Kendimi çok kırılmış hissediyordum ama kendimi teselli etmekten başka çarem yoktu bende acaba yeni ailem nasıl diye düşünürken uyuya kaldım saat 7 de uyandım üstüme şort ve kapşonlu tişört giydim ve bavulumu alıp uçağın yolunu tuttum en az bir saat sonra uçağa bindim ve bir yere oturdum kulaklığıma müzik açıp dinlerken bir çocuğun beni sürdüğünü fark ettim acaba üstümde değişik bir şey mi vardı? Şuan Türkçe biliyor olsaydı ne bakıyon dayı derdim ama ten renginden türk olmadığı belli oluyordu sabah erken saatte uyandığım için uyudum uyandığımda tam uçak Paris'e gelmişti uçaktan indim ve etrafa bakındım daha sonrasında biri yanıma gelip
Marry:Sen Kumsal olmalısın
Şaşkınım çünkü Türkçe biliyordu daha sonrasında şaşkınlığımı gizleyerek konuştum
Kumsal:Evet ben Kumsal
Marry:Bende Marry
Kumsal: Memnun oldum
Daha sonra arabaya bindik daha önce bu kadar lüks bir araba görmemiştim yarım saat sonra bir eve geldik ev dört katlıydı ben nereye düşmüştüm?
Marry:Gel hadi eve girelim
Kumsal:Hemen geldim
İçeriye girince biri bizi karşıladı
Sebastian: Hoşgeldiniz hanımım
Marry: Hoşbuldum Sebastian
Daha sonrasında bana dönüp konuştu
Marry: Bu Sebastian bizim hizmetçimiz
Kumsal:Memnun oldum
İçeriye girince o kadar şok oldum ki ağzım açık kaldı çünkü her yer altın süslemeliydi hayatımda ilk defa böyle bir ev görüyorum ama sorun şu ki ben sade ve şık şeyleri seviyorum
Marry: Odan üçüncü katta
Bir anda Ohaaaaaaaaaaaa diye bağırmak istedim çünkü evde asansör vardı ama iç sesimi tutup evet anlamında kafamı salladım sonra asansöre binip açık olan odaya girdim girdiğimde odanın tam benim tarzımda olduğunu fark ettim sonra bir kapı sesi duydum ve arkamı döndüm
Kumsal: Efendim
Sebastian: Bavulunuzu getirdim
Kumsal: Ben alırdım ama yinede çok teşekkür ederim
Sebastian: Ne demek ben zaten bunun için burdayım