Bir sabah, okula giden yolların alışılmış gürültüsü arasında, Sarp kalbinde bir ateşle yanıyordu. On altı yaşındaki bu genç, son iki yıldır yan sınıfta oturan Ela’ya karşı hissettiği imkansız aşkla baş başa kalmıştı. Ela, sınıfın en popüler kızı, göz kamaştıran gülüşüyle herkesin dikkatini çeken, zarafetiyle dikkat çeken biriydi. Sarp ise daha çok içine kapanık, kitap kurdu bir gençti; kalemiyle sayfaları doldurmayı tercih ederdi, ama kalbinin derinliklerini ise kimseye açmamıştı. Sarp, her gün dersten sonra, Ela'nın yanındaki arkadaşlarıyla gülüşmelerini izlerken, içindeki kıskançlık ve hayranlık karışımı duygularla boğuşuyordu. Ela'nın yanında olmanın hayalini kurarken, dile getirdiği tek bir kelime bile aklından geçmiyordu. Arkadaşları ona bunun sadece bir takıntı olduğunu söyleseler de, Sarp için bu, bir tutku haline gelmişti. Her anını ona yakın geçirmeye çalışıyor, gözlerini ondan ayırmamaya özen gösteriyordu. Bir gün okulun bahçesinde, Ela'nın elinde bir çiçekle oturduğunu gördü. Etrafındaki arkadaşlarının gülüşmeleri ve onun neşesi, Sarp'ın kalbini yerinden çıkaracak gibi oldu. Cesaretini topladı ve yanına doğru yürümeye başladı. Ancak tam o anda, Ela'nın yanındaki popüler çocuk, Mert, ona doğru yaklaştı ve çiçeği Ela’ya uzattı. O an, Sarp’ın kalbi yıkıldı; hayalleri bir anda dağılmıştı. Ama hayat, sürprizlerle doluydu. Bir hafta sonra, okulda düzenlenen bir edebiyat yarışması için Sarp, Ela'nın dikkatini çekmek adına bir şiir yazmaya karar verdi. İçindeki tüm duyguları kelimelere döktü. Şiirini sahnede okurken kalbindeki tüm cesareti topladı ve Ela'nın gözlerine baktı. O an, gözlerinin derinliğinde bir şeylerin değiştiğini hissetti. Ela’nın bakışları, bir an için Sarp’ı anladı. Ama bu, sadece bir anlık bir bağ mıydı? Yoksa bir adım daha atılabilir miydi? Yarışma sonrası, Sarp ve Ela arasında bir konuşma gerçekleşti. Ela, şiirden çok etkilendiğini söyledi ve Sarp’ın içindeki duygulara dair bir kıvılcım belirdi. Ancak Mert’in gölgesi her zaman üzerlerinde dolaşıyordu. Mert, Ela’nın peşinden ayrılmıyor, Sarp'a karşı bir düşmanlık besliyordu. Bu durum, Sarp’ı daha da cesaretlendirdi. Kalbinde Ela için savaşma isteği doğmuştu. Bir gün, Sarp, Ela’yı okul çıkışında tek başına buldu. Ona hislerini açıklamak için doğru zamanı bekliyordu ama Mert’in ona olan düşmanlığı, adımlarını engelliyordu. Ancak Sarp, cesaretini topladı ve Ela’ya yaklaşarak, “Seninle bir şey konuşmak istiyorum,” dedi. Ela, onu dikkatle dinledi ve Sarp’ın içtenliğini fark etti. Ama bu sırada Mert, onları izliyordu; Sarp’ın cesaretini kırmak için planlar yapıyordu. Sarp ve Ela arasındaki bu imkansız aşk, bir dizi zorlukla yüzleşirken, her ikisi de kalplerinin derinliklerinde bir şeylerin değiştiğini biliyordu. Bu, sadece bir aşk değil, aynı zamanda kendilerini bulma yolculuğuydu. Ve belki de, bu aşk gerçek bir tutkuya dönüşmek için gerekli cesareti bulabilirlerdi. Ancak, her köşede bekleyen engellerle dolu bir yolculuktu bu. Sarp, Ela’ya ulaşmak için ne kadar çaba göstermesi gerektiğini henüz bilmiyordu, ama aşkı için savaşmaya kararlıydı.
Bölüm 1
olmayan aşk
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.