Jaifei Bükürcana çok fena tutulmuştu. Ama bir an önce şatoya dönmesi lazımdı. Yarın olmuştu. Jaifei annesine sonunda ilk defa aşık olduğunu annesine söylemek istedi. Tam annesine doğru giderken şövalye kraliçe parlak pırıltı parmak arasının kendisini odasında beklediğini söyledi. Jaifei bunun bir fırsat olduğunu düşündü. Annesinin yanına odasına gitti. Annesi kızına:
-kızım dün baloda kayboldun nerelerdeydin
+anne sana söylemem gereken bişey var
-aslında benimde var
+iyi ilk sen söyle
-sen dün olmadığın için sana eşini ben buldum
Jaifei’nin bir anda şaşkınlık içinde annesine:
+ANNE NE DİYON SEN
-evet kızım yeni kocanın adı Berk can
+IY ONE BE
derken bi anda içeri Berk can girdi. Kaslı yakışıklı ve çekiciydi. Jaifei Berk cana bakıp IY BEN BUNLA MI EVLENCEM dedi(gerizekalı işte). Annesi onun başka bir seçeneğinin olmadığını Berk canla evlenmek zorunda olduğunu söyledi. Hayır yani iki seçenekten biri kaslı yakışıklı ve çekici diğer seçenek de cılız kısa ve saçında kuş yuvası var gibi gözüküyordu ve Jaifei en kötü seçeneği yani bükürcanı seçti(kör bence). Jaifei odasına gidip bükürcanın hayalini kuruyordu. Odasından dışarı bakarken bükürcanı gördü. Hemen şatodan çöküp ona doğru koşmaya başladı. Bükürcan’da onu gördü ve dedi ki:
-Aa selam napıyosun burda
+bana bak kolayca suratlı ben sana aşık olmudum aa
-ıyy ben sana mı bakcam be çirkin(kendisi daha çirkin)
-şaka şaka bende sana bakarım. Bu arada ben prensim
+aa bende prenses çok ortak yönümüz var dimi ya
Jaifei’yle Bükürcan konuşurken bi de nolsun. Annesi onların konuştuğunu gördü..