seslendim bana baktı boğazımı temizledim ne diyeceğim ? “Bana evlenecek birini siz bularbilirsiniz tanıdığınız çok nede olsa hatta aklınızda biri varsa söyleyin.” Dedim. Nerden çıktım şimdi bu evlenmek felan istemiyorum ben.

“Ben.” Dedi Mahan soran gözlerle ona baktım kendinden mi bahsediyordu ? Onunla evlenmemi istiyordu ? “Ben... Bilmiyorum yani bulamayabilirim uzun zamandır uzaktayım.” Başımı salladım.

“Öylesine dedim zaten çıkabilirsiniz.” Eğildi.

“Emredersiniz.” Dışarı çıktı neden onu bir eş olarak gördüm başmuhafız onun görevi beni ve halkı korumak ben onun imparatoriçesiyim ona emir veriyorum ben benim eşim olamaz başka bir asile bulup evlenebilirim ama önce laneten kurtulmalıyım bu halde evlenemem.

MAHAN

Çalışma odasında çıktım kalbim duracaktı nerdeyse göğsüm sıkışıyordu burada muhafızların önünde diz çökecektim acıdan ama sakinliğimi korudum muhafızara selam verip ilerledim ağlamak üzereydim ben yüzlerce savaşa girdim hepsini kazandım imparatoriçe gibi bana da zalim komutan derlerdi zalim komutan zalim imparatoriçeye yenildi onu ilk gördüğüm andan beri içimde ona bir his besledim bu hoşlantı gittikçe büyüdü ve aşka dönüştü bu yüzden isyanlara gittim belki uzakta olursam unuturum diye ama olmadı üstelik bu imkansız aşkın üstüne bir de imparatoriçenin evlenmesi için adımların atılması bunu nasıl kaldırabilirim ? Hızlı adımlarla saraydan çıktım arka bahçede olan çeşmeye gittim kenarına oturdum göğsümde ki acı gittikçe artıyordu biri bunu öğrenirse çok kötü olurdu başmuhafız ve başkomutan imparatoriçeye aşık ya imparatoriçe öğrenirse soy Nadir gibi beni de öldürür belki bu beni üzmez ama sevmemesi üzer.

“Başmuhafız Mahan neden ağlıyorsunuz ?” Korkuyla arkamı döndüm karşımda Rene duruyordu gözyaşlarımı sildim.

“Ağlamıyordum gözlerime toz kaçtı.” Rene güldü gelip yanıma oturdu.

“Yoksa imparatoriçe’nin evlenmesine mi üzüldünüz ?” Öksürdüm bu nerden biliyordu.

“Neden üzüleyim varisimiz olacak ben bir hizmetkar sayılırım.” Rene kahkaha attı.

“Yapmayın herkes sizin imparatoriçeye olan aşıkınız biliyor.” Saçımı geriye attım.

“Bunlar iftira aman imparatoriçe bilmesin.” Dedim öğrenirse çok mahçup olurum zaten yüzük yüzünde mahçuptum.

“İmparatoriçe ilk geldiğinde bu saraya girer girmez önünde eğildin sen eğildin Mahan ve söylediklerin herkesin dilinde hala daha.” Kollarını göğsünden birleştirdi. “Aslında bence imparatoriçede size bir şeyer hissediyor ama zalim olduğu için söyleyemiyor.” Umutla baktım Rene’ye

“Siz ciddi misiniz ?” Gülümsedi. “Tabii ki de hayır imparatoriçeden bahsediyoruz o zalim o aşık olamaz kimseden hoşlanamaz halkı için yapmaz eminim bir asille evlenir hamile kalır ve eşini boşar ya da öldürtür böylelikle bir varisi ama eşi olmaz.” Bu bana daha çok acı veriyordu bu aşktan kurtulmam gerekiyordu ama nasıl ? Bu bir defter değilki yırtıp atayım yada savaş değilki geri çekilip bitireyim.

