Sisli bir kasım sabahı Lidya sabahın yeni doğan ışıklarıyla birlikte kalkarak hazırlanmaya başlar. Bu onun aslında her zaman ki rutindir. Sabah kalk,hazırlan,çık ve okula git. Lidya ne kadar bu düzenden bıkmış olsa da ailesi Lidya'yı okumak konusunda baskılamaktaydı. Babası ona her zaman;
"Okumaz isen bir adamın eline bakmak zorunda kalırsın,ben seni kendi ayaklarının üzerinde durmanı istiyorum" diyordu.
Lidya bunun farkında değildi çünkü her zaman pahalı kolejlerde ailesinin parası ile okumuştu. Hiç bir zaman zorluk çekmemişti. Şımarıklık yaptığınin farkındaydı ama o babasının dediği gibi aile geleneği olan avukatlığı değil, müzisyen olmayı istiyordu. Bunun için bir çok ders bile almıştı.
O sisli kasım sabahında evinden çıkıp okuluna doğru yola koyuldu. Okula vardığında dersin hocasının gelmediğini farkeden Lidya okulun yakınındaki alışveriş merkezinde kıyafet bakmaya gider.Hem alışveriş yapan hem de kahve içen Lidya giydiği uzun kabana takılır ve düşer. Düştüğünün farkındadır ama neden yerde olmadığını anlayamaz. Bunu idrak etmesi 2 3 saniyesini alırken gözlerini açtığında kendisini bir erkeğin kollarında bulur. Hemen toparlanıp çocuğa teşekkür eder. Farkında olmadan kahveyi hem kendi üzerine hem de çocuğun üzerine dökmüştür. Lidya bir çok kez özür diler. Karşısındaki çocuk o kadar sert mizaçlıdır ki her dilediği özüre "önemli değil,uzatmayalım" gibi cevaplar verir . Lidya bunun üzerine yeni kiyafetler almayi teklif eder ama cocuk yine reddeder. Bunun uzerine Lidya "Bari beraber bir kahve icelim bu da benden özür muayetinde olsun" der. Çocuk yine reddetse de zorlayarak kahve içmeye ikna eder.
Kahveciye gittiklerinde uzun bi sıra vardır. Sırayı beklerken Lidya çocukla ne kadar konuşmak istese de çocuk cevap vermez. Verse bile cevaplarında hep bir mırın kırın vardır. Lidya çocuğun aurasından hoşlandığından onula bir bağ kurmak için bir çok çaba sarf eder ama nafiledir. Sonunda sıra onlara gelir. Lidya baristaya istediklerini söyledikten sonra barista isim sorar. Lidya tam kendi ismini söyliyecekken...
Çocuk;
"Baran" der.
Ne Lidya ne de Baran bir kahvenin hayatlarını bu kadar değistirebileceğini tahmin edemezdi...
DEVAM EDECEK...