Tarığın mesajına baktım. Bir adamı daha getiriyormuş. Başımıza iş almamışız gibi birde görgü tanığı çıktı. Depoya doğru sürmeye başladım. Yaklaşık 20-30 dakika sonra depoya ulaştım. Aşağı inip adamlardan birine baktım.
"Tarık nerede?"
"Terslik çıkmasın diye adamların başında bekliyor."
Görgü tanığı çıkmış herif bana terslik çıkmasın diyor. Sakin ol Miraç.
Adamı sollayıp depoya girdim. O sırada Tarık iki kişinin ayaklarını bağlıyordu.
Tarık bana baktı ve konuşmaya başladı.
"Bunları öldürmek lazım Miraç."
Gözümle daha önce görmediğim herifi gösterdim.
"Kim bu peki?" Tarık ayağa kalktı.
"Onun salak arkadaşı. Zorluk çıkarınca onu da almak zorunda kaldık."
"Gören başka biri var mıydı?"
"Yok be kim görecek?"
"Geçen de böyle dedin. Ayyaş herifin peşinden koştum!" Tarık elini omzuma attı ve hafif vurdu.
"Yok bu sefer kesin be oğlum! Ara sokaktan aldık. Görse görse kedi, köpek görür."
Borcu olan adam konuşmayı bölüp lafa girdi.
"Bırakın arkadaşım gitsin! O bir şey yapmadı!"
Arkadaşı hızla dönüp cevap verdi.
"Hayır be! Saçmalamasana! Bırakmam seni bunlara!"
Silahımı çıkartım.
"Size konuşma izni verdim mi ben? İlla dilinizi mi keselim?"
Borcu olan herifin gözlerinde ki korkuyu gördüm. Korku insana her şeyi yaptırabilir. Şimdi düşününce böyle bir durumda elbette korkacaktı. Lakin ben bu yüzleri çok gördüm.
"Vur vuracaksan! Allah'ın izniyle cezasını çekeceksiniz!"
Yanda konuşan adama baktım.
Tarık söylenmeye başladı.
"Tövbe Tövbe! Herife silah çekiyoruz farkında değil!"
Adam sanki karşısında silahla durmuyorum gibi eli ayağı bağlı bir şekilde gözlüğünü düzeltmeye çalışıyordu. Sinirle Tarığa döndüm.
"Bana deli mi getirdin lan!"
Tarık umursamazca elini salladı.
"Parayla da Mekke'ye götürmüş birini. Hadi deden ve babaannen kanser diyelim, niye hastaneye götürmüyorsun değil mi? Ayrıca Mekke'ye gittiğine dair herhangi bir an yok. Allah'ın aptalları."
Borcu olan adama döndüm. Tamam her şey Allah'tan ama hastaneye gider önce insan. Ayrıca sanırım kandırmıştı bizi. Ne sanırımı ya herif kandırmış bizi!
"Gökten para mı yağdıracaksın şimdi bana?"
"Rabbimi arkama aldım bana bak oğlum! Ödeyeceğiz dedik! Daha bitmedi üniversitem az kaldı bitmesine! Sabret az!"
Adam atarlı bir şekilde konuşmuştu. Adamın bacağından vurdum. Bağırması depoda yankılanıyordu. Aptal herif bana atar yapıyor. Ben miyim rehin olan, o mu!
"Mami!" Yanında ki herif şokla bağırdı.
Adam acı çekerek bacağına bakıyordu. Aslında ben alıştım bacaktan vurulmalara ya da basit bıçak yaralanmalara. Hastalık gibi gelip geçiyordu. Şimdiyse bu herif depoyu ayağa kaldırıyor.
"Bana bak! Benim sinirlerimi artırma! Sana bir süre verdik değil mi!? Ne oldu o süreye!? Bitti!"
Benimde sesim depodaki acı çekme sesleriyle karışmıştı. Adam yalvarırcasına bana baktı ve ekledi.
"Abi yalvarırım öldürme bizi!"
Ben neyle uğraşıyordum ulan! Tarığa baktım. Şuan sabır duaları okuyordu belli ki.
"Babam ne istiyor tam olarak?"
"Parayı istiyor sadece."
Adamlara döndüm ve daha sakince devam ettim.
"Bana bakın geceye kadar parayı bulacaksınız."
Adam şok içinde bana baktı.
"Nereden bulayım abi ben?! Benim geçim kaynağım yok!"
Az önce sakin olmak için verdiğim tüm çabayı kenara bıraktım ve sesimi yükseltim.
"Alırken bana mı sordun lan! Git ne yaparsan yap! Beni ırgalamaz!"
"Abi gözünü seveyim bari sabaha olsun! Sabah hayırlıdır gece gelen uğursuzdur!"
Arkadaşı sakince konuştu.
"Mami sus artık. Yalvarma şerefsize. Buluruz biz parayı."
An ve an sinir damarlarıma hücum etti. Bu herifler kendini ne sanıyordu! Arkadaşı olarak bildiğim çocuğun ayağına nişan alıp vurdum. Depo da ikinci acı dolu bir bağırma yayıldı. Sinirle adamın yanına gidip yüzüne bir yumruk geçirdim.
"Siz şuan durumunuzu kavramadınız anlaşılan! Tamam öyleyse kavratayım! Ya gece o parayı verirsiniz ya ben sizden alırım!"
Tarık uzaktan konuşmaya devam etti.
"Adamların parası yok nereden ulaşacaksın?"
"Organlarını satacağım? Hepimiz organ fiyatlarından haberdarız. Ben o parayı her türlü alırım lakin siz her türlü yaşayamazsınız. Geceye kadar süre veriyorum size. Ya verirsiniz ya alırım."
Adamın arkadaşı kendini toparlamak istercesine dikildi ve konuştu.
"Bırak o zaman süremizden çalma."
Sinirle ikisinin de sandalyesine tekme atıp düşürdüm.
"Siktirin gidin o zaman tuttuk sanki!"
Adamlar acı içinde bağırdılar. Tarık yaklaşıp bunların elini kolunu açtı. Ne kadar korktularsa sekmeyle karışık koşarak kaçtılar. Tarığa döndüm.
"Bunlar polise gidecekler."
"Bende öyle düşünüyorum ne yapalım?"
"Başta elçi gönderelim parayı alması için. Etrafa da adamları dizip bekleriz."
"İyi tamam ekibi hazırlayayım ben."
"Tamamdır."
~~~~