“Neden böyle düşünüyorsunuz zalim olsada onunda bir kalbi var.” Dedim savunmam saçma ama onun kötülenmesini istemiyordum özellikle de Konsinyon ailesinde biri böyle konuşamaz.

“Biliyorum kalbi var ama o bir imparatoriçe ve sen de bir başmuhafızsın büyük sorumluluklar taşıyorsunuz beraber olmanızın imkanı yok.” Elimi Renin omzuna koydum.

“Teşekküerler Rene ama ben sorumluluklarımı biliyorum sadece geleceği görüp kazanacak olan tarafa yalakalık yaptım eğer yarın abin güçlü bir şekilde çıksa onun tarafını tutarım çünkü yerimi kaybetmek istemeyen biriyim aşık değil yerini ve maaşını seven bir komutanım.” Dedim bu sözleri söylemek istemiyordum ama başka çarem yoktu onunda dediği gibi o bir imparatoriçeydi.

“Tamam öyle olsun bu tavrın şaşırtı.” Dedi onu dinlemedim bile birkaç cümle söyleyip gitti ben yine kendimle ve imkansız aşkımla başbaşa kaldım imparatoriçe Eliza’yı bir kere görmüştüm asil Erik Kont’un kızıydı çok iyi dövüşüyor ve sihir yapabiliyordu herkes onu konuşuyordu imparator Ester ona beni evlilik isteğini bildirmek için tek göndermişti bana kılıç çekmişti ve imparatora hakeret etmişti o zaman ona kör kütük aşık olmuştum sadece bir kere görmüştüm 2 yıl sonra imparator Esteri öldürüp imparatoriçe oldu bu aşkımı daha imkansız kıldı işte aramızda uçurumlar var ben onun hizmetkarıyım yarın isterse beni astırabilir o kılıçla beni öldürebilir çünkü bana aşık değil gözyaşlarımı sildim keşke isyanlar hiç bitmeseydi yada bir isyanda ölseydim yoksa bu acı beni öldürecek ayağı kalktım eve gitmeliydi zaten hava kararmıştı ailemde beni merak etmiştir aslında bir hafta izinliydim ama zamanım yok iki gün sonra festival var ona hazır olmalıyım.

Sarayın ön bahçesine geldiğim imparatoriçe muhafızlarla konuşuyor nefesimi içime çektim aniden bırakıp yanlarına gittim.

“İmparatoriçem bir sorun mu var ?” İmparatoriçe bana döndü eğilip selam verdim.

“Sarayın etrafında birini gördüm aynı Estere benziyordu.” Şaşkınlıkla muhafızlara baktım Ester buralarda değildi.

“Sizler gördünüz mü ?” Başlarını olumsuz anlamda salladılar. “Efendim biz görmedik hem görsek bile bir şey yapamayız sonuçta o...” Susup imparatoriçeye baktı imparatoriçe kızmıştı.

“O bir imparator mu ?” Muhafız başını olumlu anlamda salladı diğer muhafızla biz ona acıyan gözlerle baktı sanırım bu onu son görüşümüzdü.

“Sen yaşlı kurbağa prensi biliyor musun ?” Dedi imparatoriçe. “Onu cadı kurbağa çevrir bir kadın öper tekrar prens olur ama 60 yaşında yaşlı bir prens saraya döndüğünde çoktan yerine başkası geçmiş ve muhafızları ona her zaman sadık olan muhafızlar onu öldürmüşler.” Diye anlatı yutkundum bu hikayenin sonu pek iyi değildi.

“Sizin tek bir imparatoriçeniz var o da benim Ester öldü eğer ölmemişse bile onu siz öldüreceksiniz çünkü normal biri ve saraya izinsiz giriyor.” Araya girdim.

“Doğru imparatoriçeye saygı gösterin ben onların adına özür dilerim uzun zamandır olmadığım için başı boş kalmışlar hizaya getireceğim.” Dedim imparatoriçe bana döndü.

“Sizce daha az zalimlik yapıp onu hapse atayım mı ?” Diye sordu bu kadının dediklerimi dinlemesi kalbimde bu kadar hızlı atırmamalı.

“Lütfen şevkatli olun.” Dedim bunu muhafız için değil kendim için istedim ama o muhafız için istedim sanıyor

“Bu sefer öyle yapacağım.” Dedi yanımda geçti biraz ilerleyip durdu.

“Başmuhafız Mahan lütfen dinlenin sizde bir tuaflık var özellikle sesiniz hasta olmayın.” Arkamı dönüp ona baktım.

“Tabii hastalanmam dikkat ederim.”Dedim.

“Edin bana lazımsınız.” Dedi ve içeri girdi bu cümleyi öylesine kurmuştu ama benim için büyük bir anlam taşıyor artık. Muhafızlara döndüm. “Daha dikkatli olun.” Dedim sarayın ahırına gidip attımı aldım saray şehre uzak değil o yüzden erken varırdım atla gidersem öylede oldu yarım saate şehre on dakikayada evime geldim kapıya vuru vurmaz annem hızla açtı ve bana sarıldı ablam ve babamda hemen geldiler sarılma faslı bittince içeri geçtik harika bir yemekten sonra oturma odasında konuşmaya başladık ilk başlarda isyanlardan sonra konu imparatoriçeye geldi.

“İmparatoriçe hala sağlıklı değil mi ?” Diye sordu babam en başında beri Konsiyon ailesini desteklemezdi ve Esterin ölümüne sevinen en çok oydu gerçeği bilse beni redederdi herhalde.

“Evet sağlıklı hatta bir varis doğurmak için evlenmeyi düşünüyor.” Abalm hemen atıldı beni sinir etmek için.

“Yoksa seninle mi evlenecek ?” Annem ona kzıgın bakışlar attı.

“Hayır bir asile evlenmeyi düşünüyor.” Diye cevap verdim ablamda güldü. “Senin imparatoriçe aşkına ne oldu ölüp bitiyordun onun için gece seni az yakalamadım ağlarken.” Kahkaha atmaya başladı annem ve babamda buna gülmüşlerdi.

“Yapmayın ama !” Diye isyan ettim. “İmparator olsam kötü mü olurum ?” Babam gülmeyi bıraktı.

“Kötü olmasın da derdin imparatorluk değil ki imparatoriçe Elizabeht sen ona aşıksın benden onun için küpeler ve yüzük istedin.” Somurtum onlara bunu söylememliydim sır çıkmazdı ama dalga geçerdiler.

“Sahi biliyor mu o mor taşın anlamını ?” Dedi ablam ona kızgınlıkla döndüm. “Sakın öğrenmesin bugün ona evlilik teklif eden soy Nadirin boynunu kesti bana neler yapar.” Ablam arkasına yaslandı.

“Bir şey yapmasada olur bir öpse sen kalpten gidersin.”

“Abla lütfen sus !” Dedim bu konun açılmasını istemiyorum artık.

“Oğlum tamam bilmesinde ya biri söylerse o mor taşların hediye edilmesinin nedeni evlilik olduğunu açıkça olmasada o taşlarla ona evlilik teklif ettin oda bilmeden kabul etti.” Anneme döndüm.

“Ben imparatoriçeliğini kutlamak amacıyla hediye verdim evlilik teklif etmedim oda kabul etmedi artık susun zalim imparatoriçe duyarsa hepimizi öldürür.” Annem gülümsedi.

“Harika imparatoriçeyi unutmana sevindim seninle taştırmak istediklerim var.” Ayağı kalktım.

“Şimdi değil uykum var daha sonra annecim.” Dedim babama selam verip odama çıktım festivale hazır olmak için yarın dinlenecektim festival bittikten sonra bir hafta izin alabilirdim o zaman dinlenebilirdim isyanlar yorucuydu daha yorucu olan imparatoriçe. İsyanlar bastırılmıştı ama Esteri gördüğünü idda ediyordu eğer Ester geri dönmüşse tekrardan saldıracaktır isyanlar bitti herkes rahatadı dediği an saldırabilir bunun için tetikte olmalıyız.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.